Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/7832 E. 2025/10692 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7832
- Karar No
- 2025/10692
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/331 Esas, 2021/409 Karar SUÇLAR: Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve zimmet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin vermiş olduğu bozma kararlarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesinde yer verilen “Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.” şeklindeki düzenleme gereğince temyiz edilemez ve kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
28.07.2023 tarihli ek tebliğname başlığında sanık ...'nın ismine de yer verilmiş ise de dilekçesinin içeriğine göre katılan vekilinin temyiz isteminin sanıklardan ... ile ... hakkında akaryakıt alımına ilişkin isnada dair zimmet suçundan, ... hakkında kömür alımına ilişkin isnada dair zimmet suçuna yardım etmeden verilen beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi kararlarına yönelik olduğu, sanık ... hakkında verilen karara yönelik temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarının temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanıkların zimmet suçundan mahkumiyetlerine dair Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2015/47 Esas, 2017/53 sayılı Kararının sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 20.10.2017 tarihli ve 2017/1939 Esas, 2017/2049 sayılı Kararı ile ''...sanık ...'ün suç tarihlerinden önce ... Şube Müdürlüğünde görev yaptığı esnada aracılık hizmetleri yapan ve işi gereği limana sık sık gelip giden sanık ... ile tanışarak dostluk kurmaları, sanık ...'ın dava konusu edilen 2013 yılında ... ... Müdürlüğüne ... firmasından alınan kısmen teslim edilmediği iddia edilen 25 Ton kömürün ... firmasından temin edilmesi aşamasında, firmayla ... yetkililerinin irtibat aşamasında, daha sonra temin ve teslim aşamasında hiçbir şekilde yer almadığını, bu olayın hiçbir aşamasında doğrudan veya dolaylı olarak hiç bulunmadığını, ortak iş yaptığı arkadaşı sanık ...'nın bu kömür ile ilgili olarak ... yetkilileri ve temin eden ... firması yetkileri ile görüştüğünü, ödeme şekli, şartları, süresi, teslim şekli hususunda bir bilgisini olmadığını beyan etmesi karşısında, sanık ...'nun, diğer sanıkların zimmet eylemlerine katkı ve derecesi yeterince tartışılmadan mahkumiyetine karar verilmesi, sanık ...'ın sanık ...'ün talimatı ile ... ... ile irtibata geçtiği, ... acilen 10 ton kömüre ihtiyacı olduğunu ve resmi prosedürün sonra halledeceğini söylediği, bunun üzerine ... ...'in 2013 yılı Aralık ayı içerisinde 7.250 TL bedelli 10 ton kömürü ... bahçesine boşalttığı, kömür bedelinin ... Müdürlüğü tarafından ödememesi üzerine de ... ...'in sahibi ...'in Kaymakamlığa şikayette bulunduğu, sanık ...'den senet aldığı, senet miktarı ödenmeyince de sanık ... hakkında icra takibi başlatıldığının anlaşılması karşısında, zimmet suçuna yardım etmek suçundan mahkumiyetine karar verilen sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 248. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, ödeme emri belgesi, yaklaşık maliyet çizelgesi, piyasa araştırma tutanağı, muayene ve kabul komisyonu tutanağı, irsaliyeli fatura içeriğine göre sanıkların uhdesinde tuttukları iddia edilen 10 ton kömürün suç tarihine göre 0.450 birim fiyatından 4,500-TL değerinde olması karşısında, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin uygulamaları da dikkate alınarak, sanıklar hakkında TCK'nın 249. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, sanıkların zincirleme resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, sanıkların 2012/2013 yıllarında ... araçlarına akaryakıt almak için .... Sanayi ... Şirketi ile anlaştıklarının ve bu kapsamda ... araçları dışındaki araçlara ... İlçe ... Müdürlüğünün resmi araçları üzerine fatura kestirerek yakıt aldırdıklarının iddia edilmesi karşısında, .... Sanayi ... Şirketinin 2012-2013 yıllarına ait tüm gelir gider defteri, belgeleri ve karar defterlerinin getirtilerek ardından kül halinde dava dosyası ile birlikte konunun uzmanı ... oluşan Bilirkişiler Kuruluna tevdi edilerek iddia savunma ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek; sanıkların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ... araçları dışındaki sivil araçlara yakıt verilip verilmediği, yakıt verilmiş ise idarenin ne kadar zarara uğradığı hususunda rapor alınmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanıkların zincirleme zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, ..." gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 20.10.2020 tarihli ve 2018/188 Esas, 2020/419 sayılı Karar ile sanıklar ... ve ...'ın akaryakıt alımına ilişkin isnat, ...'nun ise kömür alımına ilişkin isnat yönünden zimmet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
B. İstinaf Katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/331 Esas, 2021/409 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Eksik araştırma sonucu sanıklar hakkında usul ve kanuna aykırı olarak verilen beraat kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 16.03.2017 tarihli hükümlere yönelik istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 20.10.2017 tarihli bozma kararları, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 20.10.2020 tarihli hükümler ve bu hükümlere yönelik istinaf incelemesine ilişkin 24.06.2021 tarihli kararlar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararların sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle müdafiinin Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve basit zimmet suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin bozma kararlarına yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 16.03.2017 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.