Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/26262 E. 2024/7688 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/26262
- Karar No
- 2024/7688
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2665 E., 2021/1200 K. DAVA TARİHİ : 04.06.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/271 E., 2018/151 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı borçlu ... hakkında Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü’nün 2012/6054 Esas sayılı dosyası ve Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün 2012/14767 Esas sayılı dosyası ile yaptığı icra takiplerinin kesinleştiğini, borçlu adına kayıtlı malvarlığı tespit edilmediği gibi, borçlunun adresine yapılan hacizde de haczi kabil mal bulunamadığını, haricen yapılan araştırmalar neticesinde, davalı borçlunun 294.000,00 TL alacağı için İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/20364 esas sayılı dosyasında Akbank'a karşı yaptığı icra takibinin tespit edildiğini, ancak bu icra dosyasındaki mevcut alacağının 250.000,00 TL’lik kısmını avukatı olan diğer davalı ...'e, 300,000,00 TL'lik kısmını ise ...'in sahibi olduğu hukuk bürosunda çalıştığı tespit edilen Mehmet Yakut isimli şahsa, icra dosyasına yatırılacak parayı hacizden kurtarmak için muvazaalı olarak temlik ettiğini; davalı borçlu ... ile davalı ..., temlik sebebi olarak 20.05.2010 tarihli vekâlet sözleşmesini göstermiş iseler de, söz konusu vekâlet sözleşmesini kabul etmemekle beraber iş bu sözleşmenin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164/2. maddesine aykırı olduğunu ve sırf hacizden mal kaçırmak amacıyla sonradan düzenlendiğini, davalı ...'in diğer davalı borçlunun vekili olduğu için borçlarını ve ödemekten aciz halde olduğunu bildiğini belirterek tasarruf işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı borçlu ... vekili cevap dilekçesinde; alınmış bir aciz vesikası olmadığını, müvekkili ... ile 20.05.2010 tarihinde yapılmış olan Avukatlık Ücret Sözleşmesinin hukuka uygun, gayet net, anlaşılır ve her türlü muvazaadan ari olduğunu, cevap dilekçesinde hesaplandığı şekilde toplam 250.273,00 TL tutan vekâlet ücretinin Avukatlık Kanunu uyarınca rüçhanlı alacak olması nedeniyle temlik verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, bahse konu icra dosyasının halen Yargıtay aşamasında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; diğer davalının cevabındaki aynı iddia ve savunmayı öne sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 25/05/2010 tarih 09377 yevmiye numaralı düzenlenmiş genel vekaletnamede " Ahzu Kabza " yetkisi bulunan Avukat ...'in vekalet alacağının ancak İstanbul 2. İcra Müdürlüğü dosyasındaki alacağın netleşmesi üzerine istenebileceği, ayrıca ... ile vekili arasında bir avukatlık sözleşmesinin de olmadığı ve avukatlık ücretinin bu haliyle istenmesinin mümkün olamayacağı, yani alacağın temlikinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacının davalı ... hakkında Bakırköy 9. İcra Müdürülüğü'nün 2012/6054 ve Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü' nün 2012/14767 Esas sayılı takip dosyalarının takibin kesinleşmesi nedeniyle asıl alacak ve ferileri kapsayacak miktarda İstanbul 2.İcra Müdürlüğ'nün 2010/20364 Esas sayılı dosyada ...' ın diğer davalı ... Uçel'e yapılan temlikin iptaline karar verilmiştir. Davalı ... tarafından istinaf harçlarının yatırılmadığının tespit edilmesi üzerine, Mahkemece, istinaf harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması için davalı vekiline 10.07.2018 tarihinde meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, akabinde, istinaf harçlarının yatırılmaması üzerine Mahkemece 11.09.2018 tarihli ek karar ile, davalı ...'ın istinafının yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ve davalı vekili, bu ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; diğer davalı tarafından istinaf harç ve masraflarının yatırıldığını, istinaf harcının yatırılmasında müteselsil sorumluluk esasının geçerli olması gerektiğini, aksi halde mükerrer tahsilat olacağını, bu durumun hukukun genel ilkeleriyle bağdaşmayacağını, bu nedenle her iki kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2010/20364 Esas sayılı dosyasındaki mevcut alacağın müvekkiline temliki sebebiyle tasarrufun iptalinin talep edildiğini ve Mahkeme tarafından da tasarrufun iptaline karar verildiğini, ancak belirtilen dosyadaki temlik tasarrufunun karşılıksız olduğunu, mevcut bir malvarlığı ya da alacak bulunmadığının Mahkeme kararıyla sabit olduğunu, bu nedenle tasarrufun iptali davasının koşullarının oluşmadığını; mevcut bir hak olmadığından, alacaklılardan mal kaçırma amaçlı bir tasarrufun yapılmasının mümkün