Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16595 E. 2023/10969 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16595
Karar No
2023/10969
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/223 E., 2022/489 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada ölen ... Yavuz'un yakınları tarafından açılan dava sonunda, 31.326,77 TL tazminat ödemesi yapmak zorunda kaldıklarını, davalının kazada tam kusurlu olduğunu, Sigortacılık Kanunu ve ... Yönetmeliği hükümleri gereği kusuruyla zarara neden olan davalıya rücu haklarının bulunduğunu, ödedikleri bedelin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek takibe itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 2014/519 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararı ile; davalının sürücüsü olduğu aracın kaza tarihini kapsayan ZMSS poliçesinin bulunduğu; ancak, ZMSS poliçesini düzenleyen Kapital Sigorta A.Ş'nin iflas etmesi nedeniyle davacının ödeme yaptığı, davacının davalıya rücu hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin 2014/519 Esas, 2015/114 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi 19.02.2018 tarih ve 2015/7651 Esas, 2018/1071 Karar sayılı ilamında; "...Davalıya ait aracın kaza tarihini kapsayan trafik sigorta poliçesinde verilen teminat (18.000,00 TL) ile zorunlu sigorta teminat limiti (30.000,00 TL) arasındaki fark olan 12.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı tutarı için, kazada ölenin hak sahipleri tarafından, davacı ... aleyhine Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/398 Esas sayılı dosyasında açılan davada 12.000,00 TL tazminata hükmedilmiştir. Kazada ölenin hak sahipleri tarafından, davadan önce davacıya yapılan başvuru üzerine de, davalı aracının ZMSS poliçesini düzenleyen Kapital Sigorta'nın iflas etmiş olması nedeniyle 18.000,00 TL tazminat ödenmiştir. Davacı ...'nın, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b,c maddeleri ve ... Yönetmeliği'nin 9/1-c, ç maddeleri gereği, 17.12.2004 tarihinde 18.000,00 TL ve 30.12.2013 tarihinde 12.000,00 TL tazminat ile fer'ilerinden oluşan 31.326,77 TL ödemeyi, kazada ölenin hak sahiplerine yaptığı dosya kapsamı ile sabittir. Temyize konu davanın dayanağı olan icra takibinde davacı ...'nın, davalı aracının ZMSS poliçesindeki teminat limiti ile kaza tarihinde geçerli zorunlu trafik sigortası limitleri arasındaki fark olan 12.000,00 TL ve bu bedelin fer'i niteliğindeki bedellerden oluşan toplam 31.326,77 TL'lik 30.12.2013 tarihli ödeme için takip yaptığı; davalının itirazı üzerine duran takibe devam edebilmek için de eldeki davayı açtığı görülmektedir. Davacı ...'nın davanın dayanağı olan icra takibine konu ettiği bedelin, Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/398 Esas sayılı davasında hükmedilen 12.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu; anılan davada, ...'nın sorumlu tutulduğu 12.000,00 TL'lik bedelin ise, davalıya ait araç için kaza tarihinde geçerli teminat limiti olan 30.000,00 TL yerine 18.000,00 TL teminat üzerinden sigorta yaptırılması olduğu gözetildiğinde; davacı ...'nın ödediği bedelin, davalı sigortacısı Kapital Sigorta'nın iflas etmesi nedeniyle ödediği bedel olmadığının kabulü gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal nedenlerle iflas eden trafik sigortası nedeniyle poliçe limitini ödeyen ...'nın olay mağdurlarına ödediği 18.000,00 TL ... Yönetmeliği'ne göre rücu edemez ise de; yasal olarak yaptırılması zorunlu olan trafik sigortasını, kaza tarihinde geçerli teminat limiti 30.000,00 TL yerine 18.000,00 TL üzerinden yaptıran ve aradaki 12.000,00 TL'lik teminatın dışında kalan davacı ...'nın ödeme yapmasına neden olan davalıya, davacı ... Hesabının ... Yönetmeliği'nin 16/1-a maddesi gereği rücu hakkının bulunduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B.Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 2018/265 Esas, 2020/322 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin 31.326,77 TL asıl alacak ve 1.284,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.611,00 TL üzerinden devamına; asıl alacağın % 20'si oranındaki 6.265,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin, 2018/265 Esas,2020/322 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 29.11.2021 tarih ve 2021/14633 Esas, 2021/9247 Karar sayılı ilamında; "... Davacı ..., rücusunun dayanağı olan 28.05.2003 tarihli kazada ölen 3. kişinin hak sahiplerine mahkeme kararı gereği ödediği bedelin, kaza yapan aracın işleteni ve sürücüsü olan davalıdan rücuen tahsili için başlattığı takibe itirazın iptalini talep etmektedir. Davacı ödemesinin dayanağı olan kazada ölen 3. kişinin hak sahiplerine karşı davacımız ... ile araç işleteni/ sürücüsü olan davalımızın müteselsilen sorumlu oldukları izahtan uzaktır. Bu sebepledir ki, zarar gören hak sahipleri tarafından eldeki davanın taraflarına karşı açılıp kesinleşen (davacı ...'nın ödemesinin dayanağı olan) Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/398 E.