Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1277 E. 2026/1448 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1277
Karar No
2026/1448
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1277 KARAR NO : 2026/1448 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/12/2025 NUMARASI : 2024/31 E. - 2025/873 K.

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/12/2025 tarih ve 2024/31 E. - 2025/873 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme gereği davalının 2017-2018 dönemi için okulun öğrenci taşıma işini üstlendiğini, sözleşmenin özel şartlar başlıklı bölümünde sözleşme dönemi içerisinde okul aile birliği bünyesinde bir işçi çalıştırmayı taahhüt ettiğini ve taşıma işinin bedeli için davalının 18.000-TL teminat senedi verdiğini, ancak davalının işçi çalıştırma taahhüdünü yerine getirmediğini ve teminat senedini ödemediğini, Ankara 9. İcra Md. 2018.8366 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının takibe itirazında kötüniyetli olduğunu, bu hususta girişilen icra takibinin, davalının takibe itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya sunulan "Ankara Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü Okul Servis Araçları Sözleşmesi" başlıklı, 08/08/2017 tarihli olduğu anlaşılan sözleşmenin incelenmesinde, davalının sözleşmenin 1. maddesinde sayılan taraflardan olmadığı, özel şartlar olarak yazılı kısımda "Taşıma işlemi ...Ltd.Şti. tarafından yapılacaktır. Bunun karşılıığı olarak ....Ltd.Şti. ve ...-... ile bilrlikte ... ilkokuluokul aile birliği bünyesinde bir işçi çalıştırmayı kabul ve taahhüt eder. ....Ltd.Şti. bu işçinin istihdam etme borcu ... -... tarafından yerine getirilecektir." şeklinde hüküm yazılmış olduğu ve ....Ltd.Şti. kaşesi ile ... kaşesi basılarak imza edilmiş olduğu, Ankara 9. İcra Dairesinin 2018/8366 Esas sayılı takip dosyasında, takibin 11/07/2018 tarihinde açıldığı, borçluların ....Ltd.Şti. ve ... olduğu, takip sebebi olarak "08/08/2017 tarihli okul servis araçları sözleşmesi ve ödenmeyen senet bedeli" yazılı olduğu, davalıya yapılmış bir tebligat bulunmadığı, davalının sunmuş olduğu 09/11/2018 havale tarihli itiraz dilekçesinde "Böyle bir borcum yoktur. Borca itiraz ediyorum" beyanında bulunduğu, her ne kadar takibin durdurulmasına dair tesis edilmiş icra dairesi tensip kararı bulunmasa da takip dosyası kapsamı nazara alınarak itirazın süresinde olduğunun kabulü gerektiği; itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğine dair mazbata da bulunmadığı, bu halde görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesinde İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresinde açılmış olduğunun kabulü gerektiği, dosyada mübrez yazılı evrakların incelenmesinde davalının kendisini taahhüt altına sokacak şekilde sözleşmede imzasının bulunmadığı, ... olarak tüzel kişiliği haiz bir sıfatı da kaşede yer almamakla atılan imzanın davalının hukuki sorumluluğunu da doğurmasının mümkün olmadığı, kaldı ki dayanak "ödenmeyen senet" olarak nitelendirilen evrakın kambiyo senedi vasfını haiz olmamakla davalının borçlu ya da kefil olmadığı da anlaşıldığından, eldeki hukuki ihtilaf açısından davalının taraf sıfatını haiz olmadığı, ancak kısa kararın yazdırılması kısmında sehven "Pasif husumet sebebi ile davanın davanın reddine," şeklinde yazılmış ise de, bu yazımın maddi hata mahiyetinde olduğu gerekçe pasif husumet sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, sözleşmede açık taahhüt bulunduğunu, davalı ...'ün sözleşmelerin tüm sayfalarında parafı, son sayfada kaşe ve imzasının bulunduğunu, davalının şahıs olarak da adı ve soyadı kaşede ve sözleşme metninde açıkça zikredildiğini, dava konusu 18.000,00 TL tutarlı teminat senedinin, davalının da imzacısı olduğu sözleşmedeki "işçi çalıştırma" yükümlülüğünün karşılığı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, ... Okulu Aile Birliği Başkanlığı ile davalı arasında yapılan taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. HMK'nın 114. maddesi uyarınca taraf ve dava ehliyeti dava şartı niteliğinde olup hakim tarafından resen gözetilmesi gereken hususlardandır. Somut olayda; uyuşmazlığın Milli Eğitim Bakanlığı Okul Aile Birliği Yönetmeliği'nin uygulanmasından kaynaklı olduğu anlaşılmakta olup bu yönetmeliğin 28/3. maddesinde "Sözleşmenin uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek hukuki ihtilafların çözümü için kanuni yollara başvurulmak üzere okul yönetimince ilgili mülki idare amirine durum bildirilir." hükmü yer almaktadır. Mahkemece bahsi geçen yönetmelik hükmünün davacının taraf ve dava ehliyeti yönünden somut olaya uygulanırlığı değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bu yönde kararları da bulunmaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin; 2014/10375-18176 E/K; 2016/14470 - 2018/5403 E/K). Diğer yandan kabule göre, mahkemece, davalının kendisini taahhüt altına sokacak şekilde sözleşmede imzasının bulunmadığı, ... olarak tüzel kişiliği haiz bir sıfatı da kaşede yer almamakla atılan imzanın davalının hukuki sorumluluğunu da doğurmasının mümkün olmadığı, eldeki hukuki ihtilaf açısından davalının taraf sıfatını haiz olmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de, davalının sözleşmede "... - ..." olarak kendisini taahhüt altına sokacak şekilde imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, "... olarak tüzel kişiliği haiz bir sıfatı da kaşede yer almamakla atılan imzanın davalının hukuki sorumluluğunu da doğurmasının mümkün olmadığı" sonucuna nasıl ulaşıldığı da gerekçeli karardan anlaşılamamakta olup, zaten "..."in tüzel kişiliği haiz olması halinde bu imzanın tüzel kişilik adına atıldığının kabulü gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta "..."in tüzel kişiliğinin bulunmadığı, sözleşmeye atılan imzanın "... - ..." şahıs işletmesi olarak atıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece varılan bu sonucun da yerinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece bu hususlardaki eksik inceleme giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/12/2025 tarih ve 2024/31 E. - 2025/873 K. sayılı salı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1277, K. 2026/1448, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1277-e-2026-1448-k-2a4d12542725