Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/16118 E. 2026/817 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16118
Karar No
2026/817
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1602 E., 2025/1003 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1032 E., 2021/72 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara ait imalathanede 26.07.2013 tarihinde davadışı ... tarafından yapılan kazı esnasında yer altı elektrik kablolarının patladığını ve kısa devre yaptırdığını, buna bağlı olarak davalıların imalathanesinde usulüne aykırı olarak ve yangına sebebiyet verecek şekilde bakır kablo ile bağlanmış sigortaların bulunduğu alçak gerilim dağıtım panosunda yangın başladığını, kısa sürede davalıların iş yerine yangının yayıldığını, bu yangına bağlı olarak yaşanan elektikik kesintisi neticesinde davalıların iş yerinin bitişiğinde yer alan davacı ... şirketinin sigortalısına ait süpermarkette bulunan emtia kıymetli soğuk ürünlerinde bozulma meydana geldiğini, söz konusu süpermarketin davacı nezdinde iş yeri sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı ... şirketinin hasar dosyası kapsamında sigortalısına 25.12.2013 tarihinde 9.960,33 USD ödediğini, davalıların kusuru nedeniyle davaya konu yangının meydana geldiğini, davacının sigortalısına ödediği tazminatı 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesi gereğince davalılardan rücuen tahsil etmek amacıyla davalılar aleyhine ... 22. İcra Müdürlüğü 2014/10770 Esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalıların ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, bu nedenle eldeki itirazın iptali davasını açtıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptaline ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve (takip öncesi ve sonrası avans faizi üzerinden işleyecek) ticari faiz alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, davaya konu işyerinin davalı ...'ya ait olduğunu, davalı ...'nun işyerinin sahibi olmadığını, ...'nun davalı ...'nun kardeşi olup işyerine müdür olarak tayin edildiğini, bu nedenle davalı ... yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu yangının çıktığı iş yerinin davalı ... adına kayıtlı olduğu, davalı ... adına ticari işletme kaydının bulunmadığı, bu nedenle davalı ...'nun iş bu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre, davalı ...'nun dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sebebiyle davaya konu olayın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, bu durumda davalı ...'nun oluşan zarardan sorumlu olması gerektiği, zarar miktarının tayini için alınan ek bilirkişi raporunda, yangın sonrası alınan ekspertiz raporunda belirtilen zararın 38.395,70 TL olduğu ve doğru hesaplandığının tespit edildiği, hesap edilen zararın davacı ... şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu hasar miktarının da üzerinde olduğu, rücuen tazminin yalnızca ödenen bedel kadar istenilebileceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulü ile, davalı tarafın ... 22. İcra Müdürlüğünün 2014/10770 E. sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 9.960,00 USD asıl alacak ve 168,64 USD işlemiş faiz üzerinden devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin alacağının likit olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın istinaf sebepleri incelendiğinde, davacı vekilinin, vekalet ücretinin hatalı hesap edildiğini ileri sürmekte ise de, vekalet ücretinin hesabında kararın verildiği tarihin değil harcın yatırıldığı tarihin esas alınması gerektiği, işbu davada harca esas değer 21.668,91 TL olup, bu tutar üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekalet ücretinin hesabında bir hata bulunmadığı, davalı tarafın istinaf sebepleri incelendiğinde, somut olayda, davalının kusurlu olduğunun tespit edildiği, yangın olayının meydana gelmesinde davacı şirketin sigortalısına atfedilecek bir kusur bulunmadığı, hasara uğrayan ürünlerin faturalarla ispat edildiği, ekspertiz raporunda belirlenen bedelin piyasa rayiçlerine uygun olduğu bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden, davalının hasar nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yabancı para alacağına konu davalarda, hükmedilen miktarın karar tarihi itibarıyla TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği tazminatın zarara sebep olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yabancı para alacağı, Türk Lirası dışındaki bir para birimine göre ödenmesi gereken para borçlarını ifade eder. Yabancı para alacağı ticari bir ilişkiden, sözleşmeden veya hukuka aykırı eylemlerden doğabilir. Bu hususta, 6098 sayılı TBK'nın 99 maddesinde; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, dava tarihindeki yabancı para kuru esas alınarak davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Ancak hükümde, yabancı para cinsinden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verildiğinden, hükmedilen miktarın, karar tarihi itibarıyla geçerli olan Türkiye Cumhuriyeti ... Bankasının efektif satış kuru dikkate alınarak Türk Lirasına çevrilmesi ve bu miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken bu yön gözetilmeyerek davacı lehine eksik vekalet ücreti tayin edilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 maddesinin 2 fıkrasındaki hüküm uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B-8) sayılı bendinde yer alan "4.080,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "10.549,15 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/16118, K. 2026/817, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-16118-e-2026-817-k-4ed1f72b82d3