Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2476 E. 2024/8913 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2476
Karar No
2024/8913
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/194 Esas, 2021/828 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Davalı ...Ş. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan ...'yu portföy yönetimini yapmak üzere vekil tayin ettiğini, ...'nun müvekkili adına davalı ... ve ... Yatırım Menkul Değerler A.Ş. kanalıyla işlemler yaptığını, davalılar ... ile davalı şirket çalışanları ... ve ...'ın aralarında geçen telefon görüşmelerinin çözümünden, müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında alım ve satımların yapıldığının, zarar edildiğinin bilinmesine rağmen hesaplardan borsaya 1 milyon TL'nin daha aktarıldığının, değiştirilebilir ekstrelerin düzenlenerek müvekkilinin aldatıldığının anlaşıldığını, talimat olmadan ya da usulüne uygun talimat bulunmadan sadece 02.07.2008 tarihinde müvekkilini Garanti Bankası hisse senedi işlemlerinde 221.135,71 TL ve daha sonra da 387.260,86 TL zarara uğrattıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 442.568,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili, müvekkili ile davacı arasında sermaye piyasası araçları alım satım ve repo-ters repo işlemleri, faks cihazıyla gönderilecek müşteri talimatları ile ilgili uygulama ve uzaktan erişim kanalları sözleşmesi imzalandığını, yapılan tüm işlemlerin sözleşme ve yasalara uygun olarak davacı vekilinin talimatı ile gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalılar ... ve ... vekilleri, davacının davalı ...'ya vekâlet verdiğini, tüm hisse senedi alım ve satımının ...'nun yazılı ve sözlü talimatları üzerine gerçekleştirildiğini, davacının herhangi bir bilgi talebinde bulunmadığını, müşteri adresine gönderilmekte olan ekstrelerin ... tarafından verilen yazılı talimat üzerine Genel Müdürlükçe iptal edildiğini, davalılara sorumluluk yüklenemeyeceğini savunmuşlardır. 3.Davalı ... vekili, 03.10.2006-25.09.2008 tarihleri arasında davacının ortağı olduğu şirketlerde finansal konularda hizmet akdi ile çalıştığını, ağır iş yüküne ve yatırım uzmanı olmadığı beyanına karşın davacı tarafından “portföy işlemlerini talimatları doğrultusunda vekâleten yapmak konusunda” vekil tayin edildiğini, müvekkilinin davacıdan aldığı talimatları banka ve aracı kurumlara ilettiğini, işlerini davacı gözetiminde yaptığını ve günlük olarak raporladığını, aracı kurumun portföyü kârda gösterdiği raporun müvekkiline e-mail ile geldiğini, bu raporun “bilgileri değiştirilmeden” davacıya verildiğini, tüm işlemlerin davacının bilgisi dahilinde ve talimatı çerçevesinde yapıldığını, mvekkilinin aracı kurumdan değiştirilebilir ekstre talebinin PDF formatmdaki ekstrelerin Excel formatında gönderilmesi isteminden ibaret olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak dava konusu tazminat isteminin haksız fiilden kaynaklandığı, fiil tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesine göre davacının çalışanı ...'yu azlettiği, zararı ve faili öğrendiği tarih ile dava tarihi arasında 1 yıldan fazla zaman bulunduğu, bu haliyle 818 sayılı Kanun'da haksız fiil için öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğu; ancak davalıların fiili ceza kanunlarında cezayı gerektirdiğinden uzamış zamanaşımına tabi olacağı, buna göre Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/864 E. sayılı dosyası kapsamında davalılara yüklenen fiilin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçları için yasada öngörülen zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu ve davalıların fiilinin uzamış bu zamanaşımına tabi olacağı, zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davacının portföy zararının 495.221,00 TL'lik kısmının 27.05.2008 öncesine, 389.415,00 TL'lik kısmının 27.05.2008 sonrasına ait olduğunun tespit edildiği, davalıların 27.05.2008 tarihi sonrasında oluşan zarardan sorumlu oldukları, davacının tam yetki verdiği davalı ...'in davalı kurum nezdinde yapılan menkul kıymet alım-satımından doğan portföy zararından, basiretli bir tacir gibi davranmaması, menkul alım-satımını izlememesi, vekil olarak atadığı davalıyı seçerken basiretli davranmaması, işlemlerin denetlenmesine imkan tanıyacak şekilde bilgilendirme ve denetleme aracını istememesi, hiçbir işlemle ilgilenmemesi sebebiyle müterafik kusuru bulunduğu ve kusur oranının 22.02.2013 tarihli ve en son 07.04.2015 tarihli raporlarda bildirildiği üzere %50 oranında olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 194.707,50 TL'nin faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili, davalı şirket vekili, davalı ..., davalı ... vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 10.01.2024 tarihli, 2023/6718 E. ve 2024/115 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davalı ...Ş. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının bilgisi ve talimatı dışında yapılan işlemler ile davacı portföyünün zararda olmasına rağmen kârdaymış gibi gösterilen e-posta gönderimi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacının zararından davalıların sorumlu olup olmadığı, zararın miktarı, davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığı ve zamanaşımına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 72 ve 74 üncü maddesi, 818 sayılı Kanun'un 53 ve 60 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ...Ş. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. V. SONUÇ: D avalı ... Menkul Değerler A.Ş. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2476, K. 2024/8913, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-2476-e-2024-8913-k-a452d1061ab7