Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33517 E. 2026/5074 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/33517
- Karar No
- 2026/5074
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/221 E., 2016/117 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1- Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Borçlusu katılan olan, sahte senet ile icra takibi yaptığı iddia olunan sanığın, suça konu senedin katılan ile aralarındaki ... gereği borç ilişkisine istinaden katılan tarafından şirketinin muhasebe birimine verildiğini savunması, katılanın aşamalarda borç ilişkisini ve senetteki imzayı kabul etmemesi, sanık müdafiince yargılama aşamasında sanığın katılandan alacaklı olduğuna dair bir kısım faturalar ve sözleşmeler sunulmuş olması, dosya içerisinde örnekleri bulunan bilirkişi raporlarına göre, senetler üzerinde imza incelemesi yaptırılmasına rağmen yazılar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi için, senet üzerindeki yazı ve imzaların, sanık ve katılan eli ürünü olup olmadığına ve ilgili şirketin defter ve belgeleri incelenerek taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mevcudiyetine dair bilirkişi incelemesi yaptırılarak suç tarihi itibariyle katılanın sanığın yetkilisi olduğu şirkete borçlu olup olmadığının tespiti ile sanığın katılandan alacaklı olduğunun tespiti halinde eylemin 5237 sayılı Kanun'un 159 uncu maddesindeki “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık” suçu oluşturup oluşturmadığı da karar yerinde tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
2- Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17.12.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.