Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1529 E. 2026/2051 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1529
- Karar No
- 2026/2051
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/755 E., 2022/1329 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulanık Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/ 92... /129 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının belediye başkanlığı yaptığı dönem ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan denetim raporuna göre 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/8 maddesine aykırı olarak fazladan işçi alımı yapıldığını, bu şekilde kurum zararına sebebiyet verildiğini, davalı aleyhine denetim raporuna istinaden ihtiyaç fazlası personele yapılan 152.164,33 TL harcama üzerinden Bulanık İcra Müdürlüğü'nün 2017/96 Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan fazladan personel için İçişleri Bakanlığı onayının alınmamış olduğu ancak mevsimlik işçilerin ve sözleşmeli şehir plancısı alımı için kanunda zorunlu kılınan hizmetin gerçekleştirilmesi amacıyla alım yapıldığı, alınan işçiler ve sözleşmeli personelin zorunlu kılınan kamu hizmetini ifa etmesi ve hizmeti karşılığında bedel ödenmiş olması nedeniyle kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/8 maddesi ile özel bir sorumluluk hali öngörülmüş olduğu, anılan maddede "Belediyenin yıllık toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın yüzde otuzunu aşamaz. Nüfusu 10.000'in altında olan belediyelerde bu oran yüzde kırk olarak uygulanır. Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz. Yeni personel alımı nedeniyle bu oranın aşılması sebebiyle oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanunî faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edilir.” denilmek suretiyle belediye başkanları için tamamen şekli ve objektif bir tazminat sorumluluğunun kabul edildiği, sorumluluk şartlarının da özel olarak düzenlendiği, bu sorumluluğa ilişkin düzenlemenin emredici nitelikte olduğu, uygulanması noktasında herhangi bir istisna öngörülmediği, eldeki davanın, yasaya aykırı istihdamların yapıldığı dönemde belediye başkanı olan ve kanunun emredici düzenlemelerini ihlal ettiği sabit ve kusurlu olan davalı ... başkanı aleyhine açıldığı, Sayıştay uzmanınca hazırlanan bilirkişi raporu kapsamında hesaplanan miktarın icra dosyası ile örtüştüğü gözetildiğinde; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usulsüz olduğu, (ancak alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden İİK 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatının yasal koşullarının somut olayda gerçekleşmemesi nedeniyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi gerektiği) gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere istinaf incelemesine konu Bulanık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.03.2022 tarihli ve 2021/ 92... /129 sayılı kararının HMK'nun 353/1-b.2. maddesi gereğince kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davanın kabulü ile davalı borçlunun Bulanık İcra Müdürlüğünün 2017/96 E. sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptaline ve takibin devamına, yasal koşulları bulunmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararı da dikkate alındığında kamu zararının oluşmadığını, belediyeye alınan işçilerin davalı ... Başkanının kendi hizmetinde çalışmadığını, belediye bünyesinde kamu hizmeti gördüklerini, sunulan emeğin karşılığının alındığını, kamu zararı oluşmamasına rağmen salt kanunilik ilkesine dayanılarak davalıdan ödenen maaşların tahsilinin başka bir zarara ve hak kaybına sebebiyet vereceğini, davacı ...'nin davalının kusuru nedeniyle hakkaniyetsiz bir şekilde zenginleşeceği sonucunu doğuracağını, hizmet karşılığı ödenen bir bedel söz konusu olduğundan haksız eylemin zarar unsurunun gerçekleşmediğini, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının belediye başkanlığı yaptığı dönemde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49/8 maddesine aykırılık nedeniyle uğranılan idare zararının davalı ... başkanından ödetilmesi amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davanın, davalı ... başkanının 15.09.2015- 31.12.2015 tarihleri arasında belediyeye 20 adet mevsimlik işçi ile 1 adet sözleşmeli personel alarak çalıştırdığı kişilere toplam 152.164,33 TL ücret ödemesi yaptığı, bu işçi alımlarının 5393 sayılı Kanun'un 49., Geçici 1'inci ve Belediye ve Bağlı Kuruluşlar ile Mahalli İdareler Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin 14'üncü maddesine aykırı olarak yapılması nedeniyle belediyeyi 152.164,33 TL zarara uğrattığı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkin olduğu, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesiyle bilirkişi emekli Sayıştay Denetçisinden alınan raporda, ilgili yılların bütçe gelirleri, personel giderleri ve bunların birbirine oranlarının rapor edildiği, ...'