Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9764 E. 2023/12649 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9764
- Karar No
- 2023/12649
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/376 E., 2023/385 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü/ İtirazın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden kurulmak suretiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilmesine, diğer hükümlerin aynen icrasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.11.2017 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın karıştığı tek taraflı kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 244.075,68 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya gereken ödemenin yapıldığını, davalının sorumluluğunun kalmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre hazırlandığı, bu nedenle ara karar ile yeniden rapor alınmasına karar verildiği, ara karar ile alınan 09.08.2019 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 40 oranında olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından usulünce hesaplandığı, davalının davacıya 08.05.2019 tarihinde 53.005,00 TL kısmi ödeme yaptığı, kısmi ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin tazminattan mahsup edilmek suretiyle bakiye tazminat miktarının hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 244.075,68 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 24.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 20.594,54 TL tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, maluliyet oranının yeniden tespiti gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması, faizin dava tarihinden itibaren başlaması, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 26.12.2019 tarih ve 20149/İHK-20361 sayılı kararı ile davacının tahkim öncesinde davalıya yaptığı başvuru sırasında ibraz edilen % 25 maluliyet oranlı 04.03.2019 tarihli İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre geçici fonksiyon kaybına neden olan ruhsal hastalıkların bir yıl sonra kontrolünün gerektiği, özürlülük oranlarının belirtilere göre değil, işlevsellik düzeylerine göre verileceği, sunulan raporda ise bu hususta bir yıllık sürenin sonunda bir değerlendirme ve tespitin yer almadığı, raporun davacının muayene edilmeden düzenlendiği, davacının davalıya tahkim öncesinde usulüne uygun hazırlanmış bir raporla başvuru yapmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 10.01.2022 tarihli 2021/8069 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararı ile "...Kazanın meydana geldiği 12.11.2017 tarihi itibari ile “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik” yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu Yönetmelik'e göre belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacının meydana gelen trafik kazası sonucu malul kaldığı, davacı tarafından tahkime başvuru aşamasında dosyaya sunulan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 04.03.2019 tarihli raporunda; davacının travma sonrası stres bozukluğu sebebiyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranı % 25 olarak hesaplanmış, hakem heyetince raporun hatalı yönetmeliğe göre düzenlendiği gerekçesiyle yeni rapor alınmasına karar verilmiş, davacı tarafından ara karar uyarınca dosyaya sunulan Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 09.08.2019 tarihli raporunda; davacının travma sonrası stres bozukluğu sebebiyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranı % 40 olarak hesaplanmış, hakem heyetince bu rapor hükme esas alınarak talebin kabulüne karar verilmiş, davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacının tahkimden önce davalıya geçerli raporla başvuru yapmadığı gerekçesiyle davalının itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak, davacının başvurusunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalı vekili kaza ile davacının psikolojik rahatsızlığı arasında illiyet bağı olmadığını ve maluliyet raporunun yeterli olmadığını savunmaktadır. Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun da belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle dosya kapsamındaki iki maluliyet raporu da hüküm kurmaya elverişli değildir. Ayrıca iki maluliyet raporu arasında da daimi maluliyet oranı bakımından çelişki mevcuttur. Bu yönüyle, maluliyet oranına ilişkin çelişki giderilmeksizin ve davacının psikolojik rahatsızlığı ile kaza arasında illiyet bağı tespit edilmeksizin hüküm kurulması hatalı olmuştur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği ve KTK'nın 97. maddesi ile ZMSS Genel Şartları gereği gerekli olan tüm belgeler ile başvuru yapılmadığı, tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2 nci maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksiklik tamamlanabilir. Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, aralarında psikiyatri uzmanının bulunduğu heyetten kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınarak kazadan sonra oluştuğu belirtilen " travma sonrası stres bozukluğu" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, belirtilen travma sonrası stres bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği tespit edilerek ve maluliyet oranının belirlenerek, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, çelişkileri giderecek şekilde rapor alınarak sonucuna göre davalı lehine oluşan kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bozma kararı sonrasında heyetimizce ilama uyulmuş, İtiraz Hakem Heyetimizce 19.01.2023 tarihli ara karar alınarak; …. kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.03.2013 Tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre uzman heyetçe hazırlanan maluliyet raporunu sunması için başvuru sahibine (40) gün mehil verilmesine…” karar verilmiştir... Ara karar sonrasında dosya kapsamına 07.04.2023 tarihli Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Adli Tıp Kurul Raporu sunulmuştur. Rapor başvuranın tüm tıbbi evrakları ve raporları incelenerek, gerekli fiziksel muayeneleri yapılarak, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanının da bulunduğu 5 kişilik heyetçe Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik esas alınarak düzenlenmiş olup, başvurunun maluliyet oranı %10 olarak belirlenmiştir. Maluliyet raporu davalı tarafa da tebliğ edilmiş olup, davalı tarafça raporun yönetmeliğe aykırı olarak düzenlenmiş olduğu, maluliyetin illiyeti ve sürekli olup olmadığının belirtilmemiş olduğu beyan edilmiştir. 