Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/10070 E. 2026/822 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10070
- Karar No
- 2026/822
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/808 Değişik İş - 2024/812 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/İHK-43264 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/156419
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.11.2014 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı motosiklet ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 30,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 20,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 50,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının eldeki davayı açmadan önce Güvence Hesabına başvuru yaptığını, Güvence Hesabının davacıya 13.12.2017 tarihinde 25.638,00 TL tazminat ödediğini, söz konusu tutarın müvekkili tarafından icra takibi uyarınca Güvence Hesabına geri ödendiğini, davacıya ödenen tazminatın yeterli olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde hesaplanacak tazminattan davacıya ödenen miktarın güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM KARARI Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu trafik kazasının 15.11.2014 tarihinde meydana geldiği, davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, 5237 sayılı TCK'nun 66 maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendi uyarınca taksirle yaralanmaya sebep olma suçu nedeniyle ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, Covid – 19 salgın hastalığı nedeniyle 7226 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ve bu Kanun kapsamında Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan süre uzatımı ile 13.03.20 20... .06.2020 tarihleri (bu günler dahil) arasında zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin durdurulduğu, buna göre 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin 15.02.2023 tarihinde sona ereceği, eldeki davanın 11.09.2023 tarihinde açıldığı, dosya içerisinde zamanaşımını kesen ya da durduran başkaca bir durumun görülmediği, davanın açılma tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle başvuru sahibinin talebinin zamanaşımından reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakeminin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu trafik kazasının 15.11.2014 tarihinde meydana geldiği, davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, 5237 sayılı TCK'nun 66 maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendi uyarınca taksirle yaralanmaya sebep olma suçu nedeniyle ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, Covid–19 salgın hastalığı nedeniyle 7226 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ve bu Kanun kapsamında Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan süre uzatımı ile 13.03.20 20... .06.2020 tarihleri (bu günler dahil) arasında zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerinin durdurulduğu, 15 günlük davalı ... şirketine yapılan başvuru süresinin eklenmesi suretiyle 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin 24.02.2023 tarihinde sona ereceği, eldeki davanın 11.09.2023 tarihinde açıldığı, buna göre eldeki davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığının anlaşıldığı, bununla beraber davalı tarafça yapılan kısmi ödemenin tarihinin 07.08.2023 olduğu, 6098 sayılı TBK'nun 154 üncü maddesi gereği kısmi ifanın zamanaşımını kesen sebeplerden birisi olduğu anlaşılmakla birlikte, zamanaşımı süresinin 24.02.2023 tarihinde sona ermesi sebebiyle, 24.02.2023 tarihinden sonraki tarihlerde yapılan ödemelerin, eksik ödeme olduğu, biten zamanaşımı süresinin kesilmesinin söz konusu olmadığı, dosyada mübrez ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun tarihinin 04.05.2017 olduğu, 2918 sayılı KTK'nun 109 uncu maddesi gereği, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenilmesinden itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresi bakımından değerlendirme yapıldığında, zamanaşımı süresinin başlangıcının maluliyet rapor tarihi olarak esas alınabilmesi için işbu durumun iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil etmemesi için, maluliyet raporunun, kaza tarihinden sonraki tedavi sürecinin devam etmesinden dolayı kaza tarihinden uzun bir süre sonra alındığının anlaşılması gerektiği, ancak dosyada mübrez maluliyet raporunda bu durumun belirlenemediği, bu nedenle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 27.03.2024 tarihli ve K-2024/156419 sayılı kararının (1) numaralı hüküm fıkrasının kaldırılarak, yeniden hüküm oluşturulmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının zararını ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının raporunun düzenlenme tarihi olan 04.05.2017 tarihi itibariyle öğrendiğini, dava tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.