Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12375 E. 2023/14116 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12375
- Karar No
- 2023/14116
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/855 Esas- 2022/855 Karar DAVA TARİHİ : 29.06.2018 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne - İtirazın Kısmen Kabulüne Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz başvurusu sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına, katılma yoluyla temyiz eden davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; vekalet ücreti yönünden itirazın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.07.2017 tarihinde davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın kavşak noktasında karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle beraber davalı sigortadan tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 262.510,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak belirlemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın davacının asli kusuruyla meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, bu nedenle red kararı verilmesi gerektiğini, davacının ticari faiz talebinin haksız olduğunu ve vekalet ücretinin nispi ücretin beşte biri oranında hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu 02.02.2018 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %41.2 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiği, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 262.510,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 02.01.2019 tarihli 2019/İHK-44 sayılı kararı ile; davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 15.02.2022 tarihli 2021/8366 esas ve 2022/2559 karar sayılı kararı ile " ...Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilinin itiraz yoluna gitmediği, sadece davalı vekilinin itiraz yoluna gittiği, İtiraz Hakem Heyetince de davalının itirazı incelenerek itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmeyen davacının katılma yoluyla temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Dosya içeriğinden; Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce alınan 25.09.2018 tarihli raporda, davalıca sigortalı araç sürücüsünün 108 promil alkollü olduğu, meskun mahalde kontrolsüzce aşırı hızlı seyrettiği, kavşağa yaklaşırken yavaşlamadığı, kavşakta sağdan gelen ve doğrudan geçen araca ilk geçiş hakkını vermeden hızlıca kavşağa giriş yaptığı gerekçesiyle asli ve tam kusurlu olduğu, ancak olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında ise davalıca sigortalı aracın kavşaklardaki geçiş önceliğine uymadığı ve kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığı, davacı sürücünün ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığı belirlenmiş, hakemce davalıca sigortalı araç sürücüsünün kusuru %100 olarak kabul edilmiştir.Bu hali ile hakemce esas alınan kusur oranı ile kaza tespit tutanağındaki kusur tespiti arasında açık çelişki mevcuttur. O halde hakem heyetince İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak heyetten kusur oranları arasındaki çelişkiyi giderecek mahiyette, uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçeleriyle bozulmasına, katılma yoluyla temyiz eden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak alınan 30.08.2022 tarihli kusur bilirkişi heyet raporuna göre davaya konu kazada davacının kusurunun olmadığı, davalıca sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirlendiği, bu nedenle davalının kusura yönelik itirazının reddi gerektiği, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle vekalet ücreti yönünden kararın düzeltildiği anlaşılmaktadır. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, bozma ilamından sonra sadece kusur konusunda rapor alındığını, hesap raporu alınmadığını, asgari ücrette meydana gelen güncel değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre yapılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, tam oranda nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 01.07.2017 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacınının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına ve kararda yazılı gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının 6.1. numaralı bendinde yer alan “4.340,12 TL” ibaresi çıkarılarak yerine "9.200,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.