İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/100 E. 2025/844 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/100
- Karar No
- 2025/844
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/100 Esas - 2025/844 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/100 Esas KARAR NO : 2025/844
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACILAR : 1- ... .... 2- ... .... VEKİLİ : Av.....
DAVALI : .... VEKİLİ : Av...... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/02/2025 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 GEREKÇE YAZIM TARİHİ : 05/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/12/2024 tarihinde ... . sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç .. .... istikametine seyri sırasında, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde müvekkillerin desteği müteveffa ... ...'nın ölümü ile sonuçlanan trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasında müvekkillerin desteği müteveffa ... ... yolcu konumunda olduğunu, söz konusu kazanın gerçekleşmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, ... plakalı aracın sürücüsü ... Hasanbeşe tam ve asli kusurlu olduğunu, Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/4164 soruşturma numaralı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, kazada hayatını kaybeden müvekkillerin desteği müteveffa ... ... 1998 doğum tarihli olup; müteveffanın ölümü ile 1966 doğumlu babası müvekkil ... ... ve 1969 doğumlu annesi müvekkil ... ... onun maddi desteğinden yoksun kaldığını, Müvekkilleri ... ... ve ... ...'nın oğlu olan ... ... hayatta iken annesi ve babası ile birlikte yaşadığını, onlara maddi destek sağlamakta olduğunu, kaza sonucu müvekkillerinin söz konusu destekten maddi anlamda mahrum kaldığını, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.-TL destekten yoksun kalma tazminatının (belirsiz alacak) 10/12/2024 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketin'den tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 16/07/2025 tarihli değer arttırım dilekçesinde talebin ... ... yönünden 1.094.509, TL olarak, ... ... yönünden 680.611,00 TL olarak toplam 1.775.120,00 TL olarak belirlendiği/arttırıldığı görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili Şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, Müvekkil sigorta şirketi tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen eksik evrakların tamamlanmadığı, başvuran nüfus kayıt örneği ve mirasçılık belgesini dosyaya sunmadan ödeme yapılmasını talep ettiğini, müvekkilli şirketin, karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (zmss) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüde düşmediğini, faizin hatalı talep edildiğini, kabul anlamına gelmemekle hesaplanacak tazminattan hem hatır taşıması indirimi hem de müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Trafik kazası tespit tutanağı; incelenmesinde, kaza tarihinin 10/12/2024 olduğu, kazaya karışan aracın ... plakalı hususi otomobil cinsi araç olduğu, müteveffanın araçta yolcu olarak belirtildiği, araçta bulunduğu yerin arka koltuk olarak, emniyet kemeri durumunun ise belirsiz işaretlendiği; yine kaza sonucunda olay yerinde vefat ettiğinin belirtildiği görülmüştür. -Müteveffanın nüfus kaydına göre ve ölüm belgesine göre; 12/12/1998 doğumlu olduğu, 10/12/2024 tarihinde vefat ettiği, bekar olduğu görülmüştür. -Poliçe ve hasar dosyası; incelenmesinde, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğu ve kaza tarihi itibariyle kişi başına ölüm ve sakatlık teminatının 1.800.000,00TL olduğu anlaşılmıştır. -Davacıların SGK'dan davaya konu kaza nedeniyle rücuya tabi gelir/ödeme alıp almadığı araştırılmış, SGK cevabi yazıları kapsamında, davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. -Davaya konu kazaya ilişkin; Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/4164 sayılı soruşturma dosyası celp edilmiş, kazaya karışan araç sürücüsü dava dışı ... Hasanbeşe hakkında, bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçu atılı olarak kamu davası açıldığı, Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2025/221 Esas sayılı kovuşturma dosyasının derdest olduğu görülmüştür. -Müteveffa hakkında yapılan sosyal ekonomik durum araştırması kapsamında kolluk tarafından tanzim edilen tutanakta özetle; şahsın geçimini kendisi sağladığı, orman işleri ile uğraştığını, aylık 20.000,00 TL geliri olduğunu, anne ve babasıyla birlikte yaşadığının belirtildiği görülmüştür. -Dosyamız kapsamında aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen 06/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Müteveffa ... ...'