İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/424 E. 2024/917 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/424
Karar No
2024/917
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/424 Esas KARAR NO : 2024/917 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/01/2015 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında daha önceden yapılan ihale ile ihaleyi kazanan müvekkili şirket ile davalı arasında 25/09/2014 tarihli "..." akdedildiğini, sözleşmenin konusu ... ili ... ilçesi ... mah. 78 pafta 1731 ada 1 parsel üzerinde yeniden inşa edilen ...'nın gaz beton bloklarla bölme duvarı yapımı ve bu duvarların içerisinde yer alan yatay ve düşey betonarme topuk betonu ve hatıl işlerini mimari uygulama projesine, detaylarına bütün dökümanlara ve bunlara atıfta bulunan tüm teknik ve idari şartnamelere, bu işe ait birim fiyat tarifeleri ile T.C. Mevzuatındaki tüm yasal ve idari düzenlemelere uygun şekilde yapılması işi olduğunu, kullanılacak gaz beton bloklar ve örgü tutkalı ile hazır beton ve inşaat demirinin işveren tarafından temin edileceğini, diğer her türlü sarf malzemenin taşeron tarafından temin edileceğini, sözleşme konusu yerin 26/09/2014 tarihinde imza altına alınan yer teslim tutanağı ile davalı şirket tarafından müvekkiline sözleşmedeki edimini yerine getirmek üzere teslim edildiğini, sözleşmenin bedelinin 1.257.928,00-TL + KDV olduğunu, bugüne kadar müvekkili şirkete davalı tarafından mevcut hak ediş bedelinin ödenmediğini, sözleşme konusuna ilişkin tadilatın bitiş tarihinin 25/12/2014 olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmede üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bugüne kadar davalı şirket tarafından müvekkili firmaya herhangi bir yazılı bildirimde bulunulmadığını, 13/11/2014 tarihinde yönetimin müvekkili şirkete sözlü olarak beyanıyla müvekkili şirket namına çalışan işçilerin stadı terk etmelerinin istendiğini, sözleşmeyi haksız yere ihlal eden ve müvekkilinin yaklaşık 390.000,00-TL + KDV kar mahrumiyetinde bırakan davalı karşısında haklılık durumlarının tespiti için iş bu davanın açıldığını, müvekkili şirketin mevcut hak edişleri toplamının 88.288,78-TL + KDV'yi davalıdan istemesine rağmen ... yönetiminin bunu kabul etmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak alacaklarının sözleşme tarihinden itibaren hesaplanacak aylık en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davavcının 25/09/2014 tarihli sözleşme uyarınca üstlenmiş olduğu işleri iş programına, sözleşme ve eklerine, teknik ve idari şartname hükümlerine, yasal ve idari düzenlemelere uygun olarak yerine getirmediğini, yapılan tüm uyarılara ve yazılı bildirimlere rağmen davacının üstlenmiş olduğu işleri sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemekte ısrarcı olduğunu, ayıplı imalatların düzeltilmesi ve diğer eksikliklerin giderilmesine ilişkin olarak yapılan uyarıları hiçbir şekilde dikkate almadığını, davacı şirketin şantiye alanında görevlendiren çalışanlarının işçilik haklarını ve sigorta primlerini ödemediğini, personelinin çalışma başlangıçlarını SGK'ya doğru olarak bildirmediğini ve sözleşmeden doğan pek çok yükümlülüğünü ihlal ettiğini, anılan sözleşmede ... şirketinin sözleşme ve eklerinde geçen tüm kontrol ve yönetim işlerini, iş ile ilgili malzeme ve işçilikleri muayene ve tecrübeye, redde ve gerekirse işi durdurmaya tam yetkili kılındığını, ... şirketinin sözleşme süresi boyunca davacı tarafından yürütülen duvar imalatlarını kontrol ettiğini ve tespit edilen eksiklikleri yazıl ıve sözlü olarak defalarca davacı şirkete bildirdiğini, 25/09/2014 tarihli sözleşmenin ilgili mevzuat hükümleri ve davacı ile akdedilen sözleşmenin 21. Maddesinden doğan fesih yetkisine dayanarak ... 