Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5916 E. 2023/11144 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5916
Karar No
2023/11144
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/935 E., 2022/1306 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İstinaf Başvurusunun Kabulü, Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/350 E. 2020/374 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına kayıtlı, davalı ... tarafından bireysel genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanan aracın 04.02.2019 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeyken kazaya karıştığını, kaza sonrasında tutulan tutanak ve beyanlara göre davacının kusurlu bulunduğunu, kaza sonrasında aracın pert olduğunu, bunun üzerine poliçe kapsamında kalan hasarın karşılanması için davalı şirkete başvurduğunu, davalı şirketin davacının olay mahallini terk etmiş olması nedeniyle başvuruyu reddettiğini, ancak müvekkilinin kaza sonrasında çarpmış olduğu yayanın yerde yatması nedeniyle paniğe kapıldığını ve kaza mahallinde kendisine zarar verilebileceği korkusuyla olay yerini terk etmek zorunda kaldığından bahisle ortada bir zorunluluk halinin bulunduğunu, bu nedenle davalı şirketin başvuruyu reddetmesinin doğru olmadığını, aracın rayiç bedelinden sovtaj bedeli düşülmek suretiyle belirlenecek tazminatın davalıdan tahsili gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 180.000,00 TL alacağın kaza tarihi olan 04.02.2019 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı sigortalının müvekkili şirkete doğru beyan yükümlülüğünü kasten yerine getirmediğini, iyiniyet kurallarına aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde kalacak şekilde ihbar etmesinden ve kaza oluş biçimi ile gerçek sürücünün olay yerini terk etmiş olması nedeniyle sürücünün tespit edilmemesinden dolayı Kasko Sigortası Genel Şartları'na aykırılıktan dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafın panik ve can güvenliği nedeniyle kaza yerini terk ettiğini ileri sürdüğü, rizikonun teminat dışında kaldığı hususunda ispat yükünün davalı ... şirketinde olduğu, ispat yükü üzerinde bulunan davalı kasko şirketi tarafından davacı sürücünün olay yerini terk etmesi ve alkol ölçümünü geç yaptırması nedeniyle aracın alkollü sevk edilmiş olabileceği ileri sürülmüş ise de bu iddiasını ispata yarar delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 105.750,00 TL'nin 19.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının bir yaya ile birden fazla araca çarparak bir kişinin ölümü ile birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği kazada kaza mahallini terk ettiğini, kazadan 5 gün sonra emniyet birimlerine teslim olduğunu, davacının olay yerinden firar etmiş olması sebebiyle olay yeri terk tutanağının tutulduğunu, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, sürücünün alkollü olmadığını davacının ispatlayamadığını, Kasko Sigorta Genel Şartları uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsü Muhammed Aslan'ın iddia edildiği gibi can güvenliği nedeniyle olay yerinden ayrılmak zorunda kalmış olsa dahi, en kısa sürede ilgili kolluk birimine başvurması gerekirken bunu yapmadığı, kazanın 04.02.2019 günü saat 00:10 sularında meydana geldiği, sürücünün kazadan 4 gün sonra, 08.02.2019 tarihinde, kolluk birimlerine başvurduğu, Sulh Ceza Mahkemesi'nin talimatı ile kan ve idrar örneğinin alındığı, gerek ceza dosyası kapsamındaki anlatımlardan, gerekse kazanın oluş biçimine yönelik alınan bilirkişi raporlarından, davacının kaza anında alkollü olduğunun anlaşıldığı, kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde, haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve sürücünün kaza anında alkollü olmadığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiğinin kabulünün zorunlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dinlenen tanıkların davacının alkollü olmadığını doğruladığını, ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğunu, davacının alkollü olduğunun ispatlanamadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yayanın da kusurlu olması karşısında kazanın münhasıran alkolün etkisinde gerçekleşmediğinin de anlaşılaşılacağını, Bölge Adliye Mahkemesinde ispat yükü halinin hatalı değerlendirildiğini belirterek re'sen ele alınacak nedenlerle usul ve Yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından bireysel genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu araçta oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5916, K. 2023/11144, T. 23.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5916-e-2023-11144-k-d9c982cd9856