Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9582 E. 2024/1912 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9582
- Karar No
- 2024/1912
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/341 E., 2020/362 K. DAVALILAR : 1. ... 2. İsrail Devletine İzafeten ... vekili Avukat ... BİRLEŞEN 2012/569 ESAS -2012/475 KARAR SAYILI DOSYASI DAVALILAR : 1. ... 2. İsrail Devletine İzafeten ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.10.2012 (asıl ve birleşen dava) HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen asıl ve birleşen davada haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davada manevi tazminat talebinin İsrail Devletine İzafeten ... yönünden kısmen kabulüne, ... yönünden pasif husumet nedeniyle reddine; birleşen davada maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemi ile Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken ... silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını belirterek 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile haksız saldırının kınanması ve bu kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; ... silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığını, iş gücü kaybına uğradığını, eşyalarına el konulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davaya cevap verilmemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.10.2015 tarihli 2012/568 Esas 2015/297 sayılı kararı ile davaya konu olayın Türk kara hudutlarında değil uluslararası sularda meydana geldiği, davalı devletin hakimiyet tasarrufundan doğduğu, mahkemenin başka bir devleti yargılama yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın yargı hakkı yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 26.12.2019 tarihli ve 2019/2989 Esas 2019/6283 sayılı ilamı ile; "...Türkiye Cumhuriyeti ile ... Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması'nın 4 üncü maddesinde; "Türkiye ve İsrail, diğer tarafa veya diğer taraf adına hareket edenlere hukuki veya başka bir sorumluluk yüklemeyecekleri ve bu anlayışın taraflardan herhangi birinin veya taraflar adına hareket edenlerin cezai veya hukuki sorumluluğu kabul ettiği veya üstlendiği şeklinde yorumlanmayacağı hususlarında mutabıktır. Her halükarda, bu anlaşma, İsrail'in, İsrail adına hareket edenlerin ve İsrail vatandaşlarının, Türkiye Cumhuriyeti veya Türk gerçek veya tüzel kişileri tarafından konvoy hadisesiyle ilgili olarak kendilerine yönelik doğrudan ya da dolaylı olarak Türkiye'de yapılmış veya yapılacak her türlü hukuki ya da cezai talebe ilişkin her türlü sorumluluktan tamamen muaf tutulmalarını sağlayacaktır" hükmü, 5 inci maddesinde; "Herhangi bir Türk gerçek veya tüzel kişisi tarafından veya bu kişiler adına, İsrail Hükümeti veya gerçek veya tüzel kişilerine karşı herhangi bir para talebi öne sürülmesi veya taleplerin sürdürülmesi halinde, yukarıdaki hükümlere bakılmaksızın, İsrail Hükümeti, onun adına hareket edenler ve/veya İsrail vatandaşlarının tüm kayıpları, masrafları, hasarları ve/veya harcamaları Türk Hükümeti tarafından karşılanacaktır "hükmü düzenlenmiştir. Anılan düzenleme karşısında mahkemece; davaya konu Mavi Marmara olayı (Konvoy Hadisesi) ile ilgili olarak ... aleyhine yapılmış eldeki tazminat talebi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 124/2 nci maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti ...'ni davaya dahil etmek üzere davacı tarafa süre verilmesi ve dahil edildiği takdirde temyiz aşamasında yürürlüğe giren anılan anlaşmanın tüm maddelerini birlikte değerlendirerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Mavi Marmara gemisinde yolcu olarak bulunduğu sırada İsrail askerlerinin haksız saldırısı sonucunda yaralandığı, İsrail askerlerinin uluslararası kara sularında, insani yardım malzemesi dışında hiç bir şey taşımayan gemiye yapmış olduğu müdahalenin hukuka aykırı, gereklilik ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, davacının gerek kendisinin gördüğü şiddet, gerekse olay anında yaşadığı korku, arkadaşlarına yapılan muamele karşısında manevi olarak zarara uğradığı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'nden tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın feragat nedeniyle reddine, asıl davada Türkiye Cumhuriyeti ile ... Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması gereğince ... yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin İsrail'in uygulamış olduğu haksız muamele sonucunda yaralandığını, insanlık dışı muameleye maruz kaldığını, yaşanan olaylar karşısında hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu, olayın 10 yıl kadar önce meydana geldiğini, paranın alım gücü dikkate alınarak kabul kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek hükmün manevi tazminat yönünden bozulması gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, bilirkişi raporu alınmadan manevi tazminata karar verilmesinin yerinde olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan Mavi Marmara isimli gemide yolcu olarak bulunan davacının ... silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı iddiası ile birleşen davada maddi ve asıl davada manevi tazminat talebi ile haksız saldırının kınanması, buna ilişkin kararın yayınlanması talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,46, 47 ve 49 uncu maddeleri, 28.6.2016 tarihli ve 6743 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile ... Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun bulunmasına Dair Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 90 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalı ...'nden harç alınmamasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.