Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/9820 E. 2023/12425 K. – İhmali Davranışl
Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9820
- Karar No
- 2023/12425
- Karar Tarihi
- Konu
- İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : A) ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2017/339 Esas, 2021/147 sayılı Kararı ile; atılı suçtan sanık ... hakkında mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında beraat. B) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2021/1982 Esas, 2022/1778 sayılı Kararı ile; sanık ... hakkında istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, diğer sanıklar hakkında istinaf başvurularının esastan reddi. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan vekilinin tüm hükümleri, sanık ...'ın ise mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2017 tarihli ve 2017/6096 Soruşturma, 2017/836 Esas, 2017/97 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir. 2.Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2017 tarihli ve 2017/126 Esas, 2017/165 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamalarının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın ... Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir. 3.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2017/339 Esas, 2021/147 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'ın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna, ... ve ...'un ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur. 4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2021/1982 Esas, 2022/1778 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanıklardan ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine hükmolunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekilinin temyizi, sanıkların üstlendikleri vekillik görevi nedeniyle müştereken sorumlu oldukları ve hepsi hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği, sanık ... hakkında mahkumiyete hükmedilirken indirim hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığı ve tüm hükümlerin bozulması gerektiği hususlarına ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyizi, suçun objektif cezalandırma koşullarının gerçekleşmediği, eylem ile netice arasında uygun nedensellik bağının bulunmadığı, hesap hatası nedeniyle temyiz süresinin kaçırıldığı, dolayısıyla suç kastının bulunmadığı, bu kapsamda da suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediği hususlarına dairdir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İstanbul ve ... Barolarına kayıtlı avukat olarak görev yapan sanıkların, katılan ...'nin sahibi olduğu ...Tekstil İşletmeleri ... Danışmanlığı Sanayi ve Ticaret ... Şirketinin vekilliğini üstlendikleri, şirketin taraf olduğu ... 2. İdare Mahkemesinin 2012/165 Esas sayılı iptal davasında davanın reddine dair verilen kararı 22.10.2012 tarihinde sanık... aracılığıyla tebellüğ ederek haberdar oldukları halde, 22.11.2012 tarihinde gecikmeli şekilde temyiz talebinde bulunarak, temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine dair kararın verilmesine neden oldukları iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ... İl Müdürlüğü tarafından katılan şirket adına düzenlenen idari para cezasının iptali için 27.07.2011 tarihli vekaletnameye istinaden şirketin vekilliğini üstlenen sanık ... tarafından dava açıldığı, yargılama süreci devam ederken şirket adına... tarafından sanık ...'a gönderilen 22.06.2012 tarihli e-postada dosyanın gönderilmesinin talep edildiği ve avukat ... bu dosyayı takip edeceğinin bildirildiği, bunun üzerine sanık ...'ın dava dosyasını kargo yolu ile şirkete gönderdiği, daha sonra sanık ... ile sahibi olduğu avukatlık bürosunda sigortalı olarak çalışan ...'un şirketin vekilliğini üstlendiklerine dair 16.01.2012 tarihli vekaletnameyi 05.07.2012 tarihinde dosyaya sundukları, akabinde ... İdare Mahkemesinin 25.07.2012 tarihli ve 2012/165 Esas, 2012/1043 sayılı Kararıyla davanın reddine karar verildiği ve gerekçeli kararın, davacı vekili olarak ...'na 22.10.2012 tarihinde tebliğ edildiği, daha önce davanın sanık ... tarafından takip edileceği kendisine bildirilen sanık ...'ın bu kararı 19.11.2012 tarihinde faks yoluyla şirkete gönderdiği, şirket çalışanlarından...'in ise bu kararı aynı tarihte sanık ...'ın sahibi olduğu hukuk bürosunun e-posta hesabına gönderdiği, sanıklar ... ile ...'un altında imzaları bulunan temyiz dilekçesinin ise kanuni süresi geçtikten sonra 22.11.2012 tarihinde mahkemeye sunulduğu, bu kapsamda katılan şirketin dosyayı ve gerekçeli kararı sanık ...'a göndermesindeki maksadın, bu dosyayı sanık ...'in takip etmesi ve kararı bu sanığın temyiz etmesine yönelik olduğu, bu sanığın görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme gösterdiği, buna karşın şirketin rızası dahilinde dosyadan el çeken sanık ... ile sanık ...'in yanında sigortalı olarak çalışan ve onun emir ve talimatı doğrultusunda hareket eden sanık ...'un sorumluluğuna gidilemeyeceği kabul edilerek, sanıklardan ...'ın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına, ... ve ...'un 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; sanıklardan ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasında yer alan ve avukatlık mesleğinden yasaklanması şeklinde sınırlı uygulama yapılan paragrafın hüküm fıkrasından çıkarılarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanması şeklinde uygulama yapılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik, istinaf başvurularının da esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kötüye kullanılan hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilirken hükmolunan hapis cezasının yarısından az olamayacağı nazara alınmadan "1 ay 8 gün" yerine "1 ay 7 gün" süreyle yasaklanmasına hükmolunması, Kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiği, seçenek tedbire çevrilmediği halde hüküm fıkrasında sanık hakkında uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin altıncı fıkrasına yer verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR 1.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2021/1982 Esas, 2022/1778 sayılı Kararında, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ile sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2021/1982 Esas, 2022/1778 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereğince, hüküm fıkrasının (A-4) numaralı bendinde, kullanılması yasaklanan hak ve yetkilerin kapsamı yönünden Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan "1 ay 7 gün" ibaresinin "1 ay 8 gün" şeklinde değiştirilmesi ile adli para cezasının infazına ilişkin (A-3) numaralı bendin üçüncü paragrafının hüküm fıkrasından tamamen çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.