Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10891 E. 2023/12902 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10891
- Karar No
- 2023/12902
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/174 Değişik İş, 2023/174 Karar HÜKÜM/KARAR : İtirazın Reddi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı (ZMSS) araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazaya karışan diğer aracın trafik sigortacısı tarafından poliçe litininin tamamının ödendiğini, davacının bakiye karşılanmamış zararının 234.000,00 TL olduğunu açıklayıp 234.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI İtiraz Hakem Heyetinın 17.01.2021 tarihli kararı ile başvuru sahibi kazaya karışan araçların birinde yolcu olup, uğradığı zararın tamamını dilerse müteselsil sorumlulardan birinden, dilerse her ikisinden talep etme hakkına sahip olduğu, müteselsil sorumlular arasında yer alan sigorta şirketlerinin sorumluluğunun ise, kaza tarihindeki poliçe teminat limiti (360.000,00 TL) ile sınırlı olduğu, başvuru sahibi davacının, başvuru dışı Orient Sigorta şirketine karşı açtığı ilk davada %100 kusur oranı üzerinden talepte bulunduğu, incelemenin buna göre yapıldığı ve sonuçta 360.000,00 TL tazminata hükmolunduğu, başvuru sahibi, iki aracın sigorta şirketlerinden alabileceği toplam tutarını birinden almış durumda olduğu, başvuru sahibinin zararının teminat limitinin üzerinde olması, ona, limiti aşan kısmı diğer zorunlu sigortacıdan isteme imkanı vermeyeceği, huzurdaki uyuşmazlık konusu talebe konu teminatı veren sigortacının teminat verdiği araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığına dair kesin delil nedeni ile sigortacının sorumluluğunun doğmayacağının kabulü gerektiğinden, sigorta kuruluşu vekilinin bu yöndeki itirazının kabul edilerek, itiraza konu kararın kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 4. HD'nin 31.03.2022 tarihli ve 2021/12795 Esas, 2022/6612 Karar sayılı kararı ile "Davacının içinde yolcusu olduğu araç ile davalıya trafik sigortalı aracın çarpışması sonucunda davacı yaralanmış ve içinde yolcusu olduğu aracın trafik sigortacısı aleyhine bu davadan önce tazminat talepli olarak dava açılmıştır. Açılan o davada davacının maddi zararının 594.000,00 TL olduğu tespit edilmiş, yapılan yargılama neticesinde teminat limiti doğrultusunda 360.000,00 TL’ye karar verilmiş, davacı vekilince eldkei bu dava ile bakiye 234.000,00 TL’nin tahsili ise dieğr aracın trafik sigortacısından talep edilmiştir. Davacı vekilince tazminat, her iki aracında zorunlu mali sorumluluk sigortacılarından her bir poliçe limitinin ayrı ayrı tahsiline yönelik olarak açılmış, hakem heyetince kazaya karışan iki aracın sigorta şirketlerinin tek bir limit miktarı ile ve 360.000,00 TL ile sorumlu oldukları, açılan diğer davada da limitin tamamına karar verildiği, davacının zararının teminat limitinin üzerinde kaldığı, davacının teminat limitini aşan zarardan davalının sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Kazada davacı yolcu olup kusursuz, sigortalı araçların ise farklı oranlarda kusurlu oldukları, poliçe limitlerinin ayrı ayrı 360.000,00 TL olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Ayrıca, davacının iş göremezlik tazminatının da tek poliçe limitinin üzerinde olduğu sabittir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91.maddesine göre, motorlu araç işletenler bu Kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadırlar. Anılan madde ile işletenin zarar görene karşı mali sorumluluğu belli bir limit dahilinde müteselsilen sigorta şirketince de paylaşılması öngörülmüş ve mali gücü bulunmayan işleten karşısında, zarar görenlerin zararı kısmen teminat altına alınma amacı güdülmüştür. Bu değerlendirmenin doğal sonucu ise, motorlu aracın işletilmesi sırasında oluşan zararını zarar gören kimse zarar sorumlulularından zararının tamamını isteyebileceğinden hareketle somut olayda da davacı toplam iş göremezlik tazminatı tutarı olan 594.000,00 TL’nın tamamını araç işletenlerinden müteselsilen istemesi mümkündür. İşletenlerin iç ilişkide kusura dayalı sorumlulukları ise kendi aralarında görülecek ayrı bir davada göz önünde tutulur. Zira davacının kazada herhangi bir kusuru yoktur. İşletenlerin davacı nazarındaki bu sorumluluklarının sigorta şirketleri açısından sonucu ise davalı sigortacının sorumluluğu kendi sigortalılarının sorumluluğundan dolayı sigorta poliçesi limiti kadarı iledir. Ortada kusurlu iki işleten ve bu işletenlerin primlerini ödedikleri ve sorumluluklarının poliçe limiti ile ilgili olan kısmı için davalı sigortacıdan ayrı ayrı teminat aldıklarına göre zarar görenin her iki poliçe yerine sadece tek poliçe limiti kadar talepte bulunabileceğine ilişkin yanlış ilkeye dayalı hakem heyetinin gerekçesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalının dava dışı sigorta şirketi ile birlikte poliçe limiti ile müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi" gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ve davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davalının diğer aracın trafik sigortacısıyla müştereken poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğunu, davacının