Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4733 E. 2024/12062 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4733
- Karar No
- 2024/12062
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/108 E., 2023/155 K. Taraflar arasında görülen muvazaalı işlemin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne verilmiştir. Mahkeme kararı, davalılardan ... vekili ve Emine B. Vural vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu 522 ada 5 parsel ile 487 ada 8 parselin muvazalı olarak davalı ...'e devredildiğini, daha sonra 487 ada 8 parseli ...'na ondan da davalı ...'e devredildiğini belirterek bu muvazaalı satışların iptalini istemiştir. II. CEVAP Davalı ..., haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... ve ..., cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.11.2011 tarihli ve 2007/619 Esas, 2011/168 Karar sayılı kararı ile; borçlu hakkında yapılan takipte ödeme emri tebliğ edilmediği bu nedenle hakkında kesinleşmiş takip bulunmadığı gibi aciz belgesinin de sunulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/3020 Esas, 2019/3190 Karar sayılı ilamı ile "..Somut olayda, dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla BK'nun 19 dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir.İİK 277. maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar.Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur. Çünkü yukarıda açıklandığı gibi İİK 277 ve izleyen maddelerinde iptal davasına konu tasarruflar özünde geçerli olmasına rağmen kanunun icra hukuku yönünden iptaline imkan verdiği tasarruflardır. Muvazaaya dayalı iptal davasında ise davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere, muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir. Davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı,alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK 283/1,2 maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir. Bu nedenlerle mahkemenin davayı BK'nun 19. maddesindeki muvazaalı işlemin iptali olarak nitelemesi gerekirken, yazılı şekilde nitelemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 2-Dava konusu 487 ada 8 parsel davalı borçlu tarafından, davalı ...’e o da dava dışı ...’na onun da davalı ...’e devretmiştir. Bu taşınmaz ile ilgili satışın iptaline karar verilmesi için taşınmazı devir silsilesi içindeki tüm satışların muvazaalı olduğunun ispatlanması gerekir. Bu halde ise davalı ...’ten taşınmazı devir alan dava dışı ...’nun da davaya dahil edilerek, taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de isabetsiz olmuştur...." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..Davacının muvazaa iddiası yönünden yapılan değerlendirme; davalı/borçlu ...'in dava konusu her iki taşınmazı, 09/01/2004 tarih ve 111 yevmiye numaralı resmi senet ile davalı ...'a (vekaleten ... oğlu... satış suretiyle devredildiği, davalılar ... ve ...'un satışın gerçek olduğuna yönelik kabul edilebilir savunmada bulunmadıkları, davalı ...'un kızı ...'un, davalı ...'in kardeşi ... ile evli olduğu gözetildiğinde, davalı ...'un, diğer davalı/borçlu ...'in içinde bulunduğu ekonomik durumdan ve alacaklılardan mal kaçırma amacından haberdar olmasına rağmen dava konusu taşınmazları muvazaalı şekilde devraldığı, davalı ... adına kayıtlı, dava konusu; Aydın İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 522 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın, davalı-borçlu ... tarafından davalı ...'a, Kuşadası Tapu Müdürlüğü'nün 09/01/2004 tarih ve 111 yevmiye numaralı resmi senet ile yapılan satışına ilişkin tasarrufun davacı yönünden iptali koşulları oluştuğu, diğer dava konusu; Aydın İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, .... Mevkii, 487 ada, 8 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden ise davalı ...'dan sonra taşınmazı devralan ve devir silsilesinde yer alan dahili davalılar yönünden muvazaa iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılmakla, 487 ada, 8 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden nakden tazminat istemi bulunmadığı da gözetilerek, davanın davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davacının muvazaa iddiasının ispatlanmadığını, borçlunun yurt dışında da mal varlığı olabileceğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davanın tümden reddine karar verilmesi ve vekalet ücretinin ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, BK'nın 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir. 2.BK'nın 19.maddesi gereğince yapılan işlemin muvazaa nedeni ile iptali için, borçlu ile üçüncü kişinin eylem birliği içinde alacaklıdan mal kaçırma amacı ile yapıldığının davacı tarafından ispatı gerekir. Somut olayda davalı borçlu ... Hollanda'da yaşamakta olup dava dayanağı alacak Hollanda Mahkemesi tarafından hükmedilen alacağın tahsiline yöneliktir. Davalı üçüncü kişi ...Türkiye'de yaşamakta olup borçlu ile yakınlığı ise, ...'un kızının borçlunun kardeşi olan ... ile evli olmasıdır. Bu bağ dışında, anılan davalının borçlunun mal kaçırma amacını bildiğine yönelik somut bir delil sunulmamıştır. Salt böyle bir sıhri hısımlığın olması farklı ülkelerde yaşayan davalı üçüncü kişinin borçlunun mal kaçırma amacını bildiğini ispatı için yeterli olmadığından, davanın bu davalı yönünden de reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin tüm, davalı... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ... 'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.