Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/27438 E. 2023/10403 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/27438
Karar No
2023/10403
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/3 E., 2021/2 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasındaki 6100 sayılı HMK'nın 285 inci maddesi uyarınca bilirkişinin hukuki sorumluluğu nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; Gaziantep 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2016/1188 Esas sayılı dosyasında düzenlenen raporda bilirkişinin kendisini zarara uğrattığını, zira bilirkişinin yetkili servis tarafından düzenlenen tutanaktaki tutarı dikkate alması gerekirken sigorta eksperinin düzenlediği rapordaki tutarı yerinde bulduğunu, her iki rapor arasında 8.500,00 TL'lik bir fark bulunduğunu, bilirkişinin ayrıca ağır hasarlı aracın onarımının uygun olduğu sonucuna vardığını, oysa ağır hasarlı aracın pert kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle Tüketici Mahkemesi'nin aracın rayiç değeri olan 57.000,00 TL'ye hükmetmesi gerekirken bilirkişi raporunda belirlenen 35.575,00 TL hasar tutarını hükmüne esas aldığını, bahse konu dava dosyasında bulunan gerçeğe aykırı iki ayrı bilirkişi raporu nedeniyle maddi olarak zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ağır ihmal ile hazırlandığı iddia edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınıp alınmadığı, hükmün kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının uğradığı bir zarar bulunmadığını, kanunun aradığı şartların yerine getirilmediğini, düzenlenen bilirkişi raporunda bilirkişilerin kasti hareket ettiğine veya ağır ihmalleri olduğuna dair kesin ve açık bir yön bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI (İLK DERECE MAHKEMESİ SIFATIYLA) İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının Gaziantep 1. Tüketici Mahkemesi'nde sigorta şirketine karşı açtığı davada alınan 02.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda aracın hasar tespiti yönünde yapılan incelemeler sonucunda işçilik ve KDV dahil 35.553,85 TL hasar meydana geldiğinin belirlendiği, eldeki yargılamada alınan 27.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda, dava dışı bilirkişinin herhangi bir kusurunun tespit edilmediği, kasko ekspertiz raporu ile yetkili servis tarafından düzenlenen rapor arasındaki farklılığın ufak tefek muhtelif yedek parçalar (cıvata, somun, vida klips, ampul vb) sebebiyle oluştuğunun belirtildiği, tespit edilen bu miktar dikkate alındığında aradaki oluşan farkın bilirkişinin kastı veya ağır ihmalinden kaynaklandığının kabulünün mümkün olmadığı, davacı tarafından dava dışı bilirkişinin ağır ihmali ile gerçeğe aykırı rapor düzenlediği ve bu sebeple zarara uğradığı ispatlanamadığından davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; eldeki yargılamada alınan rapordaki 35.553,85 TL'lik tutarla ödenmesi gereken 37.284,84 TL arasında yaklaşık 2.000,00 TL fark olduğunu, böylece tüketici mahkemesinde rapor düzenleyen bilirkişinin kendisini maddi zarara uğrattığının anlaşıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 285 ve devamı maddeleri uyarınca bilirkişinin hukuki sorumluluğu nedeniyle Devlet aleyhine açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 266, 281, 282, 285 ve 286 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacının tüketici mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusundan feragat ederek bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını istinaf yolunda hukuki süreci işletmeyip dile getirmemesine, diğer yandan bilirkişinin kasten veya ağır ihmal suretiyle davacının zararına sebebiyet verecek biçimde rapor düzenlediğine yönelik herhangi bir delil de bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/27438, K. 2023/10403, T. 09.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-27438-e-2023-10403-k-dddf648b32e4