Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4798 E. 2023/10302 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4798
- Karar No
- 2023/10302
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/952 E., 2022/1353 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.04.2008 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın kusurlu şekilde davacının yolcu olduğu araca çarpması sonucu davacının kolundan malul kalacak şekilde yaralandığını ve halen iyileşemediğini, bu süreçte bakıcı tutmak zorunda kaldığını, kaza nedeni ile fizik tedavi, ameliyat, psikolojik tedavi, bakıcı ve yol giderleri yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 05.11.2013 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 23.786,81 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; poliçe gereği şirketlerinin sorumluluğunun sürücünün kusuru oranında limitle sınırlı olduğunu ve davacı tarafın dava açılmadan önce herhangi bir başvurusu olmadığından davalı şirketin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ...; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.11.2015 tarihli ve 2010/245 Esas, 2015/547 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 8.964,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ... ve davalı ... şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8.913,36 TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den, 14.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile dahili davalı SGK dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23.04.2008 itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketine karşı tedavi giderlerine yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile dahili davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 28.11.2018 tarihli ve 2016/2034 Esas, 2018/11387 Karar sayılı kararı ile "Davacının kazadaki yaralanması nedeniyle 4 aylık iyileşme süresi için başkasının yardımına muhtaç olduğu kabul edilip bakıcı giderine hükmedilmesi doğru ise de, bakıcı giderinin ödenmesi sırasında bakıcıyı çalıştıran davacının brüt asgari ücret kadar bir ödeme yapmasının gerektiği düşünülmeden, bakıcı gideri olarak davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 7.000,00 TL bedelli "Evde Hasta Bakımı ve Ev İşleri Çalışma Sözleşmesi" adlı adi yazılı belgenin kabulüyle hüküm verilmesinin hatalı olduğu, ifade olunan nedenlerle, bu konuda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli olmadığı; kararda davalı ... sadece bakım gideri ve geçici işgöremezlik tazminatı ile sorumlu tutulmuş olmasına rağmen diğer alacak kalemlerinin toplamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 12.10.2022 tarihli ve 2021/952 Esas, 2022/1353 Karar sayılı kararı ile davacıya duruşma gününün tebliğ edildiği, davacının dosyanın 13.04.2022 tarihli duruşmasına katılmadığı ve mazeret de bildirmediği, davacının davayı takip etmemesi üzerine 13.04.2022 tarihli duruşmada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 inci maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 3 aylık süre içerisinde yenilenmeyen davanın bu kez 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesi 5 inci fıkrası uyarınca 14.07.2022 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 12.05.2022 tarihinde taraflarınca dosyanın yenilenerek işleme alınmasının talep edildiğini, ancak bu hususun mahkemece gözardı edildiğini, 13.04.2022 tarihinde işlemden kaldırılan dosyanın 3 ay sonrası tarihi olan 13.07.2022 tarihi itibariyle vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken karar yazım tarihi itibariyle vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, davanın 01.09.2021 tarihinden önce açılmış olduğunu, bu nedenle mahkemenin dosyayı görmekle görevli olmadığını, dava tarihi itibariyle devreden asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, görevsiz olan mahkemenin usul işlemlerini yapmasının da hatalı olduğunu, 13.04.2022 tarihli celsede görev yönünden dosyayı Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi 5 inci fıkrası ile geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.