ının 08.01.2015-6 sayılı Belediye Meclis kararıyla 20 adet mevsimlik işçi ve 10.02.2015-216 sayılı kararıyla da 1 adet şehir plancısı sözleşmeli personel alımı yapıldığı, alınan fazladan personel için İçişleri Bakanlığı onayının alınmamış olduğu ancak mevsimlik işçilerin ve sözleşmeli şehir plancısı alımı için kanunda zorunlu kılınan hizmetin gerçekleştirilmesi amacıyla alım yapıldığı ve alınan işçiler ve sözleşmeli personelin zorunlu kılınan kamu hizmetini ifa etmesi ve hizmeti karşılığında bedel ödenmiş olması nedeniyle kamu zararı oluşmadığı, aksi haldeki durumun işçilere ödenen bedel kadar alınan hizmet oranında davacı kurumun sebepsiz zenginleşmesine neden olacağı anlaşılmaktadır. Şu halde, davalının belediye başkanı olarak görev yaptığı dönemde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesine aykırı olarak işçi çalıştırılmış ise de; işçilerin belediyenin kamu hizmeti olan görevlerini yerine getirmek için fiilen çalıştıkları, bu işçilerin gerçekte çalışmadıkları yönünde bir iddianın ve delilin dosya kapsamında bulunmadığı, yapılan hizmet karşılığında bedel ödendiği anlaşıldığından, kamu zararı unsuru gerçekleşmediğinden davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/8 maddesine aykırı olarak geçici işçi alımı nedeniyle uğranılan idare zararının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen davanın reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusu Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince kabul edilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı vekilinin temyizi üzerine yapılan inceleme sonunda da "davalının belediye başkanı olarak görev yaptığı dönemde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesine aykırı olarak işçi çalıştırılmış ise de; işçilerin belediyenin kamu hizmeti olan görevlerini yerine getirmek için fiilen çalıştıkları, bu işçilerin gerçekte çalışmadıkları yönünde bir iddianın ve delilin dosya kapsamında bulunmadığı, yapılan hizmet karşılığında bedel ödendiği anlaşıldığından, kamu zararı unsuru gerçekleşmediğinden davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/8 maddesinde “Belediyenin yıllık toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın yüzde otuzunu aşamaz. Nüfusu 10.000'in altında olan belediyelerde bu oran yüzde kırk olarak uygulanır. Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz. Yeni personel alımı nedeniyle bu oranın aşılması sebebiyle oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak kanunî faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edilir. Personelin her türlü alacakları zamanında ve öncelikle ödenir.” hükmü yer almakta olup, bu düzenlemeye göre idare zararının ne şekilde oluştuğu açık bir şekilde belirlenmiştir. Tüm dosya kapsamı ile davalı tarafından yapılan işçi alımlarının yasal düzenlemeye uygun olmadığı sabittir. Her ne kadar bozma ilamında usulsüz olarak alınan işçilerin Belediyede çalışarak hizmet verdikleri ve kendilerine bu nedenle ödeme yapıldığı, bu nedenle de kamu zararı oluşmadığı belirtilmiş ise de, davanın dayanağı 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49/8 maddesi olup, davalı tarafça maddedeki düzenlemeye aykırı şekilde işçi alımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yasal düzenlemeye aykırı şekilde alınan işçilere yapılan ödeme ile zarar oluşmuş olup, mahkemenin işçilere fiili çalışmalarının karşılığının ödenmesi sebebiyle zararın oluşmadığı gerekçesine katılmak mümkün değildir. Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.02.2014 gün, 2013/4-489 esas, 2014/98 sayılı kararında bu husus “… Madde metninde sorumluluk koşulları düzenlenmiş ve toplanan deliller ile işçinin usulsüz olarak alındığı ve bu surette kamu zararına neden olunduğu belirlenmiş olup, alınan işçilere hizmeti karşılığı kurumca ücret ödenmesi gerçekleşen zararı ortadan kaldırmaz.” şeklinde ifade edilmiştir. Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.