Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6194 E. 2024/1011 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6194
Karar No
2024/1011
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/86 E., 2022/7 K. DAVACILAR : 1. ... 2. ... 3.... 4. ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekili Avukat ... 3. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 25.04.2013 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul ... ve ... Vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davacılar ...,..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların eşi ve babası olan desteğin 28.07.2012 tarihinde yaya olarak seyir halinde iken, davalı ...'na ait, davalı ...'in sürücüsü olduğu, diğer davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) ile sigortalanan aracın çarpmasına bağlı vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ... yönünden defin ve cenaze giderleri için 1.000,00 TL maddi tazminat ve 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir davacı için ayrı ayrı 30.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli krediler için uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebi 26.413,12 TL'ye yükseltilmişir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, hesap edilecek tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın desteğin yola fırlaması neticesinde gerçekleştiğini, olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kaza sürücünün şahsi kusuru ile gerçekleştiğinden müvekkili kuruma husumet düşmeyeceğini, ölenin davacılara eylemli olarak destek olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2014 tarihli ve 2013/353 Esas 2014/871 sayılı kararıyla; 28.04.2014 tarihli kusur raporu ve 30.04.2014 tarihli hesap raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 846,30 TL cenaze ve defin gideri ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve İçişleri Bakanlığından müştereken ve müteselsilen tahsiline, 26.413,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; diğer davacılar için ayrı ayrı 3.000,00'er TL manevi tazminatın karar tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalı ... ve İçişleri Bakanlığından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarihli 2015/4440 Esas 2017/10799 sayılı kararı ile "...Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir...Belirtilen hususlar dikkate alındığında, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu dikkate alındığında davacılar için takdir olunan manevi tazminatların az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminatlara hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı Bozmaya uyan mahkemenin 05.04.2018 tarihli ve 2018/82 Esas 2018/175 sayılı kararıyla; maddi tazminat talebine ilişkin ilk hüküm kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminat ile diğer davacılar için ayrı ayrı 15.000,00 er TL manevi tazminatın karar tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalılar ... ve İçişleri Bakanlığından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarihli 2019/2020 Esas 2020/5241 sayılı kararı ile "... Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan yargılamada;toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; daha önce temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin mümkün olmamasına göre; davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı ... vekilinin ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir... Dava trafik kazası sonucunda ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK. md. 56 uyarınca; hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple;kaza tarihi, olayın meydana geliş şekli,kusur durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4 üncü maddesinde de, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı çocuklar ...,... ve ... lehine takdir olunan manevi tazminatların yüksek olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun manevi tazminatlara hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. " gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi tazminat talebine ve davacı ...'in manevi tazminat talebine ilişkin hüküm kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ...,... ve ... yönünden ayrı ayrı 13.500,00'er TL manevi tazminatın karar tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve İçişleri Bakanlığından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ...,... ve ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ...,... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davacıların babalarının ölümü nedeniyle yaşadıkları acı karşısında hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... Bakanlığıvekili temyiz dilekçesinde; tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, davalı ... Bakanlığına ait davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze defin giderlerine ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 53 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm, davacılar ...,..., ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 10/2. maddesinde; “Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” hükmü yer almaktadır. Mahkemece manevi tazminat bakımından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacılar yararına 6.065,00 TL, davalılar yararına ise 7.235,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin davacılar lehine hükmedilen ücreti geçemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde davacılar lehine hükmedilenden daha fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir. Mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de; belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacılar ...,..., ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ...,..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinden "7.235,00" rakamının silinerek yerine “6.065,00" rakamı yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalı ...'ndan harç alınmamasına İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacılar ...,... ve ...'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6194, K. 2024/1011, T. 25.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-6194-e-2024-1011-k-a75293d13adf