Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11538 E. 2025/8424 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11538
Karar No
2025/8424
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/640 E., 2023/1158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, takibin kesinleştiğini ancak taraflarına ödeme yapılmadığını, borçluya ait adreslerde haczi kabil mal varlığı bulunamadığını, ancak adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... mevkii, ... Mah, 314. Ada, 43 parsel nolu taşınmazdaki hissesini 24.12.2012 tarihinde ...'ya devrettiğinin öğrenildiğini, ...'nın, borçlu ...'ın eşi olup, 2012 yılında anlaşmalı olarak boşandıklarını, borçlunun adresinde 25.08.2017 tarihinde yapılan haciz sırasında taşınmazın devredildiği 3.kişi ...'nın borçlu ile 2012 yılında boşandıklarını beyan etmelerine rağmen hala borçlu ile aynı adreste yaşadıklarının tespit edildiğini, boşanmanın ve boşanma nedeniyle borçlunun kendi adına kayıtlı taşınmazı, 3.kişi eşine devretmesinin muvazaalı ve alacaklıları ızrar kastı ile gerçekleştiğinin açık olduğunu belirterek tasarrufun iptaline kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekilin cevap dilekçesinde; ... ile davacının taraf olduğu 13.02.2014 tarihli faktoring sözleşmesine, diğer davalı - borçlu ... kefil olduğunu, taşınmazın diğer davalıdan müvekkiline devredilmiş olduğu tarihin ise 24.12.2012 olduğu, böylece davacının alacağının tasarruf tarihinden sonra doğduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tasarrufun iptali davasının şartlarından borçlu ile üçüncü kişi arasındaki tasarrufun alacaklı ile borçlu arasındaki borcun doğumundan sonra gerçekleşmesi olduğu, davacı ile davalı borçlu arasındaki icraya konu borcun doğum tarihinin 13.02.2014 tarihli faktoring sözleşmesinden doğduğu, davalılar arasındaki tasarruf tarihinin ise 24.12.2012 tarihi olup, borcun doğum tarihi olan 13.02.2014 tarihinden önce olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlunun adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... mevkii, ... mah, 314. Ada, 43 parsel nolu taşınmazdaki hissesini 24.12.2012 tarihinde davalı ...'ya devrettiği, dava dayanağı icra takibine konu alacağın ... ile dava dışı ... arasında imzalanan 13.02.2014 tarihli faktoring sözleşmesi olduğu, tasarruf tarihinin 24.12.2012 olduğu göz önüne alındığında İİK 277. maddesindeki dava koşullarından olan tasarruf tarihinin borcun doğum tarihinden sonra olması koşulunu taşımadığından açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile borçlu davalı ...'ın yetkili ve ortağı olduğu ... arasında imzalanan 13.02.2014 tarihli faktoring sözleşmesine, borçlu ...'ın, müteselsil kefil olduğunu, ancak, borçlu ...'ın sözleşmenin imzalanmasından önce adına kayıtlı taşınmazı, eşi ...'ya 182.000,00 TL bedel ile devrettiğini, ...'nın borçlu ...'ın eşi olup, 2012 yılında anlaşmalı olarak boşandıklarını, boşanma nedeniyle, borçlunun kendi adına kayıtlı taşınmazı, 3.kişi eşine devretmesinin muvazaalı olduğunu, muvazaalı tasarrufun hangi tarihte yapıldığının önem taşınmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11538, K. 2025/8424, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11538-e-2025-8424-k-5f5398d45bda