Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13169 E. 2024/2002 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13169
Karar No
2024/2002
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/174 E., 2022/180 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ...... 3. ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... 2. ... vekili Avukat ... 3. Türkiye Sigorta Anonim Şirketi (Eski Ünvanı Güneş Sigorta A.Ş.) vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 10.07.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu çift taraflı trafik kazasında müvekkillerinin eş ve babaları olan ...'ın vefat ettiğini, müvekkillerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, davalı...'in yol kenarındaki yaş otları yakması neticesinde görüşün engellendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 8.000,00 TL, davacı çocuklar ... ve ... için 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, davacı eş ... için 70.000,00 TL, davacı çocuklar ... ve ... için 60.000,00'er TL olmak üzere toplam 190.000,00 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini davacı ... ve ... yönünden toplam 169.529,00 TL'sına yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların zararın tamamını davalı ... şirketinden tahsil ettiklerini, davacı ... ve ...'ın destek zararı bulunmadığını ve talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı... vekili; müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını ve talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili: davacı ...'a ibraname karşılığında 45.557,00 TL ödeme yapıldığını, ödemenin yeterli olduğunu, desteğin müterafik kusurunun bulunduğunu ve kaza tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.01.2015 tarihli, 2013/497 esas ve 2015/7 karar sayılı ilamı ile; iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 161.636,32 TL, davacı ... için 7.892,82 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmedilen tazminatlara davalı ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. BİRİNCİ BOZMA KARARI Kararın davalı ...Ş. vekili ile davalılar... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 31.03.2016 tarihli, 2015/6643 esas ve 2016/4116 karar sayılı ilamı ile; davalı ...Ş.'nin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Davacıların maruz kaldığı destekten yoksun kalma zararının belirlenebilmesi için desteğin son gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir. Davacılar vekili, dava dilekçesinde desteğin çiftçilik ve köy muhtarlığı yaptığını beyan etmiştir.... Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından destek ...'ın 255,442 dekarlık bir alanda zirai üretim yaptığı, 2013 yılına ait yıllık gelir hesabı tablosuna göre yıllık net gelirinin 62.721,10 TL olduğu beyan edilmiştir. Ziraat mühendisi bilirkişiden alınan 01.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda... Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından bildirilen verilere göre desteğin 45.089,52 TL üretim ve 17.633,57 TL devlet desteği olmak üzere toplam yıllık gelirinin 62.723,09 TL, aylık gelirinin ise 5.226,92 TL olduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan 14.08.2014 tarihli ek tazminat raporunda desteğin çiftçilik ve muhtarlık geliri nedeniyle asgari ücretin 3,73 katı, muhtarlık görevi sona erdikten sonra ise 3,17 katı kadar gelir elde edeceği kabul edilerek zarar hesaplanmıştır. Mahkemece her ne kadar bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, desteğin vefatından önce elde ettiği gelirin belirlenmesi için yapılan araştırma yeterli değildir. Zira desteğin vefatı ile sahip olduğu malvarlığı mirasçılarına intikal etmektedir. Bu nedenle desteğin sağlığında gelir elde ettiği taşınmazlar, işyerleri, dükkanlar, tarım arazileri, büyükbaş, küçük baş ve kümes hayvanları gibi ticari müessese ve tarımsal işletmeleri de mirasçılarına intikal etmektedir. İntikal eden ticari faaliyet ve tarımsal işletme varlıklarının mirasçılar tarafından kullanılması neticesinde gelir elde edilebileceğinden artık destekten yoksun kalma zararı hesaplanırken bu durumunda nazara alınması gerekmektedir. Bu nedenle desteğin vefatından önceki geliri tespit edilirken, söz konusu ticari faaliyet veya tarımsal işletmenin devamı için desteğin sağlığında yapmış olduğu kişisel katkısının belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, desteğin tarımsal faaliyette bulunduğu taşınmazlarının miktarı, yapılan zirai üretimin niteliği, yılın hangi döneminde ne kadar süreyle tarım yapılabildiği, desteğin kişisel özellikleri, kaç yaşına kadar zirai üretimde bizzat çalışmaya devam edebileceği, bedensel katkısının ne oranda olduğu, desteğin yerine işin görülmesi için başka birisinin çalıştırılması halinde ilgili meslek odalarından sorularak bu iş için ne kadar ücretle başka birisinin çalıştırılabileceği hususlarında gerektiğinde uzman bilirkişilerden bilirkişi raporu alınmak suretiyle desteğin çiftçilik mesleğinde fiili emeği ile elde edeceği net gelirin ne kadar olacağı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kazanın meydana geliş şekli ve diğer hususlar gözetildiğinde, davacılar için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar fazla olduğu görülmüş ve davacılar için hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. Davacılar vekilinin karar düzeltme isteği Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.02.2017 tarih ve 2016/15250 esas, 2017/1616 karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.06.2019 tarihli, 2017/79 esas ve 2019/234 karar sayılı ilamı ile; bozma ilamına uyularak hükmün davalı...yönünden kısmi olarak kesinleştirilerek diğer taraflar yönünden yapılan yargılama sonucunda, davacı ... için 67.716,09 TL, ... için 3.553,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ... yönünden kaza tarihi olan 21.02.2012 tarihinden itibaren, davalı ...Ş yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne kısmen reddine, davacı ... için 22.000,00 TL, davacılar ... ve ... için 12.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 21.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarihli, 2019/5487 esas ve 2021/1035 karar sayılı ilamı ile; davalı ... ile ... vekilinin tüm, davacılar ile davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre; davalılar arasında yer alan sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'na göre (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) maddi tazminattan sorumlu olduğu, manevi tazminattan sorumlu olmadığı gibi manevi tazminata ilişkin harçlardan da sorumlu değildir. Mahkemece maddi-manevi tazminat taleplerinden kabul edilen miktara göre ayrı ayrı karar ve ilam harcı belirlenerek sigorta şirketinin, davacıların maddi tazminat talebi nedeniyle karar ve ilam harcından poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna dair karar verilmesi gerekirken maddi-manevi tazminat talepleri hakkında tek bir karar ve ilam harcı belirlenip, bundan sigorta şirketinin de sorumlu olduğuna dair karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuş, Dairenin 10.03.2022 tarihli ve 2021/19102 esas, 2022/4585 karar sayılı ilamıyla davalı ...Ş. vekilinin karar düzeltme isteği reddedilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ilgili bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ... için 67.716,09 TL, ... için 3.553,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 21.02.2012 tarihinden itibaren, davalı ...Ş yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne kısmen reddine, davacı ... için 40.000,00 TL, davacılar ... ve ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 21.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda aktif ve pasif dönemleri için olması gerekenden yüksek ücretler esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, gelecek dönem irat sayılarının olması gerekenden yüksek hesaplandığını, desteğin müterafik kusuru bulunduğunu, davalı şirketin meydana gelen zarardan sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve diğer davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya Türkiye Sigorta A.Ş'ye yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13169, K. 2024/2002, T. 22.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-13169-e-2024-2002-k-93de4047e7ac