bakiye zararının 234.000,00 TL olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeni ile araçta yolcu olarak bulunan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1.Davacı vekili meydana gelen çift taraflı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacının araçta yolcu olup kusursuz olduğunu, bu davadan evvel kazaya karışan diğer aracın trafik sigortacısı aleyhine açtıkları davada davacının zararının 594.000,00 TL olarak belirlendiğini, o davada sigorta şirketinin teminat limiti kadar tazminata karar verildiğini bakiye 234.000,00 TL maddi zararın davalıdan tahsilini talep etmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalının kusuruna isabet eden tazminat miktarından müterafik kusuru indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bozma ilamından önce İtiraz Hakem Heyetince davalının kusurunun bulunmadığının daha önce diğer sigortacı aleyhine açılan dava ile kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Anılan kararın temyizi üzerine Direce 31.03.2022 tarihli ilamı ile ""Davacının içinde yolcusu olduğu araç ile davalıya trafik sigortalı aracın çarpışması sonucunda davacı yaralanmış ve içinde yolcusu olduğu aracın trafik sigortacısı aleyhine bu davadan önce tazminat talepli olarak dava açılmıştır. Açılan o davada davacının maddi zararının 594.000,00 TL olduğu tespit edilmiş, yapılan yargılama neticesinde teminat limiti doğrultusunda 360.000,00 TL’ye karar verilmiş, davacı vekilince eldkei bu dava ile bakiye 234.000,00 TL’nin tahsili ise dieğr aracın trafik sigortacısından talep edilmiştir. Davacı vekilince tazminat, her iki aracında zorunlu mali sorumluluk sigortacılarından her bir poliçe limitinin ayrı ayrı tahsiline yönelik olarak açılmış, hakem heyetince kazaya karışan iki aracın sigorta şirketlerinin tek bir limit miktarı ile ve 360.000,00 TL ile sorumlu oldukları, açılan diğer davada da limitin tamamına karar verildiği, davacının zararının teminat limitinin üzerinde kaldığı, davacının teminat limitini aşan zarardan davalının sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Kazada davacı yolcu olup kusursuz, sigortalı araçların ise farklı oranlarda kusurlu oldukları, poliçe limitlerinin ayrı ayrı 360.000,00 TL olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Ayrıca, davacının iş göremezlik tazminatının da tek poliçe limitinin üzerinde olduğu sabittir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91.maddesine göre, motorlu araç işletenler bu Kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadırlar. Anılan madde ile işletenin zarar görene karşı mali sorumluluğu belli bir limit dahilinde müteselsilen sigorta şirketince de paylaşılması öngörülmüş ve mali gücü bulunmayan işleten karşısında, zarar görenlerin zararı kısmen teminat altına alınma amacı güdülmüştür. Bu değerlendirmenin doğal sonucu ise, motorlu aracın işletilmesi sırasında oluşan zararını zarar gören kimse zarar sorumlulularından zararının tamamını isteyebileceğinden hareketle somut olayda da davacı toplam iş göremezlik tazminatı tutarı olan 594.000,00 TL’nın tamamını araç işletenlerinden müteselsilen istemesi mümkündür. İşletenlerin iç ilişkide kusura dayalı sorumlulukları ise kendi aralarında görülecek ayrı bir davada göz önünde tutulur. Zira davacının kazada herhangi bir kusuru yoktur. İşletenlerin davacı nazarındaki bu sorumluluklarının sigorta şirketleri açısından sonucu ise davalı sigortacının sorumluluğu kendi sigortalılarının sorumluluğundan dolayı sigorta poliçesi limiti kadarı iledir. Ortada kusurlu iki işleten ve bu işletenlerin primlerini ödedikleri ve sorumluluklarının poliçe limiti ile ilgili olan kısmı için davalı sigortacıdan ayrı ayrı teminat aldıklarına göre zarar görenin her iki poliçe yerine sadece tek poliçe limiti kadar talepte bulunabileceğine ilişkin yanlış ilkeye dayalı hakem heyetinin gerekçesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalının dava dışı sigorta şirketi ile birlikte poliçe limiti ile müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi" gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamından sonra İtiraz Hakem Heyetince 13.02.2023 tarihli karar ile davalının kusuru oranında tazminatın belirlenmesinde ve bu tazminattan müterafik kusuru indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tarafların itirazlarının reddine karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dairenin az yukarıda belirtilen bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi gerekirken bozma ilamına aykırı olacak şekilde davalının kusuru oranında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Buna göre hakem heyetince yapılacak iş, İtiraz Hakem Heyetinin daha önceki kararı Dairece bozulmakla infazı kabil hüküm ortadan kalkmakla bozma sonrasında İtiraz Hakem Heyetince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek, bozma ilamı doğrultusunda davalının kusur oranı gözetilmeksizin davacının bakiye talebi 234.000,00 TL yönünden davacının ve davalının diğer itirazları yönünden inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. 2. Bozma ilamının neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.