07.04.2023 tarihli maluliyet raporu ara kararda belirtilen hususlar dikkate alınarak, ilgili branş uzmanının da bulunduğu uzman heyetçe tüm tıbbi belgeler incelenerek ve gerekli fiziki muayeneleri de yapılarak, bozma kararında belirtilmiş kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmiş olup, maluliyetin kaza ile illiyeti olduğu ve engel oranının kalıcı olduğu belirtilmiş durumda olup, heyetimizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. .... 09.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; “T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Adli Tıp Kliniği'nin 07.04.2023 tarihli Adli Tıp Kurul Raporu’na göre; davacının kaza tarihinden itibaren %10 oranında sürekli iş göremez olduğu dikkate alınarak, rapor tarihi (09.05.2023) itibariyle %100 sigortalı kusur oranı ve güncel asgari ücretler üzerinden TRH 2010 Kadın Yaşam Tablosu ve %0 teknik faiz oranı kullanılarak progresif rant esas alınarak 466.153,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatı müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmadan hesaplanmış olup, işbu tazminatın kaza tarihinde geçerli olan kişi başısakatlık ve ölüm teminatı limitini (330.000,00 TL) aştığı, Davalı .... tarafından 08.05.2019 tarihinde yapılan 53.005,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının rapor tarihindeki değeri (72.099,86 TL) hesaplanan tazminatlardan düşüldüğünde, bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 394.054,07 TL olduğu, işbu tutarın kaza tarihinde geçerli olan bakiye teminat limitini (276.995,00 TL) aştığı, bu nedenle ödenebilir bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının bakiye teminat limiti olan 276.995,00 TL ile sınırlı olduğu” belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı taraf talebini 276.995,00 TL’ye yükselterek ek harcı yatırmıştır. Bedel artırım dilekçesi de davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı taraf başvurunun reddini talep etmiştir. Davalı taraf itiraz başvurusunda hatır taşıması hususunun araştırılarak, hatır taşıması bulunması halinde gerekli indirimin uygulanması talebinde bulunmuştur. Dosya kapsamında bulunan Şikayetçi İfade Tutanağında başvuran Tuğba Dut’un, “...iş yerime gelen arkadaşlar ile gezmek için çıktık. Yunus Seyhan’ın sevk ve idaresindeki plakasını hatırlayamadığım opel marka araç ile İstanbul yolunda seyir halindeydik…” beyanı bulunduğundan ve davacı yolcu ile araç sürücünün arkadaş oldukları beyandan anlaşıldığından hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasına karar verilmiştir.(Yargıtay uygulamaları gereğince davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş halinin tenzilinden sonra, hatır taşıması indirimi uygulanmıştır) Bu durumda aktüer bilirkişi raporunda belirlenen 394.054,07 TL bakiye sürekli sakatlık tazminatına %20 hatır taşıması indirimi uygulandıktan sonra 315.243,25 TL bulunmuş, fakat davalının sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli olan bakiye teminat limiti olan 276.995,00 TL ile sınırlı olduğuna karar verilmiştir. Bozma kararında “davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek” karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olduğundan, uyuşmazlık hakem heyeti kararında bedel artırımı sonrasında hükmedilmiş ve sadece davalı tarafça itiraza konu edilmiş olan 244.075,68 TL bakiye iş göremezlik tazminatından davalı ... şirketinin sorumlu olduğuna ve kazaya neden olan aracın hususi kullanım tarzında olduğu göz önüne alınarak 27.05.2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Sigortacılık Kanunun 30.maddesinin 17. Fıkrası ve 19.01.2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13 üncü maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücreti (maktu ücretin altında kalmamak kaydı ile) hesaplanmıştır." gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilmesine, diğer hükümlerin aynen icrasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan % 10 oranlı maluliyet raporunun bozma ilamına uygun hazırlanmadığını, raporda kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağının belirtilmediğini, maluliyetin sürekli olduğunun belirlenmediğini, davalının aldığı medikal rapor ile hükme esas alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının bozma ilamı öncesindeki hesaplama yöntemine itiraz etmediğini, bu hususta davalının usuli kazanılmış hakkının bulunduğunu, buna rağmen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hatır taşıması hesaplamasının da hatalı yapıldığını, önce tazminat tutarının hesaplanması, daha sonra hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ödeme yapılan tutar düşüldükten sonra hatır taşıması indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamından, Dairenin bozma ilamı öncesinde verilen İtiraz Hakem Heyeti kararında Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılıp başvurunun usulden reddine dair yeni hüküm kurulduğu anlaşılmakla; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının ortadan kaldırılması sonucu artık mevcut bir karar bulunmadığından İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamı sonrası itirazların değerlendirilerek sonucuna göre yeniden HMK'nun 297 nci maddesi hükmü gözetilerek infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken "davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilmesine, diğer hükümlerin aynen icrasına" karar verilmekle yetinilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VII. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.