Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/669 E. 2025/212 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2023/669
Karar No
2025/212
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4341 E., 2022/4436 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.06.2022 tarihli ve 2021/5140 Esas, 2022/9508 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilince tavzih talebinde bulunulmuş, tavzih talebi İlk Derece Mahkemesince reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: A. Ön Sorun Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni olguya dayalı yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından mı yoksa Özel Daire tarafından mı yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir. B. Gerekçe 1. Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir. 2. Mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez. 3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir. 4. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin 19.06.2019 tarihli tavzih dilekçesi ile gerekçeli kararda ... İnşaat Yatırım Ltd. Şti. olarak yer alan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 124. maddesi gereği değiştirilerek hükmün tavzihini talep etmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 25.06.2019 tarihli ek karar ile hüküm verilerek mahkemenin dosyadan el çektiği, HMK'nın 124. maddesi gereği taraf değişikliği talebinin bu aşamada mümkün olmayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. 5. Ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, sadece tavzih talebinin reddine ilişkin ek karara karşı istinaf yoluna başvurulması sebebiyle ve taraf değişikliği de tavzih ya da tashih kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 6. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece, "... davalı ... İnş. Yat.ve Tur. Tic. San. Ltd. Şti.‘nin 29/12/2020 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü sebep ve olguların katılma yoluyla istinaf başvurusu niteliği taşıdığı açık olduğuna göre bölge adliye mahkemesince bu istinaf istemi yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle davacının sair temyiz itirazları incelenmeksizin karar bozulmuştur. 7. Özel Dairenin bozma kararı üzerine bozma kararına karşı beyanların alındığı 21.12.2022 tarihli duruşmada davalı vekili; "Yargıtay bozma ilamına direnilsin, bizim 29/12/2020 tarihli dilekçemiz davacı tarafın istinaf başvuruna cevap niteliğindedir, katılma yolu ile istinaf dilekçesi değildir,…" şeklinde beyanda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince de aynı tarihli duruşmada direnme kararı verildiği anlaşılmıştır. 8. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili bozma sonrası ortaya çıkan yeni olguya dayalı olarak oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır. 9. Hâl böyle olunca verilen bu yeni hükmün temyiz incelemesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. 10. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 09.04.2025 tarihinde yapılan görüşmede oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/669, K. 2025/212, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-hukuk-genel-kurulu-2023-669-e-2025-212-k-585cee129606