Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10080 E. 2024/1846 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/10080
- Karar No
- 2024/1846
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/35 Esas-2022/64 Karar DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 04.04.2013 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında tüketici kredisi kapsamında düzenlenen hayat sigorta poliçesine istinaden tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17 Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi...in 07.05.2012 tarihinde 7680202 kredi no ile...Finans A.Ş.'den 30.855,00 TL tüketici kredisi çekerek bir minibüs satın aldığını, aynı gün davalı şirketten Kredi Koruma Sigortası yapıldığını, muris...in araba için kredi işlemlerini yaptığı esnada hiç bir bilgilendirme ve açıklama yapılmadan kredili hayat sigorta sözleşmesinin kendisine telaşla imzalatılarak 855,00 TL primin hemen kesildiğini ve verilen krediye dahil edilerek aylık taksitlerinin belirlendiğini, murisin 07.06.2012 tarihinden başlayarak ödeme planı gereği taksitlerini ödediğini, 04.12.2012 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin kredi ile ilgili evraklar arasında kredi koruma teminatlı hayat sigortası sözleşmesini görüp davalı şirkete başvurduğunu, davalı şirketin ise murisin sözleşmenin yapılması esnasında beyan yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle taleplerini reddetmiş olduğunu, tüketici kredisi ile kredili hayat sigortasının aynı gün yapıldığını, bilgilendirme formu üzerinde hiç bir açıklama yapılmadan müzakere edilmeden, imza attırılarak kredili hayat sigortasının tamamlatıldığını, bütün işlemler aynı gün yapılmış iken kredi koruma teminatlı hayat sigorta poliçesinde "sigorta ettirenin beyanı esas alınarak 31.05.2012 tarihinde düzenlendiği" şerhi Koçfinans tarafından düzenlenen 07.05.2012 tarihli tüketici kredi sözleşmesi ile çeliştiğini, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'la belirtildiği üzere tüketicinin en önemli hakkının bilgilendirilme ve aydınlanma hakkı olduğunu, tüketici ile müzakere etmeden tek taraflı olarak sözleşmeye konan hak ve yükümlülüklerin iyi niyet kuralına aykırı ve haksız şart oluşturduğunu belirterek muris Mehmet Gezer ile davalı sigorta şirketi arasında yapılan kredi koruma teminatlı hayat sigortası sözleşmesi gereği 30.855,00 TL'nin...Finansa ödenmesine, ...'in yaptığı ödemelerin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili duruşmada; müvekkili tarafından ödenen miktarın tarafına, ödenmeyen miktarın ise dava dışı bankaya ödenmesi hususunda dava açtıklarını, ancak dava açıldıktan sonra tüm krediyi ödediklerini, kredinin kapatıldığını, tüm kredinin müvekkillerince ödendiğini, davanın kabulüne karar verilmesini, ödedikleri miktarın tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacıların murisi Mehmet Gezer arasında 07.05.2012-2015 tarihleri arasında 0001-9510-00075475 sayılı "kredi Koruma Teminatlı Hayat Sigorta " poliçesi imzalandığını, acente yetkililerinin kredi koruma teminatlı hayat sigortasına ilişkin genel açıklamalar yaparak sigortacıya ve sözleşmeye aracılık eden sigorta acentesine ilişkin bilgiler ile teminat içerikleri, genel ve özel şartlar hakkında murisi bilgilendirdiklerini, davacıların murisinin de bilgilendirme formunu imzalamış olduğunu, bu hususun davacı vekilinin dava dilekçesindeki açıklamalarıyla da kabul edilmiş olduğunu,...in sağlığında bu poliçeye hiçbir itirazının bulunmadığını,...in vefatından sonra mirasçısı davacıların talebi üzerine şirket tarafından yapılan incelemeler sonucunda müteveffanın "angına pektoriz, hipertansiyon, hiperledemi" hastalıklarının bulunduğunun tespit edildiğini, oysaki bu poliçe sahibi olabilmek için sigortalının sağlıklı olması veya şirket tarafından değerlendirilmek üzere varsa mevcut rahatsızlıklarının önceden beyan edilmesi gerektiğini, davacıların murisin mevcut rahatsızlığı beyan edilmediğinden yani sözleşmenin yapılması sırasında beyan yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle TTK'nın ilgili hükümleri ve hayat sigortası genel şartları C.2. maddesi uyarınca davacıların taleplerinin müvekkili şirket tarafından reddedildiğini, davacıların murisinin poliçe şartlarına açıkça uymayarak ve mevcut rahatsızlıklarını saklayarak beyan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.11.2015 tarih ve 2013/227 Esas, 2015/421 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 3.150,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kalan miktar yönünden dava dışı...Finans A.Ş’ye ödeme yapılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli, 2016/2992 Esas ve 2019/5009 Karar sayılı ilamı ile; davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, dava konusu ölüm rizikosunun poliçe teminatı kapsamında olduğu davacılar murisi sigortalının sağlıkla ilgili bir beyan formu imzalamadığı gözetildiğinde tartışmasız olup, davacılar tarafından dava dışı bankaya bakiye kredi borç miktarının ödendiği ve hayat sigorta poliçesinin ölüm halinde borcun kapatılması teminatı için yapıldığı hususu gözetildiğinde; mahkemece, sigortalının ölüm tarihine (04.12.2012) kadar ödenen meblağın toplam borç miktarından mahsup edilmesinden sonra bakiye miktarın davacı tarafa iadesine karar verilmesi gerekirken sadece ölüm tarihi ile dava tarihi arasında mirasçılar tarafından yapılan toplam 3.150,00 TL ödeme miktarının davacı tarafa iadesine karar verilmesi isabetli olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarihli ve 2019/4627 Esas, 2020/8853 Karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;...Finans A.