Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26561 E. 2024/1286 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/26561
- Karar No
- 2024/1286
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/39 E. 2021/153 K. DAVA TARİHİ : 14.01.2014 HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne / davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1450 E., 2019/661 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı sürücü yönetimindeki aracın 12.08.2007 tarihinde kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davacı araçta yolcu olmasına karşın sürücü ...nin alkollü olması nedeniyle sorumluluktan kaçındığını sürücünün... olduğuna dair tanıkları olduğunu, kaza tarihinde aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığını, davanın bu nedenle Güvence Hesabına karşı açılması gerektiğini, kaza nedeniyle davacının iş gücü kaybının meydana geldiğini belirterek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla iş gücü kaybından doğan 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 15.04.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 80.000,00 TL 'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanaklarına göre davacının aracın sürücüsü olduğunu, aracı alkollü olarak kullandığını, 12.08.2007 tarihinde meydana gelen kazada davacının %100 kusurlu olduğunu, kazanın tek taraflı trafik kazası şeklinde meydana geldiğini, KTK 109/1.maddesi gereğince zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının daimi maluliyet durumunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporu ile kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyetinin oluştuğunun belirlendiği, davacının meydana gelen kazada yolcu durumunda olduğunun tanık beyanlarından da anlaşıldığı, kusurlu bulunan sürücünün kullandığı aracın sigortası olmaması nedeni ile Güvence Hesabının teminatı kapsamında yer alan araçlardan olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 80.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; tek taraflı kazanın gerçekleştiği aracın hurdaya ayrılmış, tescilsiz olduğundan sigortasının yapılmamış olmasının işletenin iradesinden kaynaklı bir durum olmadığını, aracın hurdaya ayrılmış olması nedeniyle sigortasının yaptırılmasının mümkün olmadığını, tescilsiz aracın trafik sigortasının bulunmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, bu nedenle oluşan zararın ... teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının olay günü kaza tespit tutanağında sürücünün kim olduğunun tespit edilmediği ve kazanan oluş şekline dair tanık bulunmadığının belirtildiğini, bunun aksini davacının ispat etmesi gerektiğini, davacının ise bunu usulüne uygun delillerle ispat edemediğini, ayrıca aksi kabul edilse dahi ehliyetsiz ve alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binen davacının kusurlu olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin oluşan zarardan sorumlu olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 12.08.2007 tarihinde gerçekleşen kazada yolcu konumunda olmasına rağmen kaza tespit tutanağına sürücü olarak yazıldığını ileri sürdüğü, kaza üzerinden yedi yıldan fazla zaman geçtiği, tanıkların kazadan çok sonra beyanlarının alındığı, tanıkların kaza anına dair görgüye dayalı bilgisi bulunmadığı, tanıklarla davacı arasında akrabalık ilişkisi de bulunduğu, kaza tespit tutanağının aksi ispat edilene kadar geçerli olduğu, davacının tutanağın aksini ispat edemediği, buna göre kazada sürücü durumda olan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın hatalı olduğunu, kaza tespit tutanağının araçtaki sürücünün tek taraflı beyanları ile hazırlandığını, davacının kafa travması nedeni ile hastaneye kaldırıldığını, olay ile şikayet arasında zaman farkı olmasının davacı aleyhine yorumlanamayacağını, tutanağı düzenleyen görevlilerin ifadesine başvurulması gerektiğini, aracın hangi taraftan kaza yaptığına göre ve şahsın yolcu koltuğunda oturduğuna dair bilirkişi marifeti ile açık tespit yapılması gerektiğini, tanık anlatımlarının akrabalık ilişkisi nedeni ile dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının kaza anında yolcu olduğunu ispat edemediğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.