Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1913 E. 2026/15 K. – Maddi Ve Manevi

Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1913
Karar No
2026/15
Karar Tarihi
Konu
Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/232 E., 2022/12 K. MAHKEMESİ : Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2007/364 E., 2007/675 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükmün Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm asıl dava davacıları tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili; davalıların işleteni, sürücüsü, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, davacıların bulunduğu at arabasına çarpmasıyla ölümlü ve yaralanmalı kaza meydana geldiğini, kazada davacı ... ve ...'nin kızı, diğer davacıların kardeşi olan ...'nin öldüğünü ve davacı ...'nin felç kaldığını, diğer davacıların da ağır biçimde yaralandığını, tüm davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldığını ve diğer yakınlarının yaralanmaları nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını, davacı yana ait atın öldüğünü ve at arabasının kullanılamaz hale geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 17.600,00 TL maddi ve 210.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 18.11.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle, toplam maddi tazminat taleplerini 128.608,54 TL'ye yükseltmiştir. Birleşen davada, davacılar vekili; asıl davaya konu edilen ölüm ve maluliyet ile yaralanmalar nedeniyle davacı kardeşlerin de maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 6.250,00 TL maddi ve 115.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR Mehkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulü ile ...'in ölümü nedeniyle davacı baba ... için 22.045,83 TL maddi tazminat, kızının ölümü nedeniyle 320,00 TL bakıcı gideri, 800,00 TL paramedikal gider, 3.500,00 TL at ve at arabası zarar bedelinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen tahsiline, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine; davacı ... için kızı ...'nin ölümü nedeniyle 2.500,00 TL, kızı ...'nin yaralanması nedeniyle 1.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline; davacının diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine; ...'in ölümü nedeniyle davacı anne ... için 20.186,90 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen tahsiline, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine; davacı ... için kızı ...'nin ölümü nedeniyle 2.500,00 TL, kızı ...'nin yaralanması nedeniyle 1.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline; davacının diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine; davacı ...'in maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 45.281,92 TL maddi tazminat ve 1.920,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen tahsiline (davalı ... Sigorta A.Ş'nin poliçe teminat limiti olan 57.500,00 TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına); ... Sigorta A.Ş'den Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminat limiti kapsamı dışında kalan 281,92 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline; davacı ... için 4.000,00 TL ve kardeşinin ölümü nedeniyle 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline; davacının diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine; davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 66,38 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen tahsiline; ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine; davacı için 125.00 TL ve kardeşinin ölümü nedeniyle 250,00 TL, kardeşi ...'nin maluliyeti nedeniyle 187,50 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline; davacının diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine; davacı ...'in maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 424,80 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen tahsiline; ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine; davacı için 600,00 TL ve kardeşinin ölümü nedeniyle 1.000,00 TL, kardeşi ...'nin maluliyeti nedeniyle 750,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline; davacının diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine; davacı ...'ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 2.161,80 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş'den müteselsilen tahsiline; ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine; davacı için 750,00 TL ve kardeşinin ölümü nedeniyle 1.000,00 TL, kardeşi ...'nin maluliyeti nedeniyle 750,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline; davacının diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine; birleşen davada davacıların kardeşlerinin ölümü nedeniyle, herbir davacı için 1.000,00 TL ve kardeşleri ...'nin maluliyeti nedeniyle herbir davacı için 750,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline; davacıların diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı asıl ve birleşen davanın davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 27.01.2020 tarih ve 2018/4320 Esas ve 2020/37 Karar sayılı ilamı ile; "1-Davalı ... vekilinin, davacılar ..., ... ve ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara ilişkin temyiz talebi yönünden; 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL'ye çıkarılmıştır. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar ..., ... ve ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara ilişkin karar, anılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece karar verilebileceği gibi 1.6.19 90... /4 sayılı YİBK uyarınca Yargıtay'ca da karar verilebileceğinden, davalı ... vekilinin, temyiz isteminin bu yönlerden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; dava dışı SGK Başkanlığı'nın sorumluluğunda olan ve kurumca ödenip davalı trafik sigortacısına rücu edilen bedelle ilgili davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği de dikkate alındığında, SGK'nun sorumluluğundaki tedavi gideri bedellerinin, hesaplanan tazminattan düşülmeyişinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; yolcu taşımaya elverişli olmayan at arabasında yolculuk yaparken zarar oluştuğu için, bu durumun müterafik kusur olarak kabul edilip tazminatlardan indirim yapılmasında bir isabetsizlik görülmemesine; davalı ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına müteselsil tahsil talebiyle husumet yöneltildiği ve bu davalı için dava reddedildiği için red vekalet ücretine karar verilmesinin yerinde olmasına göre; asıl ve birleşen davanın davacıları vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Asıl dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm ve cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu kazada, davalı tarafa ait araç sürücüsünün % 25 oranında ve kazaya karışan at arabasını idare eden davacı ...'ın % 75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş; davacı ... için belirlenen tazminatlardan % 75 kusur oranında indirim yapılmış; ancak, adı geçen davacı dışındaki diğer davacılara karşı müteselsil sorumluluğun geçerli olduğu gerekçesiyle, kusur indirimsiz biçimde belirlenen tazminatlar hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1. maddesi ile zarar verenlerin birden fazla olması halinde, bunların zarar gören 3. kişilere karşı müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmiş olmakla birlikte; müteselsil sorumlu olduğu kabul edilenlerin, tehlike sorumluluğu ilkesi dahilinde sorumlulukları doğacak olan motorlu araç işletenleri olduğu açıktır. Tehlike sorumluluğu kapsamında zarardan sorumlu olmayanların (somut olayda at arabasını idare eden kişi), bu madde gereği müteselsil sorumlu kabul edilmesi mümkün olmayıp, ancak haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğunun kabulü gerekir. 4721 sayılı Medeni Kanun'un 369. maddesinde, ev başkanının sorumluluğu düzenlenmiş olup, ev başkanının ev halkından olan küçüğün verdiği zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Ev başkanı, kanunda ifade edilen kurtuluş kanıtını getirebildiği takdirde bu sorumluluktan kurtulabilecektir. Aynı Kanun'un 335 vd. maddelerinde "velayet" konusu düzenlenmiş; ana babanın velayet kapsamındaki hak ve ödevleri belirlenmiştir. Bu kapsamda, ana babanın en temel ödevinin, velayeti altındaki çocuğun bedensel ve ruhsal açıdan korunması olduğu ilkesel olarak kabul edilmiştir. Somut olayda; davacılar ... ve ...'nin velayeti altında bulunan çocuklardan ..., ..., ..., ... ve ..., davacı babaya ait olan at arabası ile karayoluna çıkmış ve davaya konu kazaya karışarak zarara uğramıştır. Kazada ölen ...'nin 17 yaşında, malul kalan ...'nin 2 yaşında ve at arabasını idare eden ...'ın 14 yaşında olduğu; karayolunun diğer tarafında kalan çeşmeden su getirmelerinin aileleri tarafından istenmesi üzerine, çocukların at arabası ile karayoluna çıktıkları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı anne babanın, velayetleri altında bulunan küçüklerin korunması için gerekli önlemleri alma ve onları koruma konusunda yetersiz biçimde hareket ettikleri; her iki ebeveynin velayet görevinin yüklediği gerekli özen ve dikkati göstermedikleri; aile başkanı konumunda olan davacı babanın bu sıfatı nedeniyle, oluşan zarara ilişkin şahsi sorumluluğunun da bulunduğu dikkate alınmadan, davacı anne baba için tazminat belirlemesi yoluna gidilmesi, eksik inceleme mahiyetindedir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; trafik sigortacısının, tehlike sorumluluğu kapsamında sorumluluğu kabul edilen araç işletenine düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığı; kazaya karışan ve motorlu taşıt niteliği bulunmayan at arabası yönünden tehlike sorumluluğu ilkesi geçerli olmadığından, KTK'nun 88/1. maddesindeki müteselsil sorumluluğun geçerli olmayacağı; davacı anne baba yönünden, velayet görevinin yüklediği ödevler ile aile başkanı sıfatından (baba için) kaynaklanan şahsi sorumluluk ilkesi dikkate alınmak suretiyle; davaya konu olaydaki kusur ve sorumluluk derecelerinin değerlendirilmesi ve davacı anne babanın tazminat haklarının kapsamının belirlenmesi (usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) gerekirken, davacı anne babanın şahsi kusur ya da sorumlulukları hakkında irdeleme yapılmadan, eksik değerlendirmeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4-Mahkemece hükme esas alınan 15.10.2012 tarihli aktüer bilirkişi raporunda; hesap edilen destekten yoksun kalma ve maluliyet zararından, davalı trafik sigortacısı ... (eski ...) Sigorta A.Ş'nin dava devam ederken (17.03.2008 tarihinde) ödediği bedellerin, hesap tarihine kadar güncelenmiş değerlerinin düşülmesiyle sonuç tazminatların belirlendiği görülmektedir. Davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesinin önüne geçilmesi bakımından kabul edilen, önceki ödemenin güncellenmiş değerinin tazminattan düşülmesi ilkesi, dava açılmadan önce yapılan ödemeler için geçerlidir. Bu nedenle; davalı ... tarafından dava sırasında ödenen bedellerin, herhangi bir güncelleme işlemi yapılmadan hesaplanan tazminatlardan doğrudan düşülmesi gerekirken, anılan hususta yanlış hesap içeren rapora göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 5-6098 sayılı TBK'nun 56. (818 sayılı BK'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. O halde mahkemece; trafik kazası sonucu oluşan ölüm ve maluliyet nedeniyle davacıların duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların ölene olan yakınlıkları ile malul kalan davacı ...'deki maluliyetin oranına göre oluşan zararın ağırlığı gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, asıl ve birleşen davadaki tüm davacılar için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir. Kabule göre; asıl ve birleşen