Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2500 E. 2025/2229 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2500
Karar No
2025/2229
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/ 422 E- 2023/370 K HÜKÜM/KARAR : Reddine Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda bölge adliye mahkemesince verilen kararın Yargıtay 17. (Kapatılan) Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; davanın reddine dair verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulü diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesi vermemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli açılmış davanın reddini, müvekkilinin mağduriyetini arttıran ve telafisi olmayacak zararların önlenmesi için tedbir kararının kaldırılmasını veya teminat mukabilinde devamına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2017 gün, 2015/572 E- 2017/85 K sayılı kararı ile davacının davalı ... aleyhine başlattığı ... İcra Dairesinin 2015/4721 Esas sayılı takip dosyasındaki alacağı bertaraf amacıyla, borçlunun takip başlamasından kısa bir süre sonra (takip tarihi 12.08.2015, satış tarihi 18.08.2015) dava konusu taşınmazdaki payını diğer davalıya devrettiği, bu işlemin alacaklının alacağını sonuçsuz bırakmaya yönelik muvazaalı bir işlem olduğu, bu durumun satış bedeli ile raporla tespit edilen gerçek değer arasındaki farktan, dinlenen davacı tanığı beyanından ve de satış tarihinden açıkça tespit olunduğu gerekçesi ile davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2018 gün, 2017/1175 E- 2018/1175 K sayılı kararı ile davalı ...'nun istinaf talebinin HMK madde 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.11.2020 gün, 2019/412 E- 2020/7540 K sayılı ilamı ile "tapu devri resmi senedin incelenmesinde borçlu ...’ün İstanbul ili, ... ilçesi ... Köyde bulunan 236 parseldeki 7/54 hissesini 3. kişi ...'na 18.08.2015 tarihinde 56.000,00 TL bedelle sattığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın satış tarihindeki değerinin 107.336,00 TL olarak tespit edildiği, dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değeri arasında bir mislini aşan fark bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin satış bedeli ile gerçek değer arasında misli fark bulunmadığı yönündeki görüşü yerinde ise de gerekçesinin tasarrufun iptali için yeterli olmadığı ayrıca kendi içerisinde de çelişkili olduğu, İİK.nun 278/3-2 maddesi gereğince edimler arasında aşırı fark bulunmasının bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde de 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenmesine imkan olmadığı, davacı tarafça davalı ...’nun, davalı borçlu ...’ın alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğu yönünde delil de ibraz edemediği, bu durumda iptal koşullarının mevcut olmadığı" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2022 gün, 2021/ 422 E- 2023/370 K sayılı ilamı ile bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'nin söz konusu gayrımenkulü 180.000,00 TL'ye satın aldığını beyan ettiği, bu durumun edimler arasında fark olduğunun göstergesi olduğunu, bozma ilamında sadece usulden bozma kararı verildiğini, mahkemenin esasa girmesinin doğru olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava İİK madde 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun davacı tarafından somut deliller ile ispat edilememiş olmasına ve dava konusu gayrımenkulün tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli aşan farkın bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2500, K. 2025/2229, T. 12.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-2500-e-2025-2229-k-d23a08b7d515