Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7286 E. 2023/12644 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7286
- Karar No
- 2023/12644
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1113 E., 2023/856 K. DAVA TARİHİ : 26.01.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/Başvurunun Esastan Reddi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.07.2015 tarihinde davacının idaresindeki motosiklet ile kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan başka bir motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 250,00 TL tazminatın teminat limiti sınırları içinde kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 20.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.009,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 42.834,94 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 337.844,85 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, davacı motosiklet sürücüsünün kaza esnasında kask takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının ve tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davalının poliçe limiti ile sorumlu olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/80 esasında açılan davada mahkemece HSK'nın 07.07.2021 tarihli kararı nedeniyle dosyanın Samsun Asliye Ticaret Mahkemesine devredilmesine karar verilmiş ise de yargı çevresinin yeniden düzenlenmesine dair kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanması gerektiğinden, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/15 esasına kaydedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 09.05.2017 tarihli raporda olayın davacının iddia ettiği şekilde meydana geldiğinin kabul edilmesi halinde, dava dışı sigortasız motosikletin sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu, davacı sürücünün kusursuz olduğu, olayın dava dışı sigortasız motosikletin sürücüsünün iddia ettiği şekilde meydana geldiğinin kabul edilmesi halinde ise davacı sürücünün %100 oranında kusurlu, dava dışı sigortasız motosikletin sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, taraflardan hangisinin olayın gerçekleşmesinde daha kusurlu olduğunun tespit edilemediği, ayrıca olayın gerçekleşme şeklini tespit edebilecek başka bir delilin de bulunmadığı, bu nedenle tarafların kusur oranların eşit kabul edildiği, iki tarafın da %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 29.04.2020 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 76 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu, davacının başka birisinin sürekli yardımına ihtiyaç duyabileceği hususunun tespit edildiği, 14.02.2022 havale tarihli aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre 1.033.439,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 802.257,78 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı, yine dosya kapsamında alınan 18.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda 5.009,91 TL geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanmış ise de kaza tarihinde davacının henüz 18 yaşını doldurmadığı, davacının kaza tarihindeki yaşı 17 yaş 6 ay 19 gün olarak belirlendiğinden 18 yaşına kadar geçecek süredeki tazminat miktarı çıkarıldığında davacının isteyebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 4.517,06 TL olarak hesaplandığı, davacının ıslah dilekçesi ile talebini 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.009,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 42.834,94 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 337.844,85 TL'ye yükselttiği, davacının yaralanmasının kafa bölgesinden olduğu, ancak davacının kaza esnasında kask takıp takmadığı hususunun toplanan deliller ile tespit edilemediği, davalının bu yönde ayrıca bir delil de ileri süremediği, bu nedenle davacının müterafik kusuru bulunmadığı kanaatine varıldığı, davalı ... Hesabının bedeni zararlardan ve sağlık klozundan ayrı ayrı sorumlu olduğu, ıslahla artırılan miktarın poliçe limitlerini aşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 290.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.517,06 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 42.834,94 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 337.352,00 TL maddi tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı ... Hesabından dava tarihi olan 26.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kusur raporunun seçenekli düzenlendiğini, kusurun net olarak tespiti mümkün iken seçenekli rapora göre % 50 kusur oranına göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan veya Fen Heyetinden kusur raporu alınması gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğunu, davacının hangi mesleği icra edemediğinin anlaşılamadığını, ortada icra edilecek bir meslek bulunmadığından davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını, davalının bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, brüt asgari ücret üzerinden bakıcı gideri hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde ise hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacı motosiklet sürücüsünün kaza esnasında kask kullanmadığını, yaralanmanın kafa bölgesinden olduğunu, davacının meydana gelen kazada müterafik kusurlu olduğunu, davacının kaza tarihinde 17 yaşında olup sürücü belgesinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacıya kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapmadığının araştırılması, ödeme yapıldıysa ödenen miktarın tazminattan mahsup edilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 iskonto oranına göre yapılması gerektiğini, limit aşımının söz konusu olduğunu, kaza tarihi itibariyle limitin 290.000,00 TL olduğunu, tek teminat limitinin bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 09.05.2017 tarihli rapora göre kazanın meydana geliş şeklinin kesin olarak belirlenemesi nedeniyle ihtimalli kusur değerlendirmesi yapması nedeniyle yerel mahkemece kazanın meydana gelişinde her iki tarafında kusurlu olduklarının kabulünün yerinde olmasına, yerel mehkemece maluliyete ilişkin kaza tarihinde yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre İstanbul ATK'dan alınan 11.05.2020 tarihli raporun denetime açık hüküm vermeye elverişli olmasına, aktüerya bilirkişi tarafından yapılan tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğine uygun olmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında, müterafik kusur olgusunun yerel mahkemece tartışılıp uygulanmamasında, sürekli iş göremezlik zararının bedeni zararlar klozu, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararının tedavi gideri klozu sorumluluğunda olmasına göre yerel mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki ileri sürdüğü nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 12.07.2015 kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan motosikletin karıştığı çift taraflı trafik sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 09.05.2017 tarihli raporda kusur durumunun seçenekli olarak belirlendiği, mahkemece kusur oranının tespit edilememesi karşısında iki tarafın eşit kusurlu olarak kabul edildiği, kusur oranının tespitinde isabetsizlik olmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre, kaza ile illiyet bağı kurulmak ve davacı muayene edilmek suretiyle hazırlandığı, poliçe teminatı kapsamında davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olduğu, 18 yaş itibariyle geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, brüt asgari ücret üzerinden bakıcı giderinin hesaplanmasının doğru olduğu, gerçek zarar ilkesine göre bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılamayacağı, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasının doğru olduğu, kaza tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitinin bedeni zararlarda kişi başına 290.000,00 TL, yine tedavi giderlerinde de kişi başına 290.000,00 TL olduğu, bu iki limitin birbirinden bağımsız olduğu, kazada yaralanan kişinin maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere talep edebileceği, mahkemece hükmedilen tazminat miktarlarının poliçe limitleri dahilinde kaldığı, teminat limitinin aşılmasının söz konusu olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı (kask) ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacı sürücünün motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması mahkemece kabul edilmemiştir. Somut olayda; davacı motosiklet sürücüsünün kaza tespit tutanağına göre kaza esnasında kask takmadığının belirlendiği, bununla birlikte davacının yaralanmasının kafa bölgesinde meydana geldiği, buna göre davacının kaza sırasında kask takmadığının sabit olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda, davacının kafa bölgesinden yaralandığı anlaşılmakla Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, indirim yapılmamış olması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.