2. Noterliği'nin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedilmiş ve ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük feshi ihbar süresinin sonunda sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının davacı şirkete ihtaren bildirildiğini belirterek davacının haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında düzenlendiği ifade olunan sözleşme gereğince, ... bloklarla bölme duvarı yapılması işinin kararlaştırıldığı ancak davalı tarafından işin başka şirkete verildiğinden bahisle davacının kar mahrumiyeti ve hakediş bedeli tahsili talebine ilişkindir. Mahkememizin ... E.K. sayılı 09.01.2019 tarihli "...1-Davanın kısmen kabulüne, 87.544,85-TL hak ediş bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiş, anılan kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin... E.K. sayılı 16/05/2022 tarihli ilamı ile "...Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. Maddesinde; "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." hükmü düzenlenmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 294 ve 297. Maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış ve 297/son maddesi gereğince hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alacağı belirtildikten sonra hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği belirtilmiş, aynı kanunun 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı belirtilmiştir. HMK'nın 26 ve 297. Maddeleri gereğince davacının tüm talepleri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi ve verilen kararın gerekçesinin açıklanması hukuki bir zorunluluktur. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olayda; davacı vekilince ibraz edilen 30/11/2018 tarihli ıslah dilekçesinde 21/11/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hakediş alacağı olarak 195.522,00 TL, şantiyeye getirilen malzeme ve ekipmanlar bedeli olarak 101.325,00 TL ve kâr kaybı alacağı olarak 63.137,45 TL olmak üzere toplam 359.984,45 TL alacak talep edilmesine ve dava dilekçesi ile dava dilekçesindeki talepleri açıklayıcı dilekçede malzeme ve ekipman bedeli talep edilmemesine rağmen, mahkemece ıslah dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki tüm taleplerin gerekçelendirilmediği, malzeme ve ekipman bedeli talebi yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bunun da HMK'nın anılan maddelerine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle davacı vekiline yapılan ıslahın tam veya kısmi ıslah olup olmadığının, niteliğinin açıklattırılması, ıslahın açıklanacak niteliği kapsamında HMK’nın 297. ve 26. maddelerindeki hükümler gözetilerek davacının talep ettiği tüm kalemler yönünden değerlendirme yapılıp olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve talepler hakkında verilecek kararın gerekçesinin açıklanması suretiyle, yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna uygun karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin usul yönünden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE, 2-... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2018 tarih,...Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA..." şeklinde karar verilmiş, yargılamaya 2022/424 esas numarası üzerinden devam edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek dava dilekçesindeki talepler, ıslah dilekçesi, istinaf kararı, ıslaha ilişkin açıklama ve açıklama dilekçesine karşı itiraz dilekçeleri değerlendirilerek davacının taleplerinin her bir kalem açısından ayrı ayrı hesaplama yapılmak sureti ile bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. 30.05.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Davaya konu husumete sebep olan İnşaat; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 78 Pafta, 1731 ada ve 1 parsel üzerinde yeniden inşa edilen ...