Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2498 E. 2024/12975 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2498
Karar No
2024/12975
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/108 E., 2022/840 K.

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan ...'nden .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/1944 E. ve 2012/1985 E. sayılı dosyaları ile alacaklı olduğunu, bu dosyalardan yazılan talimatlar gereğince 21.02.2012 tarihinde borçlunun adresine haciz için gidildiğini, ...'nin istihkak iddiasında bulunması sebebiyle haciz işlemi yapılamadığını, borçlular hakkında taşınır ve taşınmaz ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları için hacizler yazıldığını, borcu karşılayacak malı olmadığının belirlendiğini, Eskişehir İli, ... İlçesi, ... Mahallesi'nde kain 2455 parselde kayıtlı taşınmazın borçlu ...'ne ait iken 09.01.2012 tarihinde ...'a satıldığını, satış anında üzerinde ... Anonim Şirketi lehine ipoteğin bulunduğunu, haciz yerinde bulunan belgelerden borçlunun tüm işlerini ve müşterilerini ...'ne devrettiğinin öğrenildiğini, borçlunun yurtdışına yaptığı ihracattan gelen alacaklarının, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına geldiği ancak gelen paraların borçlunun borcuna karşılık ... Anonim Şirketi'nin ... Şubesi'ne temlik edildiğini, buna göre bankanın gelen paraların bir kısmını temlik ilişkisi nedeniyle uhdesinde tuttuğunu, geri kalan parayı da borçlunun yaptığı sözleşmeleri devralan ...'ne devrettiğini, bu işlemler dolayısıyla ipotek borcunun alıcı ... tarafından değil, muvazaalı işlemle davalı - borçlunun ihracattan gelen paraları ile ödendiğini, borçlunun faaliyetini muvazaalı olarak sürdürdüğünü, asıl amacın borçlunun ihracattan gelen paralarını alacaklılardan kaçırmak olduğunu, davalılar arasında yapılan temlik işleminin gerçek bir alacak borç ilişkisine dayanmadığını, temlik işlemi ile yapılan ödemenin mutad bir ödeme yöntemi olmadığını, davalılar arasında yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunu, haciz sırasında bilgisiyarda borçluya ait klasörler halinde dokümanlar ve evraklar bulunduğunu, borçlunun telefon ve fakslarının ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nce kullanıldığını belirterek muvazaalı temlik işlemi ile ... Anonim Şirketi hesaplarını, gerek ... gerekse ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne gelen ve gelecek ödemelerin üzerine haciz ve bloke konulmasını, gelen ve gelecek ödemelerin gerek bankaya, gerek başka kimselere her ne adı altında olursa olsun ödenmesinin İİK'nun 281.maddesi gereğince; durdurulması için ihtiyati haciz kararı verilmesi ile haciz ve bloke konulan ödemelerin davacının alacaklısı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/1944 E. ve 2012/1985 E. sayılı dosyalarına ödenmesi ve bu dosyalardan davacıya cebri icra yetkisi tanınmasını istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının elinde kesin veya geçici aciz belgesi bulunmadığını, tasarrufların tarihinin borcun doğumundan önce olduğunu, alacağın ve takibin kesinleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacağın kesinleşmediğini, davacının alacağın doğum tarihinin tasarruf tarihinden sonra olduğunu, geçici ve kesin aciz belgesinin mevcut olmadığını, davacının hangi tasarrufun iptalini istediğinin açık olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; hangi tasarrufun iptalinin istendiğinin belli olmadığını, İİK'nun 277 ve devamı maddelerindeki dava şartlarının oluşmadığını, aktif ve pasif husumet ehliyetleri bulunmadığını, davacının müvekkili ile diğer davalılar arasında var olduğunu iddia ettiği bir kısım temlik işleminin iptalini istediğini, geçici veya kesin aciz vesikasının mevcut olmadığını, çeklerin keşide tarihi ile borcun doğumunun temlik işlemlerinden sonraki bir tarih olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.09.2015 tarihli ve 2012/277 Esas, 2015/497 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı borçludan alacağını takip yoluyla tahsil edemediği, borçlu şirketin merkezinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin faaliyette bulunduğu, bu 2 şirketin faaliyet konularının aynı olduğu, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin borçlunun aynı işçilerini çalıştırdığı, her 2 şirketin aynı kişilere ihracat yaptığı, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin borçlu şirketin yüklü miktarda borcunu üstlendiği, borçlunun fabrikasını dava dışı ... isimli kişiye satışı ile bu kişinin fabrikayı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine kiralaması ve Bursa 7.