Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/175 E. 2023/11502 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/175
- Karar No
- 2023/11502
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/349 E., 2021/808 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...’in sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu olarak müvekkiline ait araca çarpması sonucu araçta hasar ve değer kaybı oluştuğunu, diğer davalının müvekkilinin aracının kasko sigortacısı olduğunu, araçta meydana gelen hasarın 14.660,52 TL olduğunu, araçta 2.500,00 TL değer kaybı oluştuğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 17.160,52 TL'nin olay tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, trafik kaza tespit tutanağında kendisine kusur verilmiş ise de davacıya ait aracı sevk ve idare eden Abdullah Gezençiftçi'nin ehliyeti olmadığını, kaza tutanağını ve kendisine yüklenen kusur oranını kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/383 Esas, 2015/256 Karar sayılı kararıyla; davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine hasar bedeline ilişkin açılan davanın kısmen kabulü ile 9.228,00 TL hasar bedelinin ve 2.500,00 TL değer kaybı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 tarih 2015/13619-2016/2168 sayılı kararı ile ''...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın aracın hasar durumu ve piyasa koşullarına göre genel bir niteleme yapılarak sağlanmıştır. Değer kaybı konusunda genel bir değerlendirme ile değer kaybının tespit olunduğu bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalıların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının yeniden hesaplanması konusunda önceki raporu düzenleyen bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir..'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı Bozmaya uyan mahkemece davanın kısmen kabulü ile 11.728,00 TL’nin dava (04.07.2014) tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...’tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.11.2019 tarih 2017/3955-2019/11065 sayılı kararı ile ''...Bozma ilamına uyulmakla bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak, mahkemeye de bozma gereklerini tam anlamıyla yerine getirme yükümlülüğü doğar. 12/03/2015 tarihli ilk yerel mahkeme hükmü, değer kaybı hesabına ilişkin Daire uygulamasında açıklanan ilkeler ışığında davaya konu araçtaki değer kaybının tespiti hususunda ek bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak ek bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de, ek bilirkişi raporu da hükme esas alınmaya elverişli değildir. Zira hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda bozma ilamındaki hususlar gözetilmemiş, araçtaki değer kaybının tespiti, Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda esas alınan, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark kriterine uyulmaksızın aracın hasar durumu ve piyasa koşullarına göre genel bir niteleme yapılarak sağlanmıştır. Değer kaybı konusunda genel bir değerlendirme ile değer kaybının tespit olunduğu bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalıların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek “aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre” değer kaybının yeniden hesaplanması konusunda önceki raporu düzenleyen bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3- Somut olayda mahkemece davanın kısmen kabulü ile 9.228,00 TL hasar bedeli ve 2.500,00 TL değer kaybına ilişkin verilen 12/03/2015 tarihli ilk hükmün, davacı ve davalı ...’in temyizi üzerine Dairemizce davacının tüm, davalı ...’in sair temyiz itirazları reddedilerek davalı ... lehine olarak sadece değer kaybı yönünden bozulmasına karar verilmiş ve hasar bedeli yönünden verilen hüküm kesinleşmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, hükmün gerekçesinde 9.228,00 TL hasar bedeli yönünden hükmün kesinleşmiş olduğu değerlendirilmesine rağmen, hüküm fıkrasında hasar bedeli hakkında yeniden hüküm kurulmuştur. Bu durumda mahkemece hasar bedeli yönünden bozma kapsamı dışında kalmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporuna göre aracın kilometresi, değişen ve onarılan parçalar, önceki hasar durum sorgulaması ile aracın onarılmadan önceki ve onarım sonrası bedelleri dikkate alınarak güncel Yargıtay kararları doğrultusunda değer kaybının 5.000,00 TL olarak hesaplandığının anlaşıldığı, bir önceki Yargıtay bozmasının sadece Hasip lehine değer kaybı alacağına yönelik olduğu anlaşıldığından sair hususların kesinleştiği göz önüne alınarak; sadece değer kaybı yönünden, dava değeri de göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.500,00 TL değer kaybı tazminatının dava tarihi olan 4.7.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’tan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi ve hasar bedeli yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; mahkemece kesinleşen hükmün yeniden ele alınarak yeni hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma ilamının yerinde olduğunu, Van 1. İcra Dairesi Müdürlüğünce haksız yere tahsil edilen paranın iade edilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ...'ın sürücüsü olduğu araç ile davacının aracının karıştığı kaza sonucu davacının aracında oluşan hasar ve değer kaybı bedelinin davalı ... ve davacının aracının kasko sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK'un 427 inci ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.