Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/595 E. 2026/1589 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/595
Karar No
2026/1589
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/541 E., 2014/1005 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, .. ili ... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 55 parsel sayılı 10.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle tarla vasfıyla, 86 parsel sayılı 8390,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla, şahıslar adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 1945 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'nun (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 13.12.1945 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman tahdidi, 1959 yılında genel arazi kadastrosu, 1979-1982 tarihleri arasında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı kanunla değişik 2. madde hükümlerine göre yapılıp 23.11.1982 tarihinde ilan edilen çalışma ile 1991 tarihinde 3302 sayılı Kanuna göre yapılıp 17.01.1994 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 sayılı Kanun'un 2/B uygulama çalışmaları yapılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 55... parsel sayılı taşınmazların 3116 sayılı Kanun' kapsamında kesinleşen orman tahdit sınırları içinde bulunduğunu, ancak sonraki yıllarda gerçekleşen 5602 sayılı Tapulama Kanun'u kapsamında tapulama çalışmaları ile taşınmazın davalı şahısların murisleri adına tapulandığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman tahdit sınırları içinde kalan kısımlarının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ortaklarından olduğu 86 numaralı parselin tapulu yerleri olduğunu, ormanla ilgisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ..., ... ve ... beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "01.07.2014 havale tarihli raporuna göre; dava konusu 55 numaralı parselin tamamının eylemli orman toprağı olduğu ve büyük bir kısmı itibarıyla eskiden beri tahdit ve kadastro çalışmalarında orman olduğu, 86 numaralı parselin ise yukarıda ayrıntısıyla tahdide ve eylemli orman olduğu belirlenen 50,25 m²'ik kısmı bakımından davanın kabulüne karar verilmiş, bu bağlamda, dava dilekçesinde dava konusu iki parselin de kısmen orman olduğu belirtilerek, orman olan kısımlar bakımından dava açıldığından, davanın tamamen kabulüne, davalıların bu yerde varsa kullanımları tapu kaydına dayandığından, bu yerler hakkında önceki tapu kayıtlarının iptaline ilişkin karar kesinleşmeden müdahalenin önlenmesi istenemeyeceğinden bu yöndeki talebin ise reddi" gerekçesiyle davanın kabulüne, 55 numaralı parselin tamamının ve 86 numaralı parselin ise dosyada yer alan 01.07.2014 tarihli birinci bilirkişi raporu ekindeki kadastro teknisyeni ........ tarafından çizilen krokide (A) harfi ile gösterilen 1,31 m² ve (B) harfi ile gösterilen 48,94 m²lik kısımların toplamı olan 50,25 m²lik kısmın davalı adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, meni müdahaleye ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin zararın tazmini için Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını, ancak işbu davada taraf teşkili sağlanamadığı için kesinleştirilmediğini, bu nedenle müvekkillerinin murisi .... isminin dava dilekçesinde yer aldığı halde düzenlenen tensip zaptında yer almadığından, yapılan yargılamada müvekkilerinin, dosyaya dahili davalı olarak eklenmek suretiyle düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, orman tahdit sınırları içerisinde kalan taşınmazların tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescili istemine ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı ... ve arkadaşların vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava konusu 55... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında maliklerinden olan davalı ... vefat ettiği halde mirasçılarının karar başlığında gösterilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. V. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı ... ve arkadaşlarının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının karar başlığına dahili davalı olarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., H. ......... ve ... isimlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ve arkadaşlarına iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/595, K. 2026/1589, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-595-e-2026-1589-k-c19d3e13e6ae