Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2880 E. 2024/1516 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2880
- Karar No
- 2024/1516
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/240 - 2021/347 ASIL VE BİRLEŞEN ASIL DAVADA DAVALILAR :1- ...vekili Avukat ... 2- Axa Sigorta A.Ş vekili Avukat ... 3-... 4-... vekilleri Avukat ... BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR :1- ...vekili Avukat ... 2- Axa Sigorta A.Ş Avukat ... DAVA TARİHİ : 27.06.2012 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ...Ş. ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ...Ş. tarafından istenilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat...geldi. Davalı ...Ş tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 13.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu araçla, davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu müvekkilinin yaralanarak daimi maluliyete uğradığını, davalı ...Ş.'nin de müvekkilinin içinde bulunduğu aracın trafik sigortacısı olduğunu ileri sürerek ıslahla birlikte 21.411,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tüm davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan tahsilini talep etmiştir. Birleşen dava dilekçesinde; Zile Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/221 esas nolu dosyasında ıslah yapıldığından ikinci bir ıslah yapılamayacağından aradaki fark olan 37.734,91 TL maddi tazminatın tazmini için iş bu davanın açılması gerektiğinden bahisle tüm alacak kalemlerine ilişkin fazlaya dair hakları saklı olmak kaydıyla davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve...Su Armatürleri vekili cevap dilekçesinde; kazada müvekkili sürücünün kusurlu olmadığını, kazanın olmaması için gerekli tüm özen ve gayreti sarfettiğini ancak kendinden kaynaklanmayan nedenlerle istenmeyen bir kaza meydana geldiğini, davacının emniyet kemeri takmadığı için müterafik kusuru bulunduğunu, taleplerin fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın müvekkili nezdinde trafik sigortası bulunduğunu, sorumluluğun poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, maluliyetin Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından belirlenmesi gerektiğini, dava açılmadan önce müvekkil şirkete müracaat ederek delil örneklerini vermediğinden temerrüde düşülmediğini, kaza tarihinden itibaren faiz istenilmeyeceğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı taktirde sigortacının da sorumluluktan kurtulduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsedilen karşı aracın müvekkili nezdinde trafik sigortası bulunduğunu, sorumluluğun poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu,, maluliyet zararları için geçerli olan teminatın her halükarda verilecek bir teminat olmayıp yapılacak incelemeler sonucunda ortaya çıkacak ve verilecek bir tazminat olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkil şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda yine aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile tazminatın hesaplanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMENİN İLK KARARI Mahkemenin 25.06.2013 tarihli 2012/221 - 2013/196 sayılı kararı ile 21.411,25 TL maddi tazminatın davalı ... şirketleri yönüyle ( poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden, diğer davalılar yönünden haksız fiilin meydana geldiği 31.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve...Su Armatürleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... ve...Su Armatürleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2015 tarihli 2013/19930 – 2015/5462 sayılı kararı ile “....Davacının trafik kazası sonucu yaralanması nedeni ile daimi maluliyete uğradığı ileri sürülmüş, mahkemece Tokat Devlet Hastanesinden alınan 27.12.2012 tarihli özürlü sağlık kurulu raporuna itibar edilerek maddi tazminata hükmedilmiştir. Oysa, daimi maluliyete ilişkin alınacak raporun, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. O halde, mahkemece, Adli Tıp Kurumu ihtisas Dairesinden veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından, davacının maluliyet durumuna ilişkin belirtilen yönetmeliğe uygun yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz sağlık kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bozma kapsam ve nedenine göre davacı vekili ve davalılar ...Su Armatürleri San.ve Tic. A.Ş. ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir....” şeklinde belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacının asıl dava yönünden davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, birleşen dava yönünden ise davanın kabulü ile; 59.146,16. TL maddi tazminatın davalı ... şirketleri yönüyle ( poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden, diğer davalılar yönünden haksız fiilin meydana geldiği 31.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve...Su Armatürleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 4. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ...Ş vekili, davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 16.03.2021 tarihli 2020/2163 -2021/2755 sayılı kararı ile ; “ .... Mahkemece, her bir davalı ve her bir dava yönünden ayrı hüküm kurulmak ve her bir davalının tazminattan ve ferilerinden (yargılama gideri, vekalet ücreti, harç) sorumluluğunun infazda tereddüt ve mükerrerlik yaratmayacak şekilde belirlenmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Bozma neden ve şekline göre temyiz eden davalı ... Şirketleri vekillerinin sair, davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz sebeblerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir...” şeklinde belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının asıl dava yönünden kabulü ile; 21.411,25 TL'den 18.352,50 TL'nin davalılar ..., Axa Sigorta A.Ş. ve...Su Armatürleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen, kalan 3.058,75 TL'nin davalı ...Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve...Su Armatürleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen 2018/350 esas sayılı dosyasında davacı tarafından açılan davanın kabulü ile toplam 37.734,91 TL'den, 32.344,21 TL'nin davalı ...Ş'den, kalan 5.390,70 TL'nin davalı ...Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu araçta yaşanan kaza neticesinde ağır bir şekilde yaralandığını, vücudunda ağır kırıklar meydana geldiğini, ameliyatla dalağının alındığını ve çok uzun süren tedaviler gördüğünü, çektiği acılar karşısında hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, ve 09.11.2021 tarihli ek kararın kaldırılmasını talep ederek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesabında PMF Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğini, kusurun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek uzman bir bilirkişi heyetinden alınması gerektiğini, mahkemece hüküm kurarken kusur oranlarının dikkate alınmadığını, faizin asıl dava tarihinden itibaren başlatılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre dava trafik kazasından kaynaklı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik maddi tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 2918 Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı vekili faiz başlangıç dönemleri ve işletilecek faiz türüne ilişkin mahkemeden tavzih talebinde bulunmuş olup, mahkemece hükmün değiştirilemeyeceğinden bahisle 09.11.2021 tarihli ek karar verilmiştir. Mahkemece verilen 09.11.2021 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin ek kararın kaldırılmasına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 3- 6098 sayılı TBK'nın 56 ncı maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda; olayın oluş şekli, tarihi, davacının yolcu olması, gerçekleşen kazada kusurunun bulunmaması ve yukarıda belirtilen ilkeler göz önüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 4- Davacının talep ettiği tazminat miktarları için faiz talebi bulunmasına karşın asıl ve birleşen davalar yönünden hükmedilen tazminat miktarlarına faiz hükmedilmemesi de isabetli olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 09.11.2021 tarihli ek kararın kaldırılmasına ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE , 3. Değerlendirme bölümünün (3) ve (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 17.100,000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.