Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2820 E. 2026/3708 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2820
- Karar No
- 2026/3708
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2215 E., 2022/1452 K
İlk Derece Mahkemesince (asıl ve birleşen) itirazın iptali davasının kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisine ve asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. 1-Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararında asıl davaya yönelik temyizi bakımından kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Asıl davada hüküm altına alınan ve davalı vekilinin temyiz konu ettiği miktar 10.191,85 TL olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararın kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyizi yönünden; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili birleşen davanın dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunan davalının maliki olduğu aracın 02.04.2011 tarihinde kazaya karıştığını, kazanın alkollü olduğu tespit edilen sürücü ...'un otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde gerçekleştiğini, kazada ...'un vefat ettiğini, müvekkilinin kaza sonrası müteveffanın destekten yoksun kalan eşine, çocuklarına, anne ve babasına ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/324 Esas, 2017/332 Karar sayılı ilamına istinaden ... 23. İcra Müdürlüğü 2017/... Esas sayılı dosyasına toplam 272.589,66 TL tazminat ödemesi yaptığını, Adli Tıp Kurumu raporundan görüleceği üzere müteveffa sürücünün kaza esnasında yasal sınırın 3 katı oranında alkollü olduğunun sabit olduğunu, sigortalı hakkında ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/8315 Esas sayılı dosyası ile ödenen tazminatın 10.080,00 TL'lik tutarı kadarınca icra takibi başlatıldığını, borçlu davalının bakiye rakam olan işbu davanın konusu ... 10. İcra Dairesi 2018/... sayılı dosyada 285.358,78 TL için başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini beyanla borçlunun yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin devamını, ... 2. Tüketici Mahkemesi 2018/349 Esas sayılı dosya ile birleştirme kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının rücu isteminin gerekçesinin sadece araç sürücüsünün alkollü olmasına dayandığını, ancak ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/324 Esas sayılı dosyasında davacının bu hususta ileri sürdüğü bir iddianın mevcut olmadığını, eğer bir rücu söz konusu ise yargılama sırasında ileri sürülmesinin gerektiğini, kazanın münhasıran alkol etkisi kanıtlanmamış olduğundan sigorta şirketinin taraflarına rücu hakkının bulunmadığını, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları ve güncel amir hükümlerin de bu yönde olduğunu, kazanın münhasıran alkol etkisi altında meydana geldiğinin ispatının gerektiğini, ispat külfetinin de bunu iddia eden sigorta şirketine ait olduğunu, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesindeki nedenini salt alkol olamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının asıl davasının kısmen kabulü ile ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasına yönelik davalının itirazının 10.080,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının birleşen davasının kısmen kabulü ile ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasına yönelik davalının itirazının 262.509,66 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı ve davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ... 2. Tüketici Mahkemesinin 29.09.2020 tarih ve 2018/349 Esas, 2020/547 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulü ile davalının ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/8315 Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının birleşen davasının kabulü ile davalının ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz sebepleri; Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık trafik kazasından kaynaklı rücuen alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1-Yukarıda açıklanan sebeblerle davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin kararın miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, 2- Yukarıda açıklanan sebeblerle davalı vekilinin birleşen davaya yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2.maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.