Ş.'ye müzekkere yazılarak muris...in kullanmış olduğu krediye ilişkin olarak 04.12.2012 tarihinde kadar yapılan ödemelerin dökümünün gönderilmesinin istenildiği, sigortalının vefat tarihi 04.12.2012 tarihine kadar ödenmesi gereken 6 taksidin toplam tutarı olan 6.881,58 TL'nin vefat tarihine kadar dava dışı bankaya yatırıldığı, ölüm tarihi itibari ile ödenmesi gereken borcun 26.899,63 TL olduğu, poliçede aylık azalan teminat bedellerini göre ölümün gerçekleştiği sigorta başlangıç tarihinden 7 ay sonrasında poliçe teminatının 26.899,63 TL olduğu, dava konusu ölüm rizikosunun poliçe teminatı kapsamında olduğu davacılar tarafından yargılama devam ederken dava dışı bankaya kredi borcunun tamamı kapatıldığı anlaşıldığından açılan davanın kısmen kabulü ile davacılar tarafından dava dışı bankaya bakiye kredi borç miktarının ödendiği ve hayat sigorta poliçesinin ölüm halinde borcun kapatılması teminatı için yapıldığı hususu değerlendirildiğinde sigortalının ölüm tarihi olan 04.12.2012'ye kadar ödenen meblağın toplam borç miktarından mahsup edilmesinden sonra bakiye miktarı olan 26.899,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça dava tarihi itibariyle ödememiş oldukları bedeli dava dışı...Finans şirketine ödenmesini talep etmiş ise de,...Finansın davada taraf olmaması, davalı şirketin dain-i mürtehin sıfatında olduğu anlaşıldığından davacıların bakiye miktarın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;...Finans A.Ş.'nin 26.01.2015 tarihli cevabi yazısında kredi borcunun tamamen tahsil edildiğini, kredinin kapalı olduğunu beyan edip davaya muvafakatlerinin olduğunu bildirdiğini, yargılama sürecinde dain mürtehin olan...Finans A.Ş.'nin davaya dahil edilmesi talebinde bulunduklarını ancak talepleri değerlendirilmeden davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemece HMK 150 maddesine aykırı hüküm kurulduğunu, 12.04.2022 tarihli karar duruşmasına davacı taraftan sadece davacı asil ...'in katıldığını, davacılar vekili ile diğer davacılar ..., ... ve ...'ın 12.04.2022 tarihli duruşmaya katılmadıkları gibi herhangi bir mazeret dahi sunmadıklarını, davasını takip etmeyen diğer davacılar yönünden takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılması gerektiğini, bozma kararında “dava konusu ölüm rizikosunun poliçe teminati kapsamında olduğu, davacı murisi sigortalının sağlıkla ilgili bir beyan formu imzalamadığı gözetildiğinde tartışmasızdır" şeklinde hatalı bir değerlendirme yapıldığını, ek 2 bilgilendirme formu incelendiğinde en altta II. Teklif ve Sağlık Beyanında davacılar murisinin herhangi bir sağlık probleminin bulunmadığını ve mevcut durumda herhangi bir rahatsızlıktan dolayı tedavi altında olmadığını ve geçmişte herhangi bir kronik hastalığa yakalanmadığı bizzat ıslak imzası ile beyan edildiğini, sigortalının bildirmediği hastalığından, ölümü ile irtibatlı olup olmadığının, bu hastalıklar konusunda uzman bir bilirkişiden veya kuruluşundan veya ATK'dan alınacak raporla aydınlığa kavuşturulması gerektiğini, sigorta ettirenin beyan verme yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği sabit olup yerleşik mahkeme ve Yargıtay kararları gereğince davacıların açmış oldukları davanın tümden reddi gerektiğini, davacılar murisi Mehmet Gezer’in angina pektoriz, hipertansiyon ve hiperlepidemi hastalıklarının mevcut olduğunun tespit edildiğini, hayat sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları çerçevesinde, poliçe öncesi gerçekleşmiş riskler nedeniyle müvekkil şirketin tazminat ödeme mükellefiyeti bulunmadığını, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm kurulmuş olup yapılan eksik inceleme sonucu kurulan hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar murisinin kullandığı kredi sözleşmesine istinaden tüketici kredisi kapsamında düzenlenen hayat sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150 inci maddesi, Hayat Sigorta Poliçesi Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde; "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." şeklinde düzenleme mevcuttur. Dosya içeriğinden; mahkemenin 12.04.2022 tarihli son oturumuna davalı vekili ve davacılardan sadece ...'in katıldığı, diğer davacı asiller ..., ... ve ...'in katılmadıkları, kaldı ki vekilleri olan Av. ...'in de katılmadığı ve taraflarca mazerette sunulmadığı, davalının dahi bu davacılar yönünden davayı takip etme iradesinde bulunmadığı, aynı oturumda davasını takip etmeyen davacılar yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca asılları ve vekilleri duruşmaya katılmayan, mazeretde bildirmediği anlaşılan davacılar ..., ... ve ... yönünden dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken esası incelenerek kabulü doğru görülmemiş olup davalı yararına bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1-Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılar ve davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.