olmadığını, ortada haczi mümkün bir malvarlığının bulunmadığını, somut olayda müvekkilinin alacağının olduğu ve bu alacağını bu aşamada henüz almadığının teyit edildiğini, dolayısıyla bu durumda iptal edilen tasarrufun değerinin 0 (sıfır) olduğunu, dava değerinin, tasarrufun kıymetine göre hesap edilip karar verilmesi gerekirken, hukuka ve Yargıtay kararlarına aykırı karar verildiğini; yapılan temliknamenin, alacaklıyı zarara uğratıp uğratmadığının ve davacının bu davayı açmasında hukuki yararının bulunup bulunmadığının değerlendirilmediğini; davacı Arciya İnşaat Taahhüt Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin 19.03.2012 tarihinde tasfiye olduğunu, şirketin tüzel kişiliği kalmadığından şirket adına yürütülen tüm dava ve takiplerin düştüğünü ve taraf sıfatının kalmadığını, davacı tarafından 2 ayrı icra takibi yapıldığını, bu icra takiplerinden birinin kesinleşmemiş olmasına rağmen, açılan tasarrufun iptali davasında kesinleşmiş gibi değerlendirildiğini, iptal davasının açıldığı 04.06.2013 tarihinde, bu tarih itibariyle takiplerden birinin kesinleşmediğini; müvekkilinin, diğer davalı ...'ın davalarını uzun yıllardan beri takip ettiğini, bu durumun başlı başına, müvekkilinin alacağının gerçek bir alacak olduğunu ve mal kaçırma amaçlı hareket edilmediğini ispatladığını, müvekkilinin, avukat olarak 2010 yılından bu yana diğer davalı ...'ın icra takipleri ile hukuk ve ceza dosyalarını takip etmesinden dolayı alacağının bulunduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra takibine konu edilen bonoların tanzim tarihleri ile tasarruf (temlikname) tarihi, davalı (borçlu) ile diğer davalı arasındaki müvekkil - vekil (avukat) ilişkisi, davalı ... ile dava dışı (lehine temlik yapılan) Mehmet Yakut arasındaki iş ilişkisi ve aynı mahalle (Elazığ - Alacakaya - Altıoluk) nüfusuna kayıtlı olmaları, vs.) ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; malvarlığı borçlarına yetmeyen davalı (borçlu) ...'ın, alacaklılarına zarar verme kastıyla dava konusu icra dosyasındaki alacağını, diğer davalı ...'e temlik ettiği, diğer davalı (3. kişi) ...'in de, borçlunun alacaklısına zarar verme kastını ve mali durumunu bilen/bilmesi gereken kişilerden olduğu gerekçesiyle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. İİK.nun 277. maddesinin birinci fıkrasında iptal davasının konusu 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı tasarruflar olarak belirtilmiştir. Tasarruf malvarlığını doğrudan doğruya etkileyen, malvarlığında eksilmeye yol açan, yani malvarlığının aktifini etkileyen işlemlerdir. Diğer bir anlatımla borçlu davalının mal varlığında eksilmeye yol açan işlemler diğer koşulların bulunması halinde iptale tabidir. Davacı alacaklının tasarrufun iptali davasını açtığında borçlu davalıların hangi tasarrufi işlemleri ile mal kaçırdıklarını açıkça bildirmeleri gerekmektedir. Somut olayda alacaklı davacı; davalı borçlunun 294.000,00 TL alacağı için İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün 2010/20364 esas sayılı dosyasında Akbank'a karşı yaptığı icra takibinin tespit edildiğini, ancak bu icra dosyasındaki mevcut alacağının 250.000,00 TL’lik kısmını avukatı olan diğer davalı ...'e icra dosyasına yatırılacak parayı hacizden kurtarmak için muvazaalı olarak temlik ettiğini belirterek tasarruf işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Tasarrufun iptali davalarında; borçlunun malvarlığının aktifini azaltacak bir tasarrufta bulunması dava şartlarından biri olarak kabul edilmektedir. Eldeki davada; davacı alacaklı şirketin, iptalini istediği dava konusu tasarruf ise; İstanbul 2. İcra Müdürlüğündeki 2010/20364 esas sayılı icra takip dosyasında alacaklı konumunda olan davalı borçlu ...'ın bu dosyada Akbank'tan olan alacağının 23.03.2012 tarihinde ...'e temlikine ilişkin işlemidir. Gerçekten de davalı borçlu ... bu icra dosyasındaki 250.000,00 TL alacağını 23.03.2012 tarihinde ...'e temlik etmiş ise de; sözü edilen icra dosyasında borçlu konumunda olan Akbank A.Ş. tarafından borca itiraz edilmiş olup, itiraz üzerine Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/525 Esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığı, bu davanın kısmen kabul edildiği ancak verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, açılan bu itirazın iptali davasının kesinleşmesi beklenerek, davalı borçlunun Akbank'tan bir alacağının olduğunun kesinleşmesi halinde İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince dava konusu alacağın temlikine ilişkin tasarrufun iptale tabi olup olmadığının mevcut delillere göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'e iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.