Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/10099 E. 2026/875 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10099
Karar No
2026/875
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/84 E., 2023/84 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-2516 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/279932

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 22.06.2021 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, davalı tarafından ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin zararı karşılamaya yetmediğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 100,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini toplam 198.843,84 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik ve geçersiz evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, emniyet kemerinden kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, rücuya esas ödeme varsa mahsubu gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, davalının yaptığı ödeme ile davacının başkaca bir alacağının kalmadığını, faiz talebinin yersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığı, hakem heyetince maluliyet raporu alınması için davacıya kesin süre verildiği, davacının kesin süre içinde masrafı yatırmadığı gerekçesiyle, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun(%17) usule uygun olduğu, davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 198.843,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, tam ve nisbi ücrete hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, heyet teşekkülünün yeterli olmadığını, sürücü ve yolcu sayısı düşünüldüğünde davacının emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyasının dosyaya kazandırılması gerektiğini, kesin süreye uyulmadığını, bu nedenle usulden red kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerledirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yolcu olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; a.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Adli Tıp Polikliniğ tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası kafatasında kırık, burnunda kırık, epilepsi ve yara izi niteliğinde skar olduğu, meydana gelen iş bu yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %17 olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Maluliyet raporunda her ne kadar olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulandığı bilgisi yer alsa da, raporun davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofiksikatrisler niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin Yönetmelikte belirtilen oranını kaplayıp kaplamadığı gibi hususlara dikkat edilerek düzenlenmediği, ayrıca kafa travması yaşadığı dikkate alındığında raporu hazırlayan heyet teşekkülünün beyin ve sinir hastalıkları uzmanı yönünden eksik olduğu, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı sabittir. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve ayrıca kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde estetik ve plastik cerrahi uzmanı ile beyin ve sinir hastalıkları uzmanının (nörolog) da bulunduğu bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağının düzenlendiği, buna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün önde giden araçları yeterli mesafeden takip etme kuralına riayet etmediği gerekçesiyle kusurlu olduğu, davacının yolcu olduğu aracın kusurunun bulunmadığı, hakemce kusur raporu alınmadığı, kaza tespit tutanağı esas alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş şekli değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. c. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminat Belirlemesi" başlıklı 51. maddesinde, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın İndirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise, zarar gören tarafın, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Yolcunun istiap haddi aşılarak seyahat etmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Somut olayda; kaza tespit tutanağı incelendiğinde, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın otomobil olduğu, aracın yolcu kapasitesinin 4 olduğu, araçta sürücü dahil toplam 6 kişi bulunduğu, bu nedenle 1 kişi ile istiap haddinin aşıldığı, ayrıca davacı yolcunun yaralanmasının niteliği gözetildiğinde emniyet kemerinin takılı olmadığı sabittir. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından %20 oranında istiap haddinin aşılması ve bunun sonucu olarak emniyet kemerinin takılı olmamasından kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir. d. Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olup, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde davalı tarafça 16.06.2022 tarihinde yapılan 231.156,16 TL'lik kısmi ödemenin hesaplanan toplam tazminat miktarı (1.114.483,94 TL) sigorta teminat limitini aştığından sigorta teminat limiti olan 430.000,00 TL'den kısmi ödemenin güncellenmeden mahsup edildiği anlaşılmakla varılan sonuç hatalıdır. Şu halde, davalı tarafça yapılan kısmi ödemenin ödeme tarihi ile rapor tarihi arasındaki süre boyunca işleyecek yasal faizi ile birlikte güncellenmek suretiyle mahsup edilmesi gerekirken güncelleme işlemi yapılmadan mahsup edilmesi doğru görülememiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2-a), (2-b), (2-c) ve (2-d) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarardan kaynaklanan bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1-İtiraz Hakem Heyeti tarafından, kaza tespit tutanağında yapılan belirlemeler esas alınmak suretiyle davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında asli kusurlu olduğu kabul edilerek % 100 davalı kusuru üzerinden hesaplanan tazminata karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından kusur oranlarının tespiti için bilirkişi heyetinden rapor alınması gereğine değinilerek kararın bozulduğu görülmektedir. Dava konusu olaya ilişkin olarak kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacının yolcu olduğu araca arkadan çarpan davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu ve davacının yolcu olduğu aracın sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Kaza tespit tutanağına göre davalı sigortalısı için belirlenen kusur oranı oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu gibi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1. maddesi gereği tüm zarar sorumluları davacının zararından müteselsilen sorumlu olduğundan, kusur raporu alınmasına ilişkin bozma kararına katılmak mümkün olmamıştır.

2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde yer bulan müterafik kusur, zararın belirlenmesinden sonra tazminatın tayininde dikkate alınması gereken indirim nedeni olup, davalı sigortacının sorumluluğu da hesaplanan tazminat miktarına göre ve poliçe teminat limitiyle sınırlı biçimde tayin edilecektir. Somut olayda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından karara esas kabul edilen aktüer raporunda 1.114.483,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı görülmektedir. Davacının zararın doğmasına ya da artmasına etki eden müterafik kusuru nedeniyle yapılacak indirimin, anılan raporda hesaplanan tazminat miktarı üzerinden yapılması gerektiği ve belirtilen tarzda indirim yapılması halinde de tazminatın poliçe teminat limitinin (430.000,00 TL'nin) üzerinde kalacağı gözetildiğinde, müterafik kusura ilişkin bozmanın sonuca etkili olmayacağı değerlendirilmiştir. 3-Davalı sigortacının davadan önce yaptığı 231.156,00 TL'lik ödemenin yetersiz olduğunun saptanması üzerine, rapor tarihine göre yeniden yapılan hesaplamada tespit edilen 1.114.483,04 TL tazminattan ödemenin güncellenmiş tutarı düşüldüğünde bulunan rakamın poliçe teminat limitinin üzerinde kaldığı gözetilerek teminat limitinden ödenen tutarın indirilmesiyle davacının talep edebileceği tazminat tutarının belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davadan önce kısmi ödeme yapılan ve zarar miktarının poliçe teminat limitinin üzerinde hesaplandığı hallere ilişkin tazminatın belirlenmesi usulü Dairemizin yerleşik uygulamasına uygun olmuştur. Karara esas alınan aktüer raporundaki bu hesap tekniği doğru olduğundan bu yöne ilişkin bozma kararı da doğru görülmemiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin anılan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun (2/b-c-d) numaralı bentlerdeki bozma kararlarına katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/10099, K. 2026/875, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-10099-e-2026-875-k-a6d0c14996e1