Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/1132 E. 2026/5613 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1132
- Karar No
- 2026/5613
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/630 Esas - 2025/450 Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.07.2016 tarih ve 16/555 sayılı tazmin raporu ile davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatımı yapılacak personelin onaylarını almak üzere düzenlenen İçişleri Bakanlık makam olurunu hukuka aykırı olarak imzaları ile paraf ettiklerinin tespit edildiğini, davalıların usulsüzlüğü tespit edilen olurun alınmasında gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapmayarak, görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek ve istihsalini önlemeyerek olurları paraf etmek suretiyle hukuka aykırı olarak ödeme yapılmasına sebebiyet verdiklerini, söz konusu olurda adı geçenlere yurda dönmeksizin ... dışında geçirdiği 4 senesinin üzerine 1 yıl daha süre uzatımı verildiği veya doktoradaki 3 senesinin (yurda dönmeksizin yurtdışında geçirdiği 5 senesinin) üzerine 1 yıl daha süre uzatımı verildiğini, mevzuata aykırılıklar konusunda üst makamların bilgilendirilmediğini, davalıların mevzuata aykırı bu olurla 2008-2009 yılları arasında olurda adı geçenlere ödeme yapılmasına sebebiyet vermek suretiyle, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun (5018 sayılı Kanun'un) 71 maddesinde tanımlanan kamu zararına sebebiyet verdiklerini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 maddesi gereğince 1.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin görev yaptığı dönemde kamuyu zarara uğratacak herhangi bir usulsüzlük yapmadığını, davanın yasal dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu olan olurda müvekkilinin parafı bulunduğunu, bu işlemin mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini, denetim ve teftiş süreleri içerisinde de işlemlerin düzenli olarak denetlendiğini ve bir usulsüzlük tespit edilemediğini, eksik bilgi verildiğini iddiasının asılsız olduğunu, müvekkili tarafından mevzuata uygun işlem yapıldığını, herhangi bir kamu zararı oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; bir kamu görevlisi olarak yetkisi dahilindeki tüm iş ve işlemlerini usul ve hukuka uygun olarak, yetkili amir ve üstlerinin talimatları ve astlarının teklif ve önerileri çerçevesinde gerçekleştirdiğini, tesis edilen iş ve işlemlerde usul ve hukuka hiç bir aykırılık bulunmadığı gibi herhangi bir kamu zararı da söz konusu olmadığını, kendisinin bilgisi ve parafının olmadığı 26.06.2007 tarihli Bakanlık oluru ile olurda adı geçen personelin doktora eğitimine devam etmelerinin uygun görüldüğünü, adı geçenlerin eğitimi süresi içinde tamamlayamaması nedeniyle 04.09.2008 tarihli Bakanlık oluru ile 1 yıl süre uzatımı verildiğini, 2007 tarihli başka personel tarafından alınan olurun geçersiz olduğuna dair bir bilgisi olmadığını, süre uzatımının Devlet Personel Başkanlığından alınan görüş doğrultusunda yönetmelik hükümlerine göre yapıldığını, dava konusu işlemde bir usulsüzlük olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... süresinde davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2017/542 Esas, 2021/279 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli ve 2017/542 Esas, 2021/279 Karar kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli, 2021/1678 Esas ve 2022/1153 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2022 tarihli, 2021/1678 Esas ve 2022/1153 Karar kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 03.06.2024 tarihli, 2022/11766 Esas - 2024/5563 Karar sayılı ilamı ile davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak davalıların görevi kötüye kullanma suçundan yargılandıkları Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/637 esas sayılı dosyasının henüz istinaf incelemesinin sonuçlanmadığı ve beraat kararının kesinleşmediğinin anlaşıldığı, dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza davası sonucunun eldeki davayı etkilemesinin söz konusu olduğu, ceza mahkemesindeki davanın kesinleşmesinin beklenilmesi, kesinleşmiş ceza kararı da değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu işlemde davalılar tarafından mevzuata aykırılıklar hususunda üst makamların bilgilendirilmediği, gerekli araştırma, değerlendirme ve bilgilendirmenin yapılmadığı, mevzuat gereğince yüksek lisans eğitiminin onayının en fazla iki yıla kadar, doktora eğitiminin onayının ise en fazla 3 yıla kadar verilebilmesine rağmen dava konusu işlemde doğrudan 4 yıla kadar eğitim süresi temin edildiğini, davalıların görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek kişilere haksız kazanç sağlamak suretiyle görevlerini kötüye kullandıklarını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatımı yapılacak personelin onaylarını almak üzere İçişleri Bakanlık makam olurunu hukuka aykırı olarak paraf ettiklerinden bahisle oluşan kamu zararının tahsiline ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.