Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/6695 E. 2013/5183 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/6695
- Karar No
- 2013/5183
- Karar Tarihi
Görevi kötüye kullanmak suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 257/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Turhal Sulh Ceza Mahkemesinin 29/05/2012 tarihli ve 2011/606 Esas, 2012/350 sayılı Kararının;
Dosya kapsamına göre, sanığın icra dairesinin müzekkeresine rağmen borçlunun maaşından kesinti yapmamak biçimindeki eylemine yönelik kendisinin kamu görevlisi olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 257/2. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 32. maddesindeki yetkili makamlar tarafından adli işlemler nedeniyle verilen emre aykırı hareket etme kapsamında kaldığı ve idari para cezası gerektirdiği gözetilemeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 15/03/2013 gün ve 94660652-105-60-1830-2013/4442/17916 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
T.C. Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 30/01/2007 gün, 2007/3-9 Esas ve 2007/18 sayılı; 05/07/2011 gün, 2011/2-148 Esas ve 2011/155 sayılı; 2011/1-175 Esas ve 2011/210 sayılı Kararlarına göre; gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin doğru olarak belirtilmesinin zorunlu olduğu ve 29/05/2012 gün ve 2011/606 Esas, 2012/350 sayılı kararda TCK'nın 257/2 ve 62. maddeleri ile verilen 2 ay 15 günlük hapis cezasından çevrilen 1.500 lira adli para cezasına dair hükmün 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olmayıp, temyizinin mümkün bulunduğu, ancak anılan kararda hükmün "kesin" olduğu belirtilerek tarafların yanıltıldığı ve açıklanan noksanlık CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni olduğundan, Yerel Mahkemenin bu eksikliği gidermeye yeterli meşruhatlı duyuru ile kanun yoluna başvurma hakkı olanları bilgilendirmesi üzerine eski hale getirme yöntemiyle temyiz kanun yoluna başvurmaları durumunda merciince inceleme yapılabileceği dikkate alındığında hükmün henüz kesinleşmemiş olduğu ve bu aşamada kanun yararına bozma isteğinde bulunulamayacağı anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 16/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.