ın dava konusu olay sonucu ölmesi nedeniyle, annesi ... ... için 500,00 TL ve babası ... ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edildiği, Müteveffa ... ...'nın yolcu konumunda olduğu tespit edilmiş olunmakla, davacı anne ... ... ve davacı baba ... ... lehine hesaplanan maddi zarardan kusur indirimi yapılmadığı, Davacı ... ... lehine 1.094.509,16 TL ve davacı ... ... lehine 680.611,76 TL olmak üzere toplam 1.775.120,92 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı hesaplanmış, toplam tazminatın poliçe limiti olan 1.800:000,00 'TL dahilinde kaldığı, Davacı tarafça davalı ... Anonim Türk sigorta şirketlerine yapılan başvurunun 20.01.2025 tarihinde tebliğ edildiğinin e-posta belgesinden tespit edildiği, Sayın Mahkemece temerrüd koşullarının gerçekleştiğinin kabulü halinde, öğrenme tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 31.01.2025 tarihinde davalı ... Anonim Türk sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı, Davalı ... Anonim Türk sigorta tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen ... plakalı aracın kullanım amacının hususi-otomobil olduğunun kaza tutanağından tespit edildiği" hususları belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle, ZMSS'ye dayalı olarak sigorta şirketine yöneltilen destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Bilindiği üzere; haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53/3.(818 sayılı BK madde 45/II) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. TBK'nın 53.(818 sayılı BK madde 45) maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Ayrıca; Anne, babanın çocuğunun haksız fiil ve / veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, çocukların anne - babaya destek olduklarının karine olarak kabulü gerekmektedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 22.6.2018 tarih, Esas No: 2016/5, Karar No: 2018/6) Zararı tazmin sorumlusunun tespiti yönünde ise; bilindiği üzere; 2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur. Mahkememizce deliller toplanmış, aktüerya hususunda bilirkişi raporu alınmıştır. Aktüerya hususunda tanzim edilen 06/10/2025 tarihli raporun, denetime elverişli hazırlandığı, dosya kapsamına uygun düştüğü, hesaplamaların istikrar kazanan içtihatlara uygun yapıldığı görülmekle rapor hükme esas alınmıştır. Kusur hususunda; dava konusu kaza tek taraflı olup, müteveffa araçta yolcu olduğundan ve yolcunun sürüş kusurundan söz edilemeyeceğinden ayrıca bilirkişi raporu alınmamıştır. Bununla birlikte bu noktada müterafik kusur kavramına değinmek gerekmiştir. Müterafik (ortak) kusur, makul bir kimsenin kendi yararına sakınmak zorunda olduğu, düşüncesiz, dikkatsiz bir hareket tarzı olarak ifade edilebilir. İşte TBK2nın 52. Maddesi zarar gören tarafın zararın meydana gelmesine razı olması yahut kendi fiili ile zararın meydana gelmesine veya zararın artmasına yardım etmesi veya zararı meydana getiren kişinin durumunu ağırlaştırması durumunda hâkime, hükmedilecek tazminatta indirim yapma veya tazminata hükmetmekten tümüyle kaçınma yetkisi tanımak suretiyle ortak (müterafik) kusurlu davranışın tazminata etkisini kabul etmiş bulunmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, zarar görenin kusuru teknik anlamda kusur değildir. Çünkü zarar görenin kusurunda, zarar bir başka kişiye değil, zarar görenin kendisine verilmektedir (..., F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, ... 2018, s. 606 vd.). Müterafik kusur indiriminde hâkim tarafından her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilmeli ve değerlendirmeye uygun oranda bir indirim yapılmalıdır. Zarar görenin emniyet kemeri takmaması Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında müterafik kusur olarak görülmekte ve hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.
