Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5476 E. 2025/14349 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5476
Karar No
2025/14349
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2622 E., 2023/309 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/348 E., 2021/84 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu konumunda bulunan davacının oğlunun vefat ettiğini, davacının destekten yoksun kaldığını, sigorta şirketi tarafından 28.07.2016 tarihinde 32.410,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi gereğince 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigortacı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu talebe ilişkin 15.08.2016 tarihinde ibraname mukabilinde 32.410,00 TL ödendiğini, KTK 111.maddesi gereğince davanın reddi gerektiğini, davacının ibraname ile müvekkili şirket ve sigortalısı hakkındaki taleplerinden feragat ettiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada davacı vekilinin imzasını içerir 28.07.2016 tarihli ibraname bulunduğu, ibranamenin düzenlendiği tarihten eldeki davanın açıldığı 18.12.2020 tarihine kadar KTK'nın 111/2. maddesinde yer alan iki yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından 28.07.2016 tarihinde 32.410,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ilk tespitlerde müteveffanın tali kusurlu, sonrasında ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, ibraname düzenlenmesine rağmen ödemenin yetersiz olduğunun anlaşıldığını, davanın uzamış ceza zamanaşımı süresi içerisinde açıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacının bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.Dosya kapsamından davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin dava tarihinden önce davalıya başvuru yaptığı, davalının davacıya ibraname karşılığında 28.07.2016 tarihinde 32.410,00 TL ödeme yaptığı, davacının söz konusu ibranameyi ihtirazi kayıt koymak suretiyle imzaladığı ve davacının ödemenin eksik ve yetersiz olduğu gerekçesiyle eldeki davada bakiye tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. İbra kavramı 6098 sayılı TBK'nın 132. maddesinde; "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen 28.07.2016 tarihli ibranamenin davacı tarafından bakiye hakların saklı tutulması şartıyla imzalandığı, tazminat hakkının gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmediği anlaşılmakla alınan ibraname bu yönü ile geçersiz olup içerdiği miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Açıklanan nedenle ibranamenin geçersiz olduğu, kaza tarihi ile davanın açıldığı tarih dikkate alındığında zamanaşımı süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmakla işin esasına girilip hesaplanacak olan tazminattan davalı tarafça yapılan ödemenin mahsup edilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5476, K. 2025/14349, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5476-e-2025-14349-k-6931c982176d