Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8094 E. 2023/11419 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8094
- Karar No
- 2023/11419
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/955 D.İş, 2022/975 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/2062 HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin İtirazının Reddi/Davanın Usulden Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/44637 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın davacının desteği küçük ...'a çarpması sonucu meydana gelen kaza neticesinde ...'un vefat ettiğini, müvekkilinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.000,00 TL cenaze defin gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketine usulüne uygun yapılmış bir başvurudan söz edilemeyeceğini, tarafların kusur oranlarının belli olmadığını, başvuru aşamasında kaza tespit tutanağının sunulmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi için kusur raporu alınması gerektiğini ve mevzuata göre şirket aleyhine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen tutarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 inci maddesinde, zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, trafik poliçesinden kaynaklı bedeni zararlar kapsamındaki gerekli başvurunun nasıl yapılacağı hususunun Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik) Genel Şartlarının B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi Başlıklı 2.1 maddesinde düzenlendiği, atıf yapılan Tazminat Kapsamında İstenecek Belgeler başlıklı Ek:6 incelediğinde, Bedeni Zararlar kapsamında kaza raporu, veraset ilamı, güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği, mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi, hak sahibine ait banka hesap bilgilerine ilişkin bilgi ve belgelerin ibrazının zorunlu olduğu, yukarıda bahsedilen düzenlemelerin dava/başvuru şartı olarak uygulanması gerektiği, davaya konu olaya ilişkin kusur tespit raporunun ilk başvuru aşamasında sigorta şirketine sunulmadığı ve usulüne uygun olarak başvuru şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davalı ... şirketine başvuru sırasında kaza tespit tutanağı veya tarafların kusur durumunu belirtir rapor sunulmadığı, bu nedenle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 inci maddesi uyarınca başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ve tarafların kusur durumunun belirlenmesi için bilirkişiden kusur raporu alınması gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 11.09.2018 tarih ve İHK/7591 sayılı kararı ile; davalı ... şirketinden talep edilen destek tazminatı talep hakkının varlığı ve hesaplanmasına yönelik bilgi ve belgelerin davalı tarafa sunulması gerektiği, davacının sigorta kuruluşuna trafik kaza tespit tutanağı, ceza dava dosyasında yapılan yargılama ile ilgili evrak ve bilirkişi raporunu ibraz etmediği gibi tahkime yapılan başvuru sırasında ve hakemin kararına karşı yaptığı itirazında da bu eksiklikleri gidermediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince usulüne uygun başvuru yapılmadığı değerlendirmesi ile davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 25.11.2021 tarihli, 2021/6801 Esas ve 2021/9211 Karar sayılı ilamıyla; "...Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2 inci maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda; davacı vekili tarafından Komisyona başvuru aşamasında kazaya ilişkin ifade tutanaklarının, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/8003 soruşturma nolu dosyasında düzenlenen ölü muayene tutanağının dosyaya eklendiği, ayrıca davacı vekili tarafından dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının olmadığının beyan edildiği, başkaca bilgi ve evrakın dosyaya eklenmediği anlaşılmıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafa, dava konusu kazaya ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri sunması, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/8003 soruşturma nolu dosyasının akıbetine dair beyan ve delillerini sunması için kesin süre verilek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yeniden yapılan itiraz incelemesi sonucunda davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararı sonrası dosyaya ceza dosyasından alınan kusur raporunun sunulduğunu, Hakem Heyetince kusur incelemesi yapılmadan ceza dosyasında alınan kusur raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74 üncü maddesi uyarınca (818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi) hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı ile de bağlı olmadığı, bu nedenle Hakem Heyetince yeniden kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ceza dosyasında alınan kusur raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 115 inci maddesinin 2 inci fıkrası ve 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 53 ve 74 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 87, 89, 90, 91 ve 97 nci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da; “...yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği…’’ vurgulanmıştır. Bu, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. Dosya kapsamından, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasından sonra İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmakla; bozma ilamı sonrası davacı vekilinin itirazları değerlendirilerek sonucuna göre yeniden hüküm tesisi gerekirken yukarıda açıklanan hükme aykırı olacak şekilde davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmekle yetinilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının iste hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.