Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2542 E. 2024/7997 K. – Yargılamanın

Konu: Yargılamanın Yenilenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2542
Karar No
2024/7997
Karar Tarihi
Konu
Yargılamanın Yenilenmesi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2381 E., 2022/2640 K. DAVA TARİHİ : 04.11.2021 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Başvurunun Kabulü ile Yeniden Hüküm Kurulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/339 E., 2022/235 K. Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Yargılamanın yenilenmesi talep eden davacı (...) vekili dava dilekçesinde; Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/351 esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, ancak verilen kararın tarafların arasında muvazaalı bir şekilde kanuna karşı hile yapılarak oluşturulduğunu, ilgili dosyada davacısının ...'nin eşi ... olduğunu, davalılarının da ... ile Emine ve ...'nin oğlu borçlu ... olduğunu, davanın çekirdek aile bireyleri arasında görülen danışıklı bir dava olduğunu, davanın ... adına kayıtlı taşınmazın satışının engellenmesi ve icra takiplerinin sonuçsuz kalması için danışıklı olarak açıldığını, asıl davada tarafların vekilllerinin dava tarihinde ve halen aynı adreste faaliyet gösterdiğini, davalıların davayı kabul ettiğini, davaya konu taşınmazın baba oğul arasındaki satışından yaklaşık 22 yıl sonra, icra dosyasında satış işlemlerine geçilmesinden hemen sonra ikame edildiğini, bu davadan Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/527 esas sayılı dosyasında açılan ipoteğin kaldırılması davası açılması ile haberdar olduklarını, davacının Konya 7. İcra Müdürlüğünün 2017/1516 esas sayılı dosyası ve Konya 7. İcra Müdürlüğünün 2017/1837 esas sayılı dosyasında, davalı ...'nin alacaklısı konumunda olduğunu, dolayısıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 376 ncı maddesinde yer alan davanın taraflarından birinin alacaklısı sıfatıyla yargılamanın yenilenmesini talep ettiğini belirterek, yargılamanın yenilenerek hükmün iptaline karar verilmesini talep etmiştir . II. CEVAP 1. Yargılamanın yenilenmesi davasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Konya 7. İcra Müdürlüğünün 2017/1516 Esas ve 2017/1837 Esas sayılı dosyaları ile ilgili dosya alacaklısı davacı ... ve suç ortakları hakkında böyle bir borcun olmadığı, tefecilik yaptıkları şüphesi ile Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/662 esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığını ve Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesince davacının cezalandırılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının alacaklısı olduğu icra dosyalarının tefecilik ürünü olduğunu, haksız ve hukuka aykırı yollarla müvekkilinin borçlandırıldığını, yargılamanın yenilenmesi koşulları oluşmadığını belirterek talebin reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili duruşmadaki beyanında; kabul beyanı olmasına rağmen asıl davada tüm işlemlerin usulünce yapıldığını Avukat ... ile aynı işhanında çalıştıklarını, avukatlık stajını Avukat ...'ın yanında yaptığını ... ile ... arasında yapılan işlemin muvaazalı olduğunun sabit olduğunu belirterek talebin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; mahkemenin 2019/351 Esas sayılı dosyası ile davalı ... tarafından yine davalılar ... ve ... aleyhine muvazaa nedenine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açıldığı, davalı ...'nin, ...'nin eşi, diğer davalı ...'nin ise oğlu olduğu, dava konusu Konya İli, Karatay İlçesi, Göçü Köyü, Pırlağınaltı mevkii, 329 parsel sayılı taşınmazın öncesinde davalı ... adına kayıtlı olduğu, davalının 14.08.1998 tarihinde taşınmazı davalı oğlu ...'ye satış suretiyle temlik ettiği, davalıların davayı kabul ettiklerinden davanın kabulüne karar verilerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın 18.05.2021 tarihinde kesinleştiği, 6100 sayılı HMK’nın " üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi " başlıklı 376 ncı maddesinde, davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenlerin, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebileceği, hükmün iptalini isteyen davacı ...'