- 2013/412 K. Sayılı (bozma sonrası 2018/214 E.- 2018/264 K.) dosyasında, hak sahipleri müteselsil tahsil istemiyle dava açmıştır. Anılan (dayanak) dava dosyasına ilişkin olarak dosya kapsamında bulunan belgeler ile UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde; hak sahipleri tarafından 1.000,00 TL maddi tazminat ile 60.000,00 TL manevi tazminat için açılan davada, 24.10.2013 tarihinde yapılan ıslahla maddi tazminatın 30.000,00 TL'ye yükseltildiği; eldeki davanın davacısı ...'nın 12.000,00 TL'lik limitle sınırlı biçimde maddi tazminattan sorumlu tutulduğu ve eldeki davanın davalısı ...'ın 30.000,00 TL'lik maddi tazminatın tamamından sorumlu tutulduğu; davalımız ...'ın temyizi üzerine, ıslah edilen bölümün zamanaşımına uğradığı gözetilerek karar verilmesi gereğine vurgu yapılarak hükmün bozulduğu ve bozma sonrası yapılan yargılamada davalımız ...'ın sadece 1.000,00 TL'lik maddi tazminattan sorumluluğuna karar verilirken, davacımız ...'nın ilk hükümdeki şekilde maddi tazminattan sorumluluğuna karar verildiği; işbu kararın temyiz edilmeden 03.07.2020 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Detayları açıklanan işbu dayanak dosyada, hak sahipleri tarafından yapılan ıslaha karşı zamanaşımı def'inin sadece ... tarafından ileri sürüldüğü ve ... tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmediği için ıslah doğrultusunda maddi tazminatın hüküm altına alındığı görülmektedir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 162 vd. maddelerinde müteselsil borçluluk ve hükümleri düzenlenmiş olup, BK'nın 164 vd. maddelerinde, bir borçtan müteselsilen sorumlu olanlardan her birinin şahsi def'i ve itirazlar ile ortak def'i ve itirazları alacaklıya karşı ileri sürmesinin sonuçları, ileri sürülmeyişinin müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişkiye olan etkileri; BK'nın 165. maddesinde ise, müteselsil borçlulardan birinin kendi davranışı ile diğer borçlunun durumunu ağırlaştıramayacağı hususları düzenlenmiştir. Davacı ...'nın ödemesinin dayanağı olan olan kaza nedeniyle zarar gören hak sahiplerine karşı müteselsilen sorumlu olan eldeki davanın taraflarından ...'nın, hak sahiplerinin açtığı davada şahsi def'i niteliğinde olan zamanaşımı def'ini ileri sürmediği de dikkate alınarak, BK'nın 165. maddesi dahilinde davacı ...'nın davalı ...'a rücu hakkının olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Açıklanan maddi ve hukuki nedenlerle; borçtan müteselsilen sorumlu olan taraflardan ...'nın kendisine ilişkin şahsi def'i niteliğindeki ıslaha karşı zamanaşımı def'ini ileri sürerek sorumluluktan kurtulma imkanı bulunmasına rağmen, bunu ileri sürmeyerek 12.000,00 TL maddi tazminat ile fer'ilerinden sorumluluk altına girmesinin, müteselsil sorumlu (davalımız) ...'ın durumunu ağırlaştıramayacağına ilişkin BK md. 165 hükmü dikkate alınarak, ...'nın davalıya rücu edebileceği miktar (davalı ...'ın müteselsil sorumluluk gereği sorumlu tutulduğu miktarın 1.000,00 TL ile sınırlı olduğu; davacımız ...'nın aracın trafik sigortacısı iflas ettiği için ödediği 18.000,00 TL için rücu hakkının bulunmadığı hususları gözden kaçırılmadan) bulunup bulunmadığının hükümde tartışılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile, davalının Banaz İcra Müdürlüğü' nün 2014/211 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 1.000,00 TL asıl alacak ile 40,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.040,68 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 1.000,00 TL nin % 20 si oranında (200,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; rücuya konu edilen tazminat davasında zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu ve alacağın zamanaşımına uğramadığını, davalının zamanaşımı itirazının da bulunmadığını, davalı ... ile müvekkili ...’nın birlikte sorumlu olduğu Banaz Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 201/214 E. 2018/264 K. Sayılı ilamında müvekkili ... 1.000,00 TL tazminattan 17.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu tutulduğu bu kapsamda sorumlu olunan 17.06.2004 tarihi ile müvekkilin ödeme yaptığı 02.01.2014 tarihi arasındaki işlemiş faizi dikkate alınarak müvekkilinin ödeme yaptığı ve rücu edebileceği rakamın belirlenmesiyle bu rakamın ödeme tarihi ile ilamsız icra takibine kadar işlemiş faizin hesabının yapılması ve davanın bu haliyle hükme bağlanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle davacının ödediği destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 6098 sayılı Borçlar Kanunu 53 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkeme gönderilmesine, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16595, K. 2023/10969, T. 18.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-16595-e-2023-10969-k-3a93af563be0