(Eski...) kapsamında; “...” inşaatıdır. Taraflar arasında iki sözleşme imzalanmış olup, İkinci yapılan sözleşme ile birinci sözleşme hükümsüz kalmıştır. Taraflar arasında Tanzim edilen ve imzalanan 25.09.2014 tarihli 2. Sözleşmenin bedeli 1.257.928,00 TL dir. İşin teslim tarihi 25.12.2014 dür. Tar m sözleşme dahilinde inşaat devam ederken, işverenin Noter vasıtasıyla Taşerona gönderdiği 06.11.2014 tarihinde ihtarname ile işi tek taraflı fesh edilmiştir. İhtarnameyle işin; Sözleşmeye, Teknik Şartnameye ve sair ilgili yönetmelikler aykırı olarak ifa edilen imalatların 15 gün içerisinde düzeltilmemesi halinde işin Sözleşme Hükümlerine göre feshedileceğini İhtar ettiği, Bu verilen süre sonunda fesh geçekleşmiştir. İşverenin İhtarname ve E-maillerde belirttiği Fen ve Sanat kurallarına uygun yapılmayan ... Duvar İmalatlarından nefaset kesilecektir...HAKEDİŞLER İCMALİ TOPLAM 391.658,00 TL Hesap edilmektedir. TOPLAM HAKEDİŞLER TUTARI 1: 391.658,00 TL... BAKİYE ALACAK 1: 195.522,00 TL olarak hesaplanmaktadır..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında bila tarihli ve 25/09/2014 tarihli iki adet "..." akdedildiği, sözleşmelerin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, buna göre davacının taşeron olarak proje kapsamında gazbeton bloklarla bölme duvarı ve bu duvarların içerisinde yer alan yatay ve düşey betonarme topuk betonu ve hatıl işlerinin yapılması işini üstlendiği, birinci sözleşmenin bedelinin 800.000,00 TL + KDV, ikinci sözleşmenin bedelinin ise yaklaşık bedel olarak 1.257,928 TK +KDV olarak belirlendiği, davacının 26/09/2014 tarihli yer teslim tutanağı ile işe başladığı, her iki sözleşmede taraflara düşen yükümlülüklerin detaylı olarak düzenlendiği, kullanılacak gazbeton bloklar ve örgü tutkalı ile hazır beton ve inşaat demirinin davalı işveren tarafından, diğer tüm malzemenin ise davacı taşeron tarafından sağlanacağının kabul edildiği, işin devamı sırasında taraflar arasında geçen mail yazışmalarında, davalı tarafından davacının işi sözleşmelere uygun yapmadığının bildirildiği, birinci sözleşme kapsamında 3 adet hakedişin düzenlendiği ve davacıya ödemelerin yapıldığı, uyuşmazlığın davacının sözleşmenin feshi nedeniyle kar mahrumiyeti talep etmesinden kaynaklandığı, davalı tarafından davacıya gönderilen 14/11/2014 tarihli Noter ihtarnamesi ile dava konusu iş için gerekli betonun taraflarınca istenmesine rağmen gönderilmemesi nedeniyle işin durduğunun bildirildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen 06/11/2014 tarihli Noter ihtarnamesi ile sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, yukarıda yer verildiği üzere taşeron tarafından işin yapılabilmesi için davalı iş sahibinin gazbeton bloklar, örgü tutkalı ile hazır beton ve inşaat demirini temin etmesi gerekmektedir. Davacı, söz konusu malzemelerin kendisine teslim edilmediğini ileri sürmüş; davalı tarafından bunların eksiksiz olarak teslim edildiği ve yükümlülüklerinin süresinde yerine getirildiği yazılı belgeyle ispatlanamamıştır. Bu nedenle, davalı tarafından yapılan fesih bildiriminin haksız olduğu, davacının sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle hakkediş, kar kaybı ve malzeme bedeli isteminde bulunabileceği değerlendirilmiştir. Bununla birlikte davacı, 27.01.2015 tarihli dilekçesinde, 5.000,00 TL harca esas değer karşılığında hakkediş ve kar kaybı isteminde bulunmuştur. Dava dilekçesinde, anılan taleplerini miktar olarak paylaştırmadığı için harca esas değer her iki istem yönünden de eşit (2.500,00 TL) kabul edilmiştir. Davacı tarafından sunulan 30.11.2018 tarihli ıslah dilekçesinde bu kez dava değeri 359.984,45 TL olarak belirlenmiştir. Dilekçe içeriğinden anlaşılacağı üzere, ıslah talebinde hakkediş ve kar kaybı yanında malzeme bedeli de istenilmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan 1/11/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda hakediş alacağı olarak 195.522,00 TL, şantiyeye getirilen malzeme ve ekipmanlar bedeli olarak 101.325,00 TL ve kâr kaybı alacağı olarak 63.137,45 TL olmak üzere toplam 359.984,45 TL hesaplama yapılmıştır. İstinaf ilamı sonrasında davacıya ıslah dilekçesini açıklaması için süre verilmiş; 09.12.2022 tarihli dilekçesiyle "Mahkemeniz ... esas sayılı dosyasında, mahkemeye sunulan raporda belirtilen hak ediş ve malzeme bedeli ve kar kaybı alacağını toplamda raporda geçtiği üzere 359.984,45 TL olarak ıslah ettiğimizi beyan etmiştik. 