ın davalı ...'den alacaklı olduğu, davalı ... tarafından Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/527 Esas sayılı dosyasında taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacizlerin kaldırılması talepli davanın açılması üzerine davacının taşınmazın el değiştirdiğini öğrendiği ve iş bu davayı açtığı, hükmün iptali talep edilen 2019/351 Esas sayılı dava dosyasında ... tarafından 08.11.2019 tarihinde ... adına kayıtlı taşınmazın iptali ile ... adına tescilinin talep edildiği davacı ve davalılar arasında anne-baba-oğul ilişkisinin bulunduğu, taşımaza ilişkin tapu iptal tescil davasının taşınmazın icra yoluyla satışı için yapılan kıymet takdirinden sonra açıldığı, söz konusu davanın tapu devrinden yaklaşık 22 yıl sonra ikame edildiği, aynı aile ferdi olan annenin, baba ve oğul arasındaki taşınmaz devrinden haberdar olması gerektiği, açılan davanın kabul beyanı ile sonuçlandığı, bu haliyle anne, baba ve oğlun borçlu olan oğlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla aralarında anlaşarak dava açtıklarına kanaat getirildiği gerekçesiyle davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile mahkemenin 2019/351 Esas-2021/57 Karar sayılı hükmünün iptali ile dava konusu Konya İli, Karatay İlçesi, Göçü Mah, 0 ada, 329 parselde kayıtlı taşınmazın davalı ... (intikal etmiş ise mirasçıları) adına kayıtlı tapunun iptali ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili İstinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün eksik inceleme ile yasaya ve usule aykırı karar verildiğini, dava konusu taşınmazın ...'den ...'ye muvazaalı şekilde devredildiğinin dosyada yapılan incelemede açık şekilde kanıtlandığını, ilgililer arasındaki işlemin resmi kayıtlara açık şekilde satış olarak gösterilerek devir işleminin gerçekleştirildiğini, ancak dosya kapsamındaki dinlenen tanıkları kapsamında devir işlemi tarafları arasında hiçbir şekilde bir bedel ödenmesi yapılmadığı veya ilgili işlemin aslında gerçekten satış amacıyla yapılmadığının tespit edildiğini, ilgili taşınmaza kuyu açtırabilmek adına ... ve ... arasında bedelsiz şekilde gerçekleştirilen devir işleminin bağışlama ve inançlı özellikleri taşıdığının ortada olduğunu, dinlenen tanıkların devir tarafları arasında gerçek bir satış işlemi yapılmadığını beyan ettiklerini buna rağmen tanık beyanları ile talepleri arasında çelişki olduğuna kanaat getirilmesinin dosyanın yerel mahkemece eksik ve hatalı incelendiğinin en somut kanıtı olduğunu, muvazaalı işlemin geçersizliğinin kesin olduğunu, yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı tarafın kendi alacağını haksız ve hukuksuz nedene dayanırken yerel mahkemece haksız şekilde alacak sahibi olduğu kanıtlanan davacının iddialarına dayanılarak dosyanın yeniden yargılamaya tabi tutulması ve davacının davasının kabul edilmesinin hakkaniyete sığmayacak bir durum olduğunu beyan ederek mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 74 üncü maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenen kusur durumu, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ve beraat kararı ile bağlı değil ise de; ceza mahkemesinde belirlenen maddi vakıa ile bağlı olduğu, davanın taraflarından birisinin alacaklısı olan davacının borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyemeyeceği, kendi alacağının kesinleşmiş ceza mahkemesi maddi vakıası uyarıca gerçek bir alacak olmadığı halde davanın reddine karar vermek gerekirken kabulünün hatalı olduğu, bu durumda 6100 sayılı HMK’nın 376 ncı maddesi “Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler.” hükmüne dayandırmış olduğu; bu madde ile davanın tarafı olmayan üçüncü kişinin hile iddiası ile taraf olmasa dahi yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabileceğinin düzenlenmiş bulunduğu ve ancak burada hile iddiasına dair geçerli ve somut delillerin de gösterilmesi gerektiği, dosya kapsamında sunulan dava dilekçesi ve delil olarak gösterilen dava dosyalarının incelenmesinde bu hile iddiasına ilişkin talep edenin soyut iddiası dışında bir delil bulunmadığı, bu haliyle usul yasanın bu maddesinin uygulanamayacağı ve taraf olmayan davacı bakımından yargılamanın yenilenmesi şekil şartlarının da bu minvalde karşılanmamış olduğunun anlaşıldığı, mahkemece, davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken kabul kararının doğru olmadığı gerekçesiyle, "... Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nın 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; 1-A)Davacının yargılamanın yenilenmesi koşulları oluşmaması nedeniyle talebinin reddine B)Dava konusu Konya İli, Karatay İlçesi, Göçü Mah, 0 ada, 329 parselde kayıtlı taşınmazın davalı ... (intikal etmiş ise mirasçıları) adına kayıtlı tapunun iptali ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline yönelik İDM'nin 2021-339 esas 2022-235 karar sayılı ilamının iptaline C)Davanın KABULÜ ile davalı ... adına kayıtlı bulunan Konya İli, Karatay İlçesi, Pırlağınaltı Mevkii, Göçü Mah, 0 ada, 329 parselde kayıtlı tarla vasfındaki taşınmazın tapu kaydının iptali ile diğer davalı ...'nin vefat ettiği anlaşılmakla 16. Noterliğinin 04/02/2022 tarih 2536 yevmiye sayılı veraset ilamında payları uyarınca mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin, davanın konusu sanki menfi tespit davası imiş gibi karar verdiğini, Oysa ortada davalılar tarafından açılmış bir menfi tespit davası bulunmadığını, Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/662 esas sayılı dosyasının konusunun işbu dava ile bir ilgisi bulunmadığını, bu sebeple anılan ceza mahkemesi kararının bu davaya dayanak olarak gösterilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, ceza mahkemesi kararında sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiş ise de salt bu kararla Konya 7. İcra Müdürlüğünün 2017/1516 Esas, 2017/1837 Esas sayılı dosyasından kaynaklanan alacağın gerçek bir alacak olmadığına hükmedilmesinde isabet bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinde dayanılan taleplerle ilgili ve sınırlı olarak inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince taleple bağlılık kuralına uyulmaksızın mahkeme kararının ortadan kaldırıldığını, hacizli mal üzerinde davalı ...'nin kabul beyanının geçerli olmadığını, davaya konu taşınmazın baba-oğul arasındaki satışından yaklaşık 22 yıl sonra, satış işlemlerine geçilmesinden hemen sonra ikame edildiğini, bu dosyada haciz ve ipotek sahiplerine herhangi bir bildirim, ihbar vs yapılmadığı için dava, haciz ve ipotek lehtarlarından gizli olarak yürütüldüğünü, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğru bulunacak dahi olsa Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen vekalet ücretinin yanlış tayin edildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların, davacının alacaklı olduğu davalı ...'nin üzerine kayıtlı taşınmazın devir işleminin davacının alacağını tahsil etmesini önlemek amacıyla muvazaalı olduğu iddiasıyla iptal edilmesi nedeniyle alacaklı sıfatıyla zarar gören davacının yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371, 375, 376 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi başlıklı 376 ncı maddesinde yer alan " Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler." düzenlemesi kapsamında davacı talebini davalı ...'nin alacaklısı olduğu ve kendisinden mal kaçırmak amacıyla asıl davaya konu taşınmaz mülkiyetinin muvazaaya dayalı olarak mahkeme vasıtasıyla el değiştirdiği iddiasına dayandırmakta ise de davacının varlığını iddia ettiği alacağın hukuken korunabilir bir alacak olmadığı, davacıya tefecilik yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararının Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi incelemesinden geçerek kesinleşmiş olmasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. İncelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında, davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi durumunda Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2019/351 Esas, 2021/57 Karar sayılı "... 1-Davanın KABULÜ ile davalı ... adına kayıtlı bulunan Konya İli, Karatay İlçesi, Pırlağınaltı Mevkii, Göçü Mah, 0 ada, 329 parselde kayıtlı tarla vasfındaki taşınmazın tapu kaydının iptali ile diğer davalı ... adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, 2-Hüküm özetinin İİK.'nın 28. Maddesi gereğince Karatay Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine,..." dair ilk kararı 8.05.2021 tarihinde kesinleşmiş haliyle kalacaktır. Hal böyleyken Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden tapu kaydının iptali yönünde hükme bentler eklenmesi yerinde görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1.B) ve (1.C) bentlerinin hükümden çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2542, K. 2024/7997, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2542-e-2024-7997-k-ee927f9f9312