Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2807 E. 2024/7712 K. – Trafik Kazasında
Konu: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2807
- Karar No
- 2024/7712
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1389 Değişik İş, 2022/1936 Karar DAVA TARİHİ : 09.04.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine, İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/177 Esas 20101261 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.04.2009 tarihinde davalı ... şirketleri tarafından zorunlu mali sorumluluk (ZMSS) sigortası yapılan araçların karıştığı trafik kazasında araçlardan birinde yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, zararının giderilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında 150,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 150,00 TL geçici bakıcı gideri, 100,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)' nca karşılanmayan tedavi giderleri olmak üzere toplam 500,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, eksik evrak ile sigorta şirketine başvurulduğunu bu nedenle talebin usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe limiti ve kusur ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacıda kalıcı maluliyet bulunmadığını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, bu kaza nedeniyle herhangi bir ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın asgari ücret ile yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet belirlemesinin ve aktüer hesaplamanın kanun ve Yargıtay içtihatlarına uygun yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, faiz türü ve başlangıcının hatalı istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre ve davacı zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde davayı açmadığı, olay tarihi itibariyle, bir kişinin yaralanması ile sonuçlanan eylemde uygulama yeri bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89 uncu maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı 1 yıl altı ay olup; aynı kanunun 66/e. maddesi gereğince uygulanacak ceza zamanaşımı süresinın de 8 yıl olduğu, bu durumda olay tarihi 10.09.2009 ile dava tarihi 09.04.2019 arasında 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, zamanaşımını kesen son işlemin ise 04.08.2009 tarihinde davacının ifadesinin alınması ile gerçekleştiği, bu tarih ile dava tarihi arasında geçen süreye göre de zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin yerinde olmadığını, 10 yıllık zamanamışı süresinin dolmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ve davaya konu trafik kazasının 10.04.2009 tarihinde meydana geldiği, ceza dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıl olduğu, 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolduğu, davalı ... AŞ vekilinin ve davalı ... vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; belirsiz alacak davası açtıklarını ve davanın açılması ile zamanaşımı süresinin tüm alacak için kesildiğini, alacağı artırmadıkları, alacağın üst sınırı belli olmadığından kararın kesin olmadığını ve temyiz edilebileceğini, dava konusu kazanın 10.09.2009 yılında gerçekleştiğini ve her halde Borçlar Kanununda belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, davanın süresinde açıldığını, zamanaşımı iddiasının ilk incelenecek husus olup 2,5 yıl sonra bu yönden davanın reddinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve 10.04.2009 kaza tarihinden 09.04.2019 dava tarihine kadar sekiz yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.