Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12718 E. 2026/837 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12718
Karar No
2026/837
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/678 D. İş, 2023/678 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-49581 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/275953

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacı küçüğün yolcu olduğu aracın çarpışması sonucunda 16.11.2020 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının yaralandığını, tazminatın ödenmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 9.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihinin on beşinci gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 21.07.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 406.982,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.324,71 TL geçici bakıcı gideri olarak yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı yönünden davanın reddinin gerektiğini, davalıya usulüne uygun başvuru olmadığından davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, sigortalı aracın çalıntı veya gasp halinde bir araç olduğundan teminat kapsamı dışında kaldığından davalının sorumluluğunun olmadığını, sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, geçici bakıcı gideri talebinin teminat kapsamında olmadığını, aksi halde aile içi bakım dayanışmasına dayalı olarak hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, rapor ücreti talebinin reddinin gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olabileceğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 406.982,00 TL sürekli maluliyet tazminatı ve 2.324,71 TL geçici bakıcı gideri toplamı 409.306,71 TL'nin 04.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem kararı 4. maddesinin kaldırılarak "başvuru sahibi vekili için AAÜT gereğince ve genelge gereğince hesaplanan 12.060,58 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline" şeklinde değiştirilmesine, sair yönlerden kararın aynen icrasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hatalı olduğunu, sigortalı aracın çalıntı veya gasp halinde bir araç olduğunu, kollukça düzenlenen tutanakta kazaya karışan motosikletin çalıntı olduğunun belirtildiğini, davalının teminatı kapsamında olmadığını, davalının sorumluluğunun olmadığını, davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, sunulan raporun yetkili devlet hastanesinden alınmadığını, adli tıp uzmanlarından oluşan doktor heyetinin tıbbi uzman görüşü niteliğinde olduğundan hükme esas alınamayacağını, geçici bakıcı giderinin teminat dışında olduğunu, sürücü belgesi bulunmayan sürücünün aracına binmiş olması ve koruyucu malzeme ve teçhizat kullanmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplama yapılırken %1,65 teknik faize göre hesaplama yapılmasının gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacı küçüğün yolcu olduğu aracın çarpışması sonucu gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; a. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamı, maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Bu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 30.11.2022 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyetinin Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik 14. maddesi atfıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekinde yer alan cetvellere göre % 5 olduğu rapor edilmiştir. Hakem heyetince işbu raporda belirlenen maluliyet oranına göre yapılan hesaba itibar edilerek karar verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında "Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade eder" hükmü yer almakta ise de, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel Gereksinim”in çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi ile EK-2 ve EK-3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile sürekli iş gücü kaybı oranının ve buna bağlı olarak bedensel zararların tespit edilmesi gerektiği, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanı olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosya içindeki bilirkişi raporunda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre ve tıbbi evrak üzerinden belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu Yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre maluliyet oranının belirlenerek karar verilmesi gerekirken yanlış yönetmelik esas alınarak hazırlanan rapora göre hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile eklerine göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. b. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Eldeki davada; kaza tarihinin 16.11.2020 olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu motorlu bisiklet sürücüsünün 22.08.2006 doğumlu olduğu, davacının yaşı ve kaza tespit tutanağında yer alan bilgilere göre motorlu bisiklet sürücüsünün sürücü belgesi olmadığına karşılık gelen "2" rakamının işaretlendği ve belge durumunda zorunlu değil ifadesinin karşılığı olarak "3" rakamının işaretlenmediği, kaza tespit tutanağında yer alan bilgilere göre motorlu bisiklet sürücüsünün sürücü belgesi zorunlu olmasına rağmen olmadığı anlaşılmakla ehliyeti olmadan araç kullandığı sabittir. Bu durumda davacının, araç sürücüsünün yaşını ve ehliyeti olmadığını bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12718, K. 2026/837, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12718-e-2026-837-k-69ef8a075cc9