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/486 E. - 2015/201 K. sayılı dosyasındaki ayrıntılı tespitlerde dikkate alındığında 2 şirket arasında organik bağ bulunduğu, yine davalı bankanın da diğer her 2 davalıya kredi vermesi ve bu kredileri 2 davalının bankadaki hesaplarına ihracattan gelen paradan mahsup etmesi ve kalan miktarı davalılara ödemesi hususu dikkate alındığında davalı bankanın da diğer davalılar arasında muvazaalı temlik işlemlerini bildiği, davalı bankanın da bu açıdan muvazaalı temlik işleminin tarafı olduğu, borçlu şirketin faaliyetini muvazaalı olarak sürdürdüğü, gerçekte borçlunun ihracattan gelen paralarının alacaklılardan kaçırıldığı, davalılar arasındaki temlik ve diğer işlemlerin gerçek alacak borç ilişkisine dayanmadığı, davalılar arasındaki işlem ve ödemelerin mutad bir yöntem olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalılar arasındaki temlik işleminin İcra İflas Kanunun 277 ve müteakip maddeleri gereğince iptali ile davacı alacaklının .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/1944 E. ve 2012/1985 E. sayılı takip dosyalarında takibe konu ettiği asıl alacak ve ferilerinden dolayı davalılar - ... ile ... Anonim Şirketi aleyhine cebri icra takibi yapması için yetki verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.12.2018 tarihli ve 2015/16283 Esas, 2018/12713 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda borçlu ....San. ve Tic. A.Ş. kendisine ait fabrika işyerini dava dışı ... isimli şahsa satmış, ... ise borçlu şirket ortakları ile organik bağ bulunan ....San. ve Tic.Ltd. Şti'ye kiralamak sureti ile fabrikadaki üretimin anılan şirket eli ile devamı sağlanmıştır. Davacı da bu ürünlerin ihracından elde eldilen bankadaki para ile ilgili olarak talepte bulunduğundan öncelikle yapılan fabrikaya ilişkin taşınmaz devrinin iptali sağlanarak, devamında burdan 4 sağlanan ürün ihracından elde edilen para üzerinde hak iddia eden ... .San. ve Tic.Ltd.Şti ve son olarak davalı bankanın bu paranın borçluya ait olduğunu ve taraflar arasındaki mal kaçırma amacını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olup olmadığı kısaca İİK'nun 280.madde koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tesbiti gerekir. Bu nedenlerle dava dışı ...'ın davaya dahili sağlanarak, taraf teşekkülü sağlandıktan sonra, borçlu ile diğer davalılar arasındaki işlemler yönünden İİK'nun 277 ve devamı madde koşullarının araştırılması gerekir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu .... San. ve Tic. A.Ş.'nin kendisine ait fabrika işyerini dahili davalı ...'a sattığı, ...'ın ise borçlu şirket ortakları ile organik bağı bulunan ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ye kiralamak sureti ile fabrikadaki üretimin anılan şirket eli ile devamı sağladığı, mahkememizin 2014/367 esas ve 2016/685 karar sayılı kesinleşmiş kararın da da belirtildiği üzere; borçlu .... San. ve Tic. A.Ş.'nin fabrikalarının da bulunduğu taşınmaz ile birlikte birçok taşınmazın aynı tarih aralığında dahili davalı ...'a temlik edildiği, bu temlikin aynı zamanda ticari işletme temliki niteliğinde olduğundan 3. kişinin ve borçlunun karine olarak borçlunun alacaklılarına zarar verme kastını bilmesi gerektiği, bilirkişi raporlarında ... yönünden belirlenen taşınmaz rayiç değerleri ile tapudaki temlik bedelleri arasında bariz fark bulunduğu ve söz konusu temliklerin aynı zaman aralığında yapıldığı da gözetildiğinde, davalı borçlu .... San. ve Tic. A.Ş.'nin kendisine ait fabrika işyerini dahili davalı ...'a devrine dair yapılan tasarrufun alacaklıların zararına ve muvazaalı olarak gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, Eskişehir İli .... İlçesi... Mah. 19571 Ada 10 Parsel (... Mah. Eski 2454 Parsel) sayılı taşınmazın dahili davalı ...'ın elinden çıktığından bu taşınmaz yönünden dava bedele dönüşmekle 9.505.332,00 TL tazminatın davacının dava konusu takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak dahili davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalılar arasında gerçekleştirilen tasarruflar yönünden de; ticaret sicil ve şirket kayıtlarına göre, davalı borçlu .... San. ve Tic. A.Ş.'nin merkezinde davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin faaliyette bulunduğu, bu iki şirketin faaliyet konularının aynı olduğu, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin borçlunun aynı işçilerini çalıştırdığı, her iki şirketin aynı kişilere ihracat yaptığı, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin borçlu .... San. ve Tic. A.