Somut olayda; dosyamız kapsamı ile ceza dosyasında yer alan ifade tutanakları ve alkol raporları çerçevesinde; müteveffa ... ..., araç sürücüsü ... ve araçta bulunan diğer yolcuların arkadaş oldukları, kazadan önce birlikte alkol aldıkları anlaşıldığından, müteveffanın alkollü olduğunu bildiği araç sürücüsünün kullandığı araca yolcu olarak binmesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu itibarla tazminat tutarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer yandan davalı vekili, olayda davacının araçta yolcu olarak bulunması nedeniyle hatır taşıması bulunduğunu ileri sürmüş; yapılan irdelemede yine dosyamız kapsamı ile ceza dosyasında yer alan ifadeler çerçevesinde, müteveffa ve araçta bulunan tüm şahısların arkadaş oldukları, olay esnasında birlikte kelekçi mahallesindeki gazinodan alkol almaya gittikleri anlaşıldığından, müteveffanın bedel karşılığı taşınmadığı gözetilerek, taşımanın hatır taşıması niteliğinde olduğu kanaat edilmiş bu itibarla tazminat tutarından TBK’nın 51 inci maddesi gereğince %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Yukarıda anlatılan ilkeler ve değinilen deliller ışığında somut olay ele alındığında; 10/12/2024 tarihinde, davacıların müşterek oğlu olan müteveffa ... ...'nın dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmakta iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda vefat ettiği, aracın kaza tarihinde trafik sigortası(ZMSS) poliçesi ile davalı şirket nezdinde sigortalı bulunduğu, davacılar ile müteveffa arasında destek ilişkisinin bulunduğu, vefat nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma zararının oluştuğu, olayın ve zararın poliçe teminat kapsamında kaldığı, buna göre davalının teminat limitiyle sınırlı olarak zarardan müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 1.800.000,00 TL olduğu hususları anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar ve hükme esas alınan aktüerya raporu doğrultusunda; davacı anne ... ... için 1.094.509,16 TL; baba ... ... için 680.611,76 TL olmakla toplam 1.775.120,92 TL destekten yoksun kalma zararı (tazminatı) hesaplandığı, bu miktardan % 20 oranında müterafik kusur indirimi ve ayrıca yine %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması sonucunda; anne ... için 656.705,50 TL; baba ... için 408.367,06 TL olmakla toplam 1.065.072,56 TL maddi tazminat üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, sigortalı aracın ticari niteliği bulunmadığından temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Yine davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir. Reddedilen kısım TBK'nın 51 ve 52. Maddeleri gereğince yapılan takdiri indirimden kaynaklandığından yargılama giderlerinin paylaştırılmasında dikkate alınmamış ve bu kısım yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.(Takdiri indirim nedeniyle reddedilen kısım için yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi hususunda aynı yönde bkz. Ank. BAM 26 HD. 2022/1883 2024/1141 03/10/2024 T.; ... BAM 35. HD. 2024/582 E., 2024/1046 K., 18/09/2024 T.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacı ... ... için 656.705,50 TL, davacı ... ... için 408.367,06 TL olmak üzere, toplam 1.065.072,56 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 31/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Alınması gereken 72.755,11 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 6.060,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 6.675,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 66.079,71 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru, 615,40 TL peşin, 6.060,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.290,80 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacıların karşıladığı 110,00 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.110,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacılar lehine ayrı ayrı; davacı ... ... için 104.505,83 TL ve davacı ... ... için 65.338,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de reddedilen kısım TBK'nın 51/52. Maddesi gereğince yapılan indirimden kaynaklandığından bu kısım yönünden ayrıca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Arabuluculuk ücreti olarak Bakanlık ödeneğinden karşılanan 4.600-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/12/2025
Katip ...
Hakim ....
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR