Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/23992 E. 2023/11552 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/23992
- Karar No
- 2023/11552
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/773 E., 2021/69 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nın yolun ters istikametinde aracını iterek çalıştırmaya çalıştığı sırada yine yolun ters istikametine park etmiş diğer davalı ...'a ait aracın önünden karşıya geçmeye çalışan davacı ...'e çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kazadan sonra Yasin'in 3 ay yürüyemediğini, halen sağlığına kavuşamadığını, kaza sonrasında sol ayak bileğine platin takıldığını, buna rağmen malul kaldığını, tedavi süresince ulaşım, tetkik ve pansuman masrafı yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00'er TL maddi 2.000,00'er TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 03.02.2021 tarihli dilekçe ile talebini Yasin bakımından 22.587,24 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ...; ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumunun 19.02.2009 tarihli raporunda Yasin ile kendisine verilen kusur oranının aynı olduğunu, Yasin'e takılan platinlerin ve diğer masrafların kendisi tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili; sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalının kusuru oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2013 tarihli ve 2009/323 Esas 2013/490 Karar sayılı kararıyla; davalı ... yönünden açılan davanın atiye terk nedeni ile açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünden maddi tazminat davasının reddine, Hamdiye yönünden 424,80 TL, ... yönünden 110,56 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline, Yasin için 2.000,00 TL, ... ve Hamdiye için 1.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren davalı ... şirketi hariç olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 22.11.2016 tarihli ve 2014/12252 Esas, 2016/10734 Karar sayılı ilamıyla; "1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi gereğince 01.01.2013 tarihinden sonra verilen kararlarda temyiz kesinlik sınırı 1.820,00 TL'ye çıkarılmıştır. Temyize konu karar anılan tarihten sonra verildiğinden davacılar ... ve Hamidiye için reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden ayrı ayrı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacılar ... ve Hamidiye'nin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda mahkemece; davacı ...'in kaza nedeniyle meydana gelen işgücü kaybı hususunda bir rapor alınmaksızın Yasin yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece davacı ...'in tedavi evraklarının getirtilmesinden sonra trafik kazası nedeniyle işgücü kaybının olup olmadığı ve varsa oranının belirlenmesi için kaza tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; bu kez davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenmiştir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.07.2017 tarihli ve 2017/2491 Esas, 2017/7358 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... ve Abdulbaki bakımından hüküm kesin nitelikte olduğundan ve bu davacılar yönünden temyiz talepleri reddedildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... bakımından manevi tazminat yönünden önceki hüküm bu hususta temyiz edilmediğinden ve karar kesinleştiğinden bu talep yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkında açılan davanın önceki kararla açılmamış sayılmasına karar verildiği ve bu karar kesinleştiğinden bu davalı yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'in maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile 22.587,24 TL'nin davalı ... ve sigorta şirketinden dava tarihi olan 10.11.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı ... şirketi poliçe limiti olarak sınırlı olarak sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; kusur oranına göre sorumlu olduğu miktardan fazlasına hükmedildiğini, davacı ...'in rahatsızlığı nedeniyle hayatı boyunca gelir elde etmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki aracın karıştığı 29.10.2006 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yaya Yasin'in sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi ve 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ...'nın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.