02/12/2016 tarihli dilekçemizde talep sonucunun 88.288,78 TL + KDV hakediş bedeli alacağı ve 390.000,00 TL kar mahrumiyeti olarak açıklamıştık. İstinaf ilamında ise ıslah talebimizin açıklanması talep edilmekle yapmış olduğumuz tam ıslah olup talep kısmında her ne kadar malzeme bedeli olarak bunu belirtmemiş olsak da bu bedel de hak ediş bedelinin içerisinde yer almakta ve talebimizi belirsiz alacak ve fazlaya dair haklarımızı saklı tutarak sunmuştuk. Dolayısıyla daha önce sunduğumuz ıslah talebimiz doğrultusunda 359.984,45 TL'nin sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile davalıdan alınarak davacı müvekkilime verilmesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini" şeklinde talebini açıklamıştır. Akabinde, 09.07.2024 2sisteme havale" tarihli ıslah dilekçesinde "Bilirkişi raporunu tebliğ almakla, raporda belirtilen hak ediş ve malzeme bedeli ve kar kaybı alacağını toplamda raporda geçtiği üzere 359.984,00 TL olarak ıslah ediyoruz. Islah talebimiz doğrultusunda 359.984,0 TL'nin sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile davalıdan alınarak davacı müvekkilime verilmesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederim." şeklinde açıklama sunmuştur. Davacı ilk açıklama dilekçesinde tam ıslah yaptığını belirtmiş ancak malzeme bedeli isteminin hakkediş alacağının içinde değerlendirilmesini istemiştir. Ancak, tam ıslah beyanına ilişkin yeni bir dava dilekçesi sunulmamıştır. Dosyaya sunulan 09.07.2024 havale tarihli ıslah dilekçesi ve ilk beyan dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davacının talebinin dava konusu bedel artışına ilişkin kısmi ıslah olduğu kabul edilmiştir. Nitekim, malzeme bedelinin hakkediş alacağı olarak kabulü mümkün olmadığından bunun ayrı bir alacak kalemi olarak değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bu açıklamalar ışığında mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda, davacının kar mahrumiyeti istemi yönünden 195.522,00-₺; hakkediş istemi yönünden 63.137,45-₺; malzeme ve ekipmanlar bedeli olarak 101.325,00 TL alacağın bulunduğu tespit edilmiş; 27.01.2015 tarihli dava dilekçesinde 5.000,00 TL harca esas değer karşılığında hakkediş ve kar kaybı isteminde bulunulduğu, davanın usulüne uygun şekilde tam ıslah edilmemesi karşısında dava dilekçesinde yer almayan bir hususun kısmi ıslah ile istem konusu yapılamayacağı gözetilerek hakkediş ve kar kaybı istemi yönünden davanın kabulüne, malzeme bedeli istemi yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, A. Kar mahrumiyeti istemi yönünden 195.522,00-₺ alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (Alacağın 2.500,00-₺'lik kısmına dava tarihinden, kalan kısmına 03.12.2018 (ıslah) tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine), B. Hakkediş istemi yönünden 63.137,45-₺ alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (Alacağın 2.500,00-₺'lik kısmına dava tarihinden, kalan kısmına 03.12.2018 (ıslah) tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine), C.Malzeme bedeli istemi yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 17.669,03-₺ nispi harçtan peşin alınan 8.163,39-₺ harcın mahsubu ile bakiye 9.505,64‬-₺ nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 2.417,50-₺ bilirkişi ücreti, 432,50-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 2.850,00-₺ üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.047,81-₺ ile 8.195,19‬-₺ harç gideri olmak üzere toplam 10.243‬,00-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 2.947,50-₺ bilirkişi ücreti ile 252,50-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 3.200,00-₺ yargılama gideri üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 900,71-₺ yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 41.385,51-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-₺ maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/424, K. 2024/917, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-424-e-2024-917-k-310baf0f199c