Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/3296 E. 2026/3738 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3296
- Karar No
- 2026/3738
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2026/54 D.İş 2026/59 K
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.07.2024 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 28.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 1.014,00 TL adli tıp rapor ücretinin yargılama gideri olarak kabul edilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini 1.578.848,88 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik kapsamında rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile alınan aktüer raporu gözetilerek başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 1.578.848,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile otobüslerde emniyet kemeri kullanımının 18.08.2022 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile zorunlu hale getirildiği, davacıda "araç içi trafik kazası, sağ dirsekte kesi ve sağ göz kapağı üzerinde kesi mevcut ve kaburga kemiklerinde kırık bulunması" nedeniyle olayda emniyet kemeri takılmadığının anlaşıldığı, aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan maluliyet tazminatı alacağının 1.578.848,88 TL olduğu, davacının müterafik kusuru nedeniyle %20 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle sigorta kuruluşunun müterafik kusur indirimi itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 1.263.079,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kaza tespit tutanağında müvekkilinin emniyet kemeri kullanmadığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, müvekkilinin maluliyeti ile koruyucu tertibat hususunda illiyet bağı bulunmadığını, indirim yapılmasının kanuna aykırı olduğunu, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydıyla %20 olarak belirlenen indirim oranının fahiş olduğunu, müvekkilinin tazminatına hiçbir indirim uygulanmaması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığı hususunda araştırma yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, müvekkili kurumun yalnızca başvuru tarihinden itibaren yasal faizle sınırlı olarak sorumlu olabileceğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin, davalı vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda davacı, araçta yolcu olarak bulunmaktadır. Kaza tespit tutanağına göre davacının emniyet kemeri takıp takmadığı belirsiz olup gerçekleşen yaralanmanın niteliği de yaralanmanın emniyet kemeri takılmamasından kaynaklandığını açıkça göstermediğinden emniyet kemeri nedeniyle tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda başvuruda sunulan ve hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 07.07.2025 tarihli sağlık kurulu raporunda, kaza tarihinde geçerli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının solunum ve dolaşım fonksiyon bozukluğu nedeniyle maluliyet oranı %20 olarak belirlenmiştir. Her ne kadar rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre hazırlanmış ise de davacıya solunum fonksiyon testi yapılmadığı göz önüne alındığında raporun yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılamadığı açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacının bizzat muayenesi ile solunum fonksiyon testi yapılmak suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacının yerleşim yerine en yakın ... hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden (dosyada mevcut maluliyet raporunu düzenleyen hastanenin dışında başka bir ... Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden) içerisinde davacının yaralanmasına uygun belirlenen uzman doktorların bulunduğu heyetten davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu, maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği hususlarında, ayrıntılı, gerekçeli, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime elverişli bir rapor alınarak (kararın davacı tarafından maluliyet yönünden temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.