Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8688 E. 2023/11336 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8688
Karar No
2023/11336
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/955 D.iş 2022/955 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-1891 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/101847 Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; başvurunun kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile sigortalı aracın 17.08.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı kazadan dolayı motosiklet sürücüsü olan müvekkilinin yaralandığını ve % 18 oranında maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden ticari faizi ile tahsilini talep etmiş, belirli ... getirme dilekçesi ile talep 92.695,09 TL olarak belirlenmiş, 15.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 97.951,50 TL'ye yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarına ilişkin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulü ile 92.695,09 TL maddi tazminatın 08.08.2020 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 21.03.2021 tarihli 2021/İHK-6485 sayılı kararı ile maluliyet raporunun davacının muayenesi yapılarak ve tüm tıbbi evrakları ile klinik seyri değerlendirilerek olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, kusur dağılımına ilişkin raporun ve hesap raporunun yerinde olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 20.04.2022 tarihli 2021/15599 Esas 2022/7551 sayılı kararı ile "... Tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının temyiz itirazlarına gelince; ... kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Bilirkişi Kurulu tarafından düzenlenen 29.11.2019 tarihli raporu Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olup bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 18 olarak belirlenmiştir. Ne var ki, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, uzman bilirkişi heyetinden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; ... Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde PMF yaşam tablosu ve prograsif rant formülü gözetilerek düzenlenen raporun hükme esas alınması gerektiğini belirtmesi karşısında; davacının talebi aşılmayacak şekilde PMF’ye göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp hangi tarihte bittiği açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek tazminat hesaplamasının yapılması için gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası olay tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun alınan 20.10.2022 tarihli maluliyet raporu ile denetime uygun 25.10.2022 tarihli hesap raporu hükme esas alınarak başvurunun kabulü ile 113.026,81 TL tazminatın 08.08.2020 tarihinden avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur dağılımına ilişkin raporu kabul etmediklerini, maluliyet raporuna ilişkin itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, başvuruya eklenen maluliyet raporunun esas alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile düzenlenmesi gerektiğini, davacı yararına tam ve nispi vakelat ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden yeniden rapor alınması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacı tarafından verilen ikinci ıslah dilekçesine göre hüküm kurulduğunu, bir davada iki kez ıslah yapılamayacağını, tazminata avans faiz uygulanmasının hatalı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından; eldeki davanın, belirsiz alacak talepli olarak açıldığı, davacının bozma öncesi 05.11.2020 tarihli belirli ... getirme dilekçesi ile talebini 92.695,09 TL'ye çıkardığı, itiraz aşamasında sunduğu 15.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de 97.851,50 TL'ye yükselttiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun kabulü ile 92.695,09 TL tazminata hükmedildiği, davalının itirazının İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedildiği; kararın taraflarca temyizi üzerine Dairenin 20.04.2022 tarihli 2021/15599 Esas 2022/7551 sayılı kararı ile hükmün bozulduğu, bozma sonrası alınan rapor uyarınca 2. kez ıslah dilekçesi verilerek talebin 113.026,81 TL’ye yükseltildiği ve İtiraz Hakem Heyetince 2. ıslah dilekçesi kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Islah dilekçesi, her davada bir kez verilir, ikinci kez ıslah yoluna başvurulamaz. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafından ikinci kez ıslah yoluna başvurulamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 3. Bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur ve bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmiş, tarafların itirazı İtiraz Hakem Heyetinin 21.03.2021 tarihli 2021/İHK-6485 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Kararın taraflarca temyizi üzerine Dairenin 20.04.2022 tarihli 2021/15599 Esas 2022/7551 sayılı ilamı ile davacının diğer temyiz itirazları reddedilerek yasal faiz yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Açıklanan nedenle bozma sonrası hükmedilen tazminata avans faizi işletilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulmasına karar verilmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8688, K. 2023/11336, T. 25.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8688-e-2023-11336-k-dbf95ecb5907