Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/8182 E. 2026/5780 K. – İhmali Davranışla
Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8182
- Karar No
- 2026/5780
- Karar Tarihi
- Konu
- İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1466 Esas, 2024/138 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2023 tarihli ve 2022/181 Esas, 2023/95 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. madde ve fıkraları uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasından çevrili 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 24.01.2024 tarihli ve 2023/1466 Esas, 2024/138 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmaması aleyhe istinaf talebi bulunmadığından eleştiri konusu yapılmak suretiyle sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın davacı vekili sıfatıyla bulunduğu dosyada vekillik görevi ile ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğine, katılanın herhangi bir zararının veya mağduriyetinin söz konusu olmadığına, atılı suçun unsurları oluşmadığından usul ve kanuna aykırı olarak verilen mahkumiyet kararının bozulması ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın adli sicil kaydında yer alan Kars Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli ve 2015/255 Esas, 2015/302 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması Kararının 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması hususunda mahallinde her zaman ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucu, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca, Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.