Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6002 E. 2023/11295 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6002
- Karar No
- 2023/11295
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/701 E., 2023/130 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.05.2006 tarihinde davalının sevk ve idaresinde bulunan araç ile seyir halinde iken zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/236 Esas sayılı dosyasından açılan kamu davası sonucunda davalı sürücünün eylemi sabit kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek davacı idare tarafından yapılan idari tahkikatta alınan araç hasarının belirlenmesine ilişkin raporla tespit edilen 22.520,00 TL hasar bedelinin kusurlu olan davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/236 E sayılı dosyasının sonucunun beklemesi gerektiğini, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin suçunun bulunmadığını, müvekkilinin aracının sağ önünde seyir eden otobüsün lastiğinin patlaması sonucunda müvekkilinin üzerine gelen bu araçtan kendisini kurtarmak için sola kaçtığını ve kazanın gayrı ihtiyari bir refleks sonucunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2015 tarih ve 2009/207-2015/23 sayılı kararı ile alınan kusur raporu ve davacı kurum kaza tespit raporları hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 13.512,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 09.05.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir. 17. Hukuk Dairesinin 30.05.2016 tarih ve 2016/1815 Esas- 2016/6517 Karar sayılı kararıyla; davacı yararına araçtaki gerçek zararın miktarının tespiti konusunda, İTÜ ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek hasar konularında uzman bilirkişi (makine mühendisi) veya bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamına göre hasar bedelinin tespiti konusunda rapor alınması gerektiği, davalı yararına hükme esas alınan 15.09.2014 tarihli trafik kusur uzmanı makine mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen raporun davalıya usule uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiğine değinilerek bozma kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin19.02.2019 tarih ve 2017/169-2019/79 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 13.536,858 TL'nin 09.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraflar vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. Daire; "Alınan bilirkişi raporuna göre aracın pert olduğu, ikinci el rayiç değerine göre, tamirinin ekonomik olmadığı kanaati bildirilmesine rağmen mahkemece hatalı değerlendirmeyle ekonomik olmayan onarım bedelinden kusur indirimi yapılarak karar verilmesi doğru değildir. Belirlenen gerçek zarara tarafların kusur durumu da gözetilerek karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden..." kararın bozulmasına karar vermiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; pert olan aracın davalıya verildiğine dair dosya kapsamında bir iddia, savunma veya delil bulunmadığı, dolayısıyla pert olan aracın davacı kurumda kaldığı kabul edilerek davacı kurum net zararının 13.000,00 TL olduğu, bu miktarın kusur durumuna oranlanması sonucu kalan miktarın ise 7.800,00 TL olduğu anlaşıldığından; "1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE 7.800,00 TL nin 09.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 11.09.2018 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu aracın ikinci el piyasa değeri rayiç bedeli esasa alınarak zarar belirlendiği, bilirkişi raporunun 2. sayfasında 22.561,43 TL toplam hasar tutarı hesaplandığı, müvekkili idarenin zararına ilişkin en az bu bedelin esas alınması gerektiğini, hükümde, zarar hesabı yapılırken sovtaj bedeli düşüldüğünü oysa ki huzurdaki dava araçların malikleri arasında görülmekte olup aracın sovtajı ile ilgili müvekkil idarenin sigorta şirketinden sovtaj bedeli aldığına ilişkin dosyada bir kayıt bulunmadığını, sovtaj bedeli ile ilgili herhangi bir çalışma yapılmadan aracın doğrudan kayıtlardan silindiğini, bu nedenle net zarar hesaplanırken sovtaj bedelinin düşülmesinin hatalı oduğunu, davalının zararın tümünden sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu uyuşmazlık için tazminat davası açma hakkının zamanaşımına uğradığını, davalının kendi kusurundan kaynaklanmayan bir trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu kazanın tüm sorumluluğunun asli kusurlu bir şekilde lastiği patlayan araç kullanıcısına ait olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle davacı ...'nın aracında meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre; taraflarca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.