Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1268 E. 2023/10051 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1268
- Karar No
- 2023/10051
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/803 E., 2022/1316 K. HÜKÜM/KARAR : Davacının İstinaf Başvurusunun Reddi/Davalının İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/330 E., 2021/363 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Hesabına karşı Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/264 Esas 2014/250 Karar sayılı dosyası ile trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar sebebi ile açılan davada karar verildiğini, söz konusu kararın davalı tarafından temyiz edildiğini, kararın bozulduğunu, Yargıtay bozma ilamı üzerine dosyanın Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/694 esasına kaydedildiğini, bilirkişiden rapor alındığını, bozma ilamına uygun şekilde hesaplama yapıldığını, davalı ... Hesabından 231.548,10 TL alabileceği yönünde rapor hazırlandığını, dolayısı ile davalıdan 111.748,10 TL daha alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ilk davada ıslah yapıldığını, Yargıtay bozmasından dolayı ıslah yapılamayacağı için ek dava açıldığını belirterek trafik kazası sebebi ile ortaya çıkan cismani zarar karşılığı 111.748,10 TL'nin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere kaza tarihi olan 31.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın dava şartı yokluğu, zamanaşımı ve esastan reddi gerektiğini, maluliyetin son durumu kusur ve tazminat hesabı yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 111.748,10 TL. maddi tazminatın ilk dava tarihi olan 10.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamaya esas kazancın daha yüksek olduğunu, faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 6704 Sayılı Kanun kapsamında başvurunun usulüne uygun yapılmadığını, davacı vekili ilk kararı sadece faiz başlangıç tarihi yönünden temyiz ettiğinden yerel mahkeme kararının davacı yönünden kesinleştiğini, Yargıtay bozma ilamı sonrası hesaplanan bakiye alacak tutarını talep etme hakkı bulunmadığını, kusur oranı üzerinden Axa Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu bulunduğunu, kaza tespit tutanağına göre 06 BP 5949 plaka sayılı aracın, tamamen kusurlu 21 DD 340 plaka sayılı aracın kusurundan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, poliçe teminat limitinin aşıldığını, ticari faize hükmedilmesinin yerinde olmadığını, temerrüt tarihinin hatalı olarak değerlendirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 23/10/2014 tarih 2013/ 264 Es,2014/ 250 K.Sayılı ilamına karşı davalı ... tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine davacı vekili katılma yolu ile temyiz talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesi kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 25/10/2017 tarih, 2015/3755 Es,2017/9583 K. Sayılı ilamı davacı tarafın temyiz talebinin reddi, davalı tarafın temyizi yönünden yapılan incelemede ise; PMF Yaşam Tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği gerekçesi bozulmuş, ilk derece mahkemesi bozma kararı sonrası yeni esas üzerinden bilirkişiden ek rapor aldırılarak bozma kararı öncesi ıslah da dikkate alınarak 17/09/2019 tarih, 2018/694 Es, 2019/408 K. Sayılı ilamı ile ... yönünden 119.800,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermiştir. Karara karşı davalı ... tarafından temyiz yasa yoluna başvurulduğu ,kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 06/10/20202 tarih, 2019 Es, 20202/5168 K. Sayılı ilamı ile Onandığı, karar düzeltme talebinin ise Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 04/03/2021 tarih, 2020/12374 Es, 2021/2339 K.Sayılı ilamı ile reddine karar verildiği nihayetinde ise eldeki ek davanın açıldığı anlaşılmıştır. Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 23/10/2014 tarih 2013/ 264 Es,2014/ 250 K.Sayılı ilamına kadar olan yargılama süreci irdelendiğinde ise, 08/11/2013 havale tarihli maluliyete dair bilirkişi raporunun 26/11/2013 tarihinde davacı vekiline tebliği üzerine iş bu rapora itirazda bulunulmadığı, 27/11/2013 tarihli dilekçe ile dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmesini talep ettiği, 06/01/2014 tarihli aktüerya raporunun dosyaya sunulduğu iş bu rapora karşı davacı tarafça itiraz edilmeksizin ıslah dilekçesi verildiği, nihayetinse ise 23/10/2014 tarih 2013/ 264 Es,2014/ 250 K.Sayılı Yargıtay bozma öncesi kararın verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 25/10/2017 tarih, 2015/3755 Es,2017/9583 K. Sayılı ilamı incelendiğinde; davacı tarafın ilk hükmü yalnızca faiz başlangıç tarihi yönünden temyiz ettiği ve ilk hükme esas alınan 06 /01/ 2014 havale tarihli raporundaki hesaplamaya ilişkin davacı tarafın bir temyizinin bulunmadığı, buna göre hesap raporundaki maddi tazminatın davacı bakımından kesinleştiği ve davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak, ilk hükmü yalnızca faiz başlangıç tarihleri yönünden temyiz eden davacı lehine olacak biçimde, güncel veriler dahilinde yeniden hesap yaptırılıp tazminatın belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir). Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ek davanın tümden reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde hüküm tesisi kaldırmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalının istinaf başvurunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddinin hatalı olduğunu, davalı lehine usuli kazanılmış hak olarak değerlendirilme yapılmasının isabetsiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.