davanın davacıları lehine hüküm altına alınan manevi tazminatlarda, her bir zarar yönünden ve her bir davacı için ayrı ayrı (davacılar ihtiyari dava arkadaşı olduklarından) vekalet ücretinin AAÜT'nin 12/1-2.maddelerine göre belirlenmesi gerekirken, hükmedilen toplam manevi tazminat miktarı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır."gerekçeleriyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkememece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı ...’in ölen kızı ... nedeniyle talep ettiği maddi tazminat isteminin kısmen kabul ve kısmen reddi ile 5.765,83 TL maddi tazminata %10 hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle 5.189,25 TL maddi tazminat, ölen kızı ... için 320,00 TL bakıcı gideri, 800,00 TL para medikal gideri, 3.500,00 TL at ve at arabası bedeli olmak üzere toplam 9.809,25 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.’den müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ZMSS poliçe teminat limiti aşılmadığından limitle sınırlı olmak kaydıyla hüküm kurulmasına yer olmadığına, İhtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı ...’in kızı ... ... ölümü nedeniyle manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile 9.000,00 TL manevi tazminata %10 hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle 8.100,00 TL manevi tazminatın 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ...’in kızı ... için talep ettiği manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile 1.500,00 TL manevi tazminatın 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının talep etmiş olduğu diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, davacı ... ... ölen kızı ... nedeniyle talep ettiği maddi tazminat isteminin kısmen kabul ve kısmen reddi ile 5.471,33 TL maddi tazminata %10 hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle 4.924,20 TL maddi tazminatın 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... Gıda Paz. Ltd. Şti ve ... Sigorta AŞ'den müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ZMSS poliçe teminat limiti aşılmadığından limitle sınırlı olmak kaydıyla hüküm kurulmasına yer olmadığına,İhtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... Sgorta AŞ aleyhine açılan davanın reddine, davacı ...’in kızı ...’in ölümü nedeniyle manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile 9.000,00 TL manevi tazminata %10 hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle 8.100,00 TL manevi tazminatın 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... ... kızı ... için talep ettiği manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile 1.500,00 TL manevi tazminatın 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının talep etmiş olduğu diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, davacı ...’in maddi tazminat isteminin kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 9.960,85 TL maddi tazminat ile 1.920,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 11.880,85 TL maddi tazminatın 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... Sigorta AŞ‘den müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine (davalı ... Sigorta AŞ'nin poliçe teminat limiti olan 57.500,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulmasına), ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat limiti kapsamı dışında kalan 281,92 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ...’in manevi tazminat isteminin kısmen kabul ve kısmen reddi ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ...’in kardeşi ...’in ölümü nedeni ile talep ettiği manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile 1000,00 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,davacının talep etmiş olduğu diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, davacı ...’in maddi tazminat isteminin kısmen kabul ve kısmen reddi ile 66,38 TL bakıcı giderinin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... Sigorta AŞ’den müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMSS poliçe teminat limiti aşılmadığından limitle sınırlı olmak kaydıyla hüküm kurulmasına yer olmadığına, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı ...’in manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile 125,00 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...’in kardeşi ...’in ölümü nedeni ile talep ettiği manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile 250,00 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...’in kardeşi ...’in sakat kalması nedeni ile talep ettiği manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile 187,50 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,davacının talep etmiş olduğu diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, davacı ...’in maddi tazminat isteminin kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 424,80 TL bakıcı giderinin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... Sigorta AŞ’den müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ZMSS poliçe teminat limiti aşılmadığından limitle sınırlı olmak kaydıyla hüküm kurulmasına yer olmadığına, İhtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı ...’in manevi tazminat isteminin kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 600,00 TL nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...’in kardeşi ...’in ölümü nedeni ile talep ettiği manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 1000,00 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...’in kardeşi ...’in sakat kalması nedeni ile talep ettiği manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile 750,00 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,davacının talep etmiş olduğu diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, davacı ...’in maddi tazminat isteminin kısmen kabul ve kısmen reddi ile 2.161,80 TL bakıcı giderinin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... gıda paz.Ltd. Şti. ve ... sigorta A.Ş.’den müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ZMSS poliçe teminat limiti aşılmadığından limitle sınırlı olmak kaydıyla hüküm kurulmasına yer olmadığına, ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacı ...’in manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 750,00 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...’in kardeşi ...’in ölümü nedeni ile talep ettiği manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile 1.000,00 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...’in kardeşi ...’in sakat kalması nedeni ile talep ettiği manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 750,00 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesi yönündeki karara konu hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının talep etmiş olduğu diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, Mersin 3. Asiye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/364 Esasında kayıtlı birleşen dosyada davacılar ..., ..., ..., ... ve ...’in kardeşleri ...’in ölümü nedeni ile talep ettikleri manevi tazminat istemlerinin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile; her bir davacı için ayrı ayrı 1000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesi yönündeki karara konu her bir davacı yönünden hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda (her bir davacı yönünden belirlenen tutar esas alınarak) karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ..., ..., ..., ... ve ...’in kardeşleri ...’in sakat kalması nedeni ile talep ettikleri manevi tazminat isteminin davalılar ... Gıda Paz. Ltd. Şti. ve ... yönünden kısmen kabul ve kısmen reddi ile her bir davacı için ayrı ayrı 750,00 TL olmak üzere toplam 3.750,00 TL'nin 18.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesi yönündeki karara konu her bir davacı yönünden hükmedilen manevi tazminat tutarının kesin olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ..., ..., ..., ... ve ...’in talep etmiş olduğu diğer maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Asıl dava davacıları vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesap yapılması gerektiğini, manevi tazminatların düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası sonucu oluşan ölüm ve cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz eden asıl dava davacılarından ..., ..., ... vekilinin tüm, ... ve ... vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin ... vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bendin kapsamı dışındaki temyiz iitirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Asıl davada davacı ..., ... ve ... vekilinin diğer temyizine geline; Mahkemece verilen ilk karar yönünden asıl dava davacıları ..., ... ve ... için Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamının 4. bendinde davalı sigortacı ... (eski ...) Sigorta A.Ş'nin dava devam ederken (17.03.2008 tarihinde) ödediği bedellerin, hesap tarihine kadar güncelenmiş değerlerinin düşülmesiyle sonuç tazminatların belirlendiği ancak davalı ... tarafından dava sırasında ödenen bedellerin, herhangi bir güncelleme işlemi yapılmadan hesaplanan tazminatlardan doğrudan düşülmesi gerektiği belirtilerek, adı geçen davacılar yararına karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmiş ise de bozma kararının gereği eksik olarak yerine getirilmiştir. Bozma kararı sonrası alınan hesap raporunda bozma öncesi rapor tarihindeki veriler üzerinden sigorta şirketince yapılan ödeme güncellenme yapılmadan düşülmüş ise de bozma kararının 4. bendi davacılar yararına olduğundan, hüküm tarihine en yakın veriler ile hesap yapılıp ödemenin düşülmesi gerekmektedir. Bozma öncesi rapor tarihindeki veriler üzerinden ödemenin düşülmesi ve buna göre hüküm tesisi doğru olmamıştır. 3- Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk hukuk sistemine girmiştir. Nitekim 22.07.2020 tarihli 7251 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ile "...Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz." şeklinde düzenlemesi yapılmış olup anılan düzenleme ile usuli kazanılmış hak müessesine yasal dayanak oluşturulmuştur. Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.” Usuli kazanılmış hak, esasen Yargıtayın bozma ilamı sonrası karar veren ilk derece mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır. İlk derece mahkemesince artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın, Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur. Mahkemenin bozma öncesi kararında at arabasında yolcu konumunda bulunan çocuk ...'nin maddi tazminat talebi yönünden karşı aracın sürücüsü, işleteni ve ZMS sigortacısının kazadaki müşterek müteselsil sorumlulukları gereği kusur inidirimi yapılmadan tazminatlardan tam sorumluluklarına karar verilmiştir. Bozma ilamında adı geçen davacı yönünden, mahkemece verilen kararın bu kısmı bozma sebebi yapılmamış ve davacı ... yönünden kesinleşmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılamada bu yön gözetilmeksizin davalıların işleteni, sürücüsü, trafik sigortacısı olduğu aracın kazadaki kusurunun %25 olması nedeniyle sorumluklarının bu orana göre belirlenmesi davacı ... lehine oluşan usuli kazanılmış haklara aykırılık teşkil ettiğinden, kusur indirimi yapılmada adı geçen davalıların sorumluluğuna karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklananan nedenlerle asıl dava davacılarından ..., ..., ... vekilinin tüm, ... ve ... ile ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... ve ... ile ... vekilinin, yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ..., ... ve ...'e yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1913, K. 2026/15, T. 05.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1913-e-2026-15-k-3b07223c9f60