Ş.'nin yüklü miktarda borcunu üstlendiği, borçlu şirketin fabrika binası ve arsasını dahili davalı ...'a satışı ile bu dahili davalının da fabrikayı davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine kiralaması ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/486 E. - 2015/201 K. sayılı dosyasındaki ayrıntılı tespitlerde dikkate alındığında, iki şirket arasında organik bağ bulunduğu; davalı ... A.Ş. tarafından diğer davalı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'ne kuruluşundan (09.01.2012) çok kısa bir süre sonra (13.01.2012) yetersiz öz sermaye ve teminatı belirsiz bir ölçüde yüksek miktarlarda varlıklarıyla orantısız kredi kullandırıldığı, davalı bankanın müşterisinin mali durumunu araştırmadan bu miktarlarda kredi kullandırmasının bankacılık teamülleriyle bağdaşmadığı, araştırma zorunluğunda olan bankanın müşterisi davalı ... Ltd. Şt.'nin mali durumu hakkında bilgi sahibi olduğu, bu hususlar gözetildiğinde davalı bankanın temlike konu paranın borçluya ait olduğunu ve taraflar arasında mal kaçırma amacını bilmesi gerektiği, ayrıca davalı bankanın da diğer her iki davalıya kredi vermesi ve bu kredileri bu davalının bankadaki hesaplarına ihracattan gelen paradan mahsup etmesi ve kalan miktarı davalılara ödemesi, davalı bankanın da diğer davalılar arasında muvazaalı temlik işlemlerini bildiği ve bu açıdan muvazaalı temlik işleminin tarafı olduğu, borçlu şirketin faaliyetini muvazaalı olarak sürdürdüğü, gerçekte borçlunun ihracattan gelen paralarının alacaklılardan kaçırıldığı, davalılar arasındaki temlik ve diğer işlemlerin gerçek alacak borç ilişkisine dayanmadığı, davalılar arasındaki işlem ve ödemelerin mutad bir yöntem olmadığı, bu haliyle somut olayda İİK'nun 280. madde koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalılar arasındaki temlik işleminin (davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kiralamak sureti ile fabrikada üretilen ürünlerin ihracından elde edilen bankadaki paraya ilişkin yapılan taraflar arasındaki temlik işleminin) İcra İflas Kanunun 277 ve müteakip maddeleri gereğince iptali ile davacı alacaklının .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/1944 E. ve 2012/1985 E. sayılı takip dosyalarındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu Eskişehir İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 1 Pafta 2454 parselde ( Yenisi : ... Mahallesi, 19571 ada, 10 parsel) kayıtlı taşınmazın .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2013/853 Talimat sayılı dosyasında ipotek alacağı nedeni ile cebri icra yoluyla satıldığını, tasarrufun iptali davası açılabilmesi için İİK m. 277 hükmü uyarınca alacaklının elinde 'kesin aciz vesikası' olması gerektiğini, dosyada tasarrufun iptaline konu olan alacağın doğum tarihinin tasarruf tarihinden sonra olduğunu, iptal davasının koşullarının gerçekleşmediğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; diğer davalılar ... ile ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin iş bu dava açılmadan önce banka müşterisi olmakla beraber davacı tarafın iddia ettiğinin aksine bankanın aralarındaki bankacılık ilişkisi gereği muvazaaya ortak olmasının söz konusu olmayıp mağdur konumunda olduğunu, bankanın kullandırmış olduğu krediler ve yapmış olduğu diğer bankacılık faaliyetlerinin, davacı tarafın iddialarının aksine, hayatın akışına ve ticari hayatın teamüllerine aykırı olmayıp tam aksine bankacılık sektörüne ve meslek etiğine ve yasal düzenlemelere uygun davranışlar olduğunu, davalı borçluların banka müşterisi olmalarının akabinde süregelen ticari faaliyetlerinin iyi gitmeyerek kullanılan kredi borçlarını ödeyemez hale geldiklerini ve bankanın kredi sözleşmeleri gereği davalı /borçluların kredilerini kat ederek tahsil yoluna gittiğini, davalı/borçlular hakkında icra takipleri açıldığını, söz konusu takipler ... Yönetim A.Ş’ye temlik edilmiş olsa da ipotek takibi sonucunda taşınmazların satılarak paraya çevrildiğini, banka ile diğer davalılar arasında organik bağ olması mümkün olmadığı gibi davacı tarafın iddia ettiği üzere bankanın taraflar arasındaki ilişkiyi ve şayet var ise yine diğer taraflar arasında gerçekleşen muvazaalı veya alacaklılarından mal kaçırmaya yönelik niyetini ve işlemleri bilebilmesi veya denetlemesinin mümkün olmadığını, bankanın tıpkı davacı taraf gibi alacağını tahsil edemeyerek mağdur edilen 3.kişi konumunda olduğunu, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin davaya konu borcun doğumundan önce gerçekleşmiş olup davalı taraflar arasında iddia olunduğu gibi bir temlik veya tasarruf işlemi gerçekleşmemesine rağmen davacı tarafın diğer davalı / borçlulardan olan alacağını tahsil amacı ile davacı bankayı sorumlusu ve ilgilisi olmadığı bir organik ilişki ile davaya dahil etmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davalı ... San. ve Tic. A.