Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/11637 E. 2026/5657 K. – İhmali Davranışl
Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/11637
- Karar No
- 2026/5657
- Karar Tarihi
- Konu
- İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/967 Esas, 2024/885 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Fatsa Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli ve 2023/66 Esas, 2023/104 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezasından çevrili 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur. B. İstinaf Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 08.05.2024 tarihli ve 2023/967 Esas, 2024/885 sayılı Kararı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğine, sanığın herhangi bir ihmalinin olmadığına, suç işleme kastı ile hareket ettiğine dair delil bulunmadığına, katılan aleyhine verilen Korgan Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasını istinaf etmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesince aleyhine karar verileceğine, katılanın menfaatini korumak için istinaf etmediğine, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/ 13... .04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, buna karşın davaya konu olayda giderilebilir somut bir zarar oluşmadığı gözetilerek kaydın sabıkasız olan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin altıncı fıkrasındaki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "sanığın katılanın zararını gidermemesi nedeniyle" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, temel ceza alt sınırdan tayin edildiği halde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğu süresinin alt sınırdan uzaklaşılarak ve gün yerine ay olarak tayin edilmesi ayrıca aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken sadece avukatlık hak ve yetkisinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmek suretiyle sınırlı uygulama yapılması, Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Fatsa Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.04.2026 tarihinde karar verildi.