Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/12 E. 2025/11465 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/12
- Karar No
- 2025/11465
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1135 Esas, 2023/1149 Karar SUÇLAR: Zimmet, denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Katılan ... vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre, tebliğname başlığında adına yer verilen sanıklar ... ve ... haklarında denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz talebi bulunmadığı görülmüştür.
Sanık ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet verme suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-h maddesinde yer verilen “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alınarak, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanığın dosya kapsamına nazaran uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın beraatine dair Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2019 tarihli ve 2015/352 Esas, 2019/1 sayılı Kararının katılanlar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2021/786 Esas, 2021/1021 sayılı Karar ile sanığın atılı suçu işlediği dosya kapsamındaki bilirkişi raporları ile tespit edilmesine rağmen sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken yetersiz ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verildiği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e madde fıkra ve bendi uyarınca bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 26.01.2023 tarihli ve 2021/213 Esas, 2023/23 sayılı Karar ile sanığın zincirleme basit zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1, 2, 3, 5. maddesi uyarınca hâk yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf O yer Cumhuriyet savcısının, sanığın ve katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 03.05.2023 tarihli ve 2023/1135 Esas, 2023/1149 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1 ve 303/1-a maddeleri uyarınca hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Kendisine komplo kurulduğuna, kamu zararının ispatlanamadığına, kendilerine eksik iade yapıldığı iddia edilen öğrencilerin beyanları alınmadan eksik araştırmayla kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması lüzumuna, Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin hile içerdiğine, sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine sanığın üst hadden ve indirim uygulanmadan cezalandırılması lüzumuna, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 08.01.2019 tarihli hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 09.06.2021 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 26.01.2023 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 03.05.2023 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin sanık ... yönünden vaki temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 08.01.2019 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.