Ş. Vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İİK'nın 283/2.maddesine göre iptal davası sırasında dava konusu şey üçüncü kişinin elinden çıkmış ise davacının davayı bedele dönüştürme hakkı vardır. Ancak elden çıkma şeklinin üçüncü kişinin iradesine dayanması gerekir. Eğer dava konusu borçlunun borcundan dolayı bir başka alacaklı tarafından satılmış ise bu halde üçüncü kişi cebri icra sonucu yapılan satıştan elinde artı bir para kalır ise o miktar ile sorumlu olur hiç para kalmamış ise konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir. Somut olayda, yargılama devam ederken dava konusu taşınmazlardan 2454 nolu parselin, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip de, .... İcra Müdürlüğü'nün 2013/853 Talimat sayılı dosyasından yapılan ihale sonucu 19.06.2015 tarihinde satıldığı, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; öncelikle Mahkemece; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takip dosyası ve ihale dosyasının getirtilerek bu icra dosyasındaki alacaklının alacak miktarının tespiti ile ihale sonucu davalı 3.kişi ... elinde kalan bir bedel olup olmadığı, kalan bedel varsa bunun İİK 283/2 madde gereğince davacının takip konusu alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, ihale bedelinden kalan para yok ise davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

3.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi, satılan taşınmaz üzerinde, ipotek ve haciz kayıtları varsa, alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığının kabulü gerektiği, bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da gözönünde tutulması gerektiği, aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılması gerektiği, keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda mahkemece; davalı ... A.Ş. tarafından diğer davalı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'ne kuruluşundan (09.01.2012) çok kısa bir süre sonra (13.01.2012) yetersiz öz sermaye ve teminatı belirsiz bir ölçüde yüksek miktarlarda varlıklarıyla orantısız kredi kullandırıldığı, davalı bankanın müşterisinin mali durumunu araştırmadan bu miktarlarda kredi kullandırmasının bankacılık teamülleriyle bağdaşmadığı, araştırma zorunluluğunda olan bankanın müşterisi davalı ... Ltd. Şt.'nin mali durumu hakkında bilgi sahibi olduğu, bu hususlar gözetildiğinde davalı bankanın temlike konu paranın borçluya ait olduğunu ve taraflar arasında mal kaçırma amacını bilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalılar arasındaki temlik işleminin (davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kiralamak sureti ile fabrikada üretilen ürünlerin ihracından elde edilen bankadaki paraya ilişkin yapılan taraflar arasındaki temlik işleminin) İcra İflas Kanunun 277 ve müteakip maddeleri gereğince iptaline karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Dosya kapsamından, davalı .... tarafından davalı borçlu ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketine krediler kullandırıldığı, kredi borcunun yapılandırılması için 30.03.2012 tarihli protokolün imzalandığı, bu şirkete yurt dışı müşterilerinden havale ve EFT bedellerinden yapılandırma protokol şartları kapsamında tahsilatlar yapıldığı, banka alacağının bu miktarlardan mahsup edildiği, yine davalılardan ...'nin de bankanın kredi borçlusu olduğu, bu şirket adına da müşterilerden gelen havale ve EFT bedellerinin de öncelikle banka alacağına istinaden kredi borcundan mahsup edildiği anlaşılmış olup yapılan bu ödemelerin kredi borçlarına karşılık mahsup edilmesi mutad ödeme şeklidir. Bu halde, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kiralamak sureti ile fabrikada üretilen ürünlerin ihracından elde edilen bankadaki paraya ilişkin yapılan taraflar arasındaki temliki tasarruf işlemi yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ... San. ve Tic. A.Ş. ve Burgan Bank AŞ.'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2498, K. 2024/12975, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2498-e-